Yaşam ve anlamı
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün Pazar ve siz değerli okurlarımla ha-yata yön veren öyküleri paylaşmak istiyorum.
Hayatı, havaya fırlatıp yere düşürmeden tutmaya çalıştığınız 5 top gibi hayal edin.
Bu toplar; iş, aile, sağlık, dostluk ve değerleriniz olsun.
Bunları devamlı havada tutmak mecburiyetinde olduğunuzu farz edin. Çok geçmeden anlayacaksınız ki; "iş, bir lastik toptur."
Yere düşünce zıplayıp geri döner.
Ama diğer 4 top "kristaL cam"dır. Herhangi biri yere düştüğü zaman tamiri mümkün olmayacak şekilde hasar görür.
Hiçbir zaman eskisi gibi olamaz. Dolayısıyla hayatta önem ve öncelikler iyi tespit edilmeli ve dengeler iyi kurulmalıdır.
Sıfırın önündeki bir...
Vehi Koç anlatıyor:
"Hayat okulunda yetişen ve yaşlanan bir işadamı, istikbal gördüğü küçük oğluna öğüt veriyordu:
- Sana bu ileri yaşımda hayat görüşümü sayılarla anlatmak istiyorum. Bilesin ki, sağlık insan hayatı için çok anlamlı bir değerdir. Onun için elindeki kağıda sağlık için '1' sayısını yaz.
 Bu yıl liseyi bitireceksin, bu da bir başarıdır. Bu başarı için de '1' sayısının yanına '0' ilave et. Sonra sen de üniversite eğitimini tamamlayacaksın. Bu başarın için kağıda iki sıfır ilave et.
 Sıra askerlik görevini yapmana gelecek. Bunun da değeri iki sıfırdır. Çalışmaya başla-yacaksın, yükseleceksin, bu aşamaların her biri için yazdığın sayının yanına birer sıfır daha eklemeye devam et.
 Yıllar geçtikce sayına daha bir sürü sıfır ilave edeceksin.
Yazdığın yazı büyüdükçe büyüyecek, dedi.
 İhtiyar işadamı bu sözlerinden sonra oğluna ders olacak şu sözlerle hikayesini bitirdi:
 - Oğlum sayının değeri çok büyüdü diye sakın hemen sevinme. Unutma ki bu değer, sayının başındaki '1' rakamı durduğu sürece bir değer ifade edecektir. Onun için sağlığın insanın en değerli parçası olduğunu asla unutma!''
Anladım...
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de,
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları hayatı seyrederken en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum, okudum, anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde.
Hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki "Söz ver kendine"...
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan yalnız hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.
Öğle çok değerliymiş ki zaman.
Hep acele etmem bundan, anladım...

   557 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat