Kıbrıs'ta inisiyatif başlatan var mı?
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Mart 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Güney Kıbrıs'ta Rum başkanlık seçiminden sonra görüşmelerin başlaması için bir umut belirirken, iki toplum dışında üçüncü unsurların inisiyatif başlatma niyeti görülmüyor.
Alınan bilgilere göre, başta Amerika olmak üzere, AB ve BM'de de Kıbrıs'ta herhangi bir inisiyatif başlatma niyeti yok.
Klasik sözler dile getiriliyor. O da, "BM'nin Özel Temsilcisi'nin bu durumda ilgili bir karara ulaşılmasına yardım çabalarını tabii ki destekleyeceğiz. Zaman için bu tür çabaları hep destekledik".
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, Washington'un bu aşamada Kıbrıs konusunda yeni bir inisiyatif alıp almayacağınının sorulması üzerine yeni bir inisiyatif planlanmadığını söylemesi de dikkat çekti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tom Casey geçtiğimiz günlerde, ''Bu noktada rolümüz, BM sürecinin desteklenmesidir. Yeni inisiyatiflerden bilgimiz yok.'' dedi.
ABD sözüsü devamla şunları söyledi:
"Kıbrıs'ta çözümün çok önemli olduğuna inanıyorum. Kıbrıs'ta toplum liderlerinin birbirleriyle bu konuda diyaloğa girme konusunda ilgi göstermelerinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Ve ABD Sözcüsü'nün devamla söylediklerine baktıkça nelerin olup nelerin olamayacağını kestiririz.
"BM Özel Temsilcisi'nin bu durumla ilgili bir karara ulaşılmasına yardım çabalarını tabii ki destekleyeceğiz.
Bilindiği gibi zaman içerisinde böyle çabaları destekledik. Nihai bir çözümün yolunu açacak bir noktaya ulaşmamızı umarız" diye konuştu.
ABD'nin Kıbrıs'ta inisiyatif alma konusunda pek istekli olmadığını ancak dıştan destekleyeceğini belirtmesi,  AB'nin de bu paralelde hareketten ileriye gitmek niyeti olmadığı izlenimi vermesi, geçmişte inisiyatif almanın hayal kırıklığına dayanmakta olduğunu göstermektedir.
Diplomatik çevrelerden alınan bilgilere göre, İngiltere'nin de ABD paralelinde olaya bakmakta olduğu şeklindeki görüş hakimdir.
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın söylemlerinin ise nereye varacağı konusunda pek ümitvarî görünmeyen üçüncü ülkeler de toplum liderlerinin niyetlerini izlemekle yetinmektedirler.
Üçüncü ülkelerin Ankara ile Atina arasındaki temasların sonucunu da ilgiyle izledikleri anlaşılıyor.
BM Özel Temsilcisi'nin ise iki toplum liderinin Gambari sürecinden başlayarak, çalışma gruplarının oluşması üzerinde durduğu ve ileri adımların atılması konusunda gelişme beklediği de anlaşılmaktadır.
Siyasi kulislerde ve Kıbrıs sorunu ile yakından ilgili diplomatik misyon şeflerinin de 8 Temmuz anlaşması üzerinde durmakta oldukları belirtiliyor.
''Nedir bu 8 Temmuz anlaşması?'' diye sorulduğunda akla şu gelmektedir:
"KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve eski Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, BM Genel Sekreteri'nin eski Yardımcısı İbrahim Gambari'nin başkanlığında 8 Temmuz 2006'da Lefkoşa'da ara bölgede yaptıkları görüşmede "kararlar" ve "ilkeler" anlaşması yapmışlardı."
Olayın derinliğine baktığımızda, Papadopulos, Annan Planı referandumuna ''hayır'' diyerek çıkışması dolayısıyla sırtındaki suçluluk ceketini çıkarmayı amaçlamaktaydı.

   546 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat