Çözümden ne anladıkları...
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Şubat 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Güney Kıbrıs'ta Pazar günü yapılan ikinci tur başkanlık seçimi AKEL lideri Dimitris Hristofyas'ın zaferi ile biterken, sevincin ardından şimdi, derin derin düşünceler başladı.
Hristofyas, seçimden DİKO'ya ve EDEK'e borçlu çıkarken, partililer dahil, diğer destekçileri de böyle bir seçim zaferi için şimididen kara kara düşünmeye başladılar.
AKEL kaynaklarından alınan bilgilere göre, Tasos Papadopulos'un oğluna ve de Kipriyanu'nun oğluna vereceği bakanlar partiyi derin derin düşündürmektedir.
Şimdiden en önemli endişelerin başında çözüm yönünde gelen beklentilerdir. Bu beklentilerin daha ziyade AB'den gelmesi AKEL'cileri düşündürmektedir.
AKEL tabanından gelen fısıltılara bakılacak olursa, çözümden ne anladıkları büyük önem arzediyor.
Çözüm yönünde liderleri Hristofyas'a gelen telkinlerin dış dünyanın etkili kuruluşlarından ve ülkelerinden olması Rum halkını ve özellikle de AKEL tabanını düşündürmektedir.
Yabancıların çözümden ne anladığına gelince, "teslim olmamımızı mı istiyorlar?" diye sormaktadırlar.
Yani açıkçası, Hristofyas'ın seçim propagandasında  Papadopulos'u öcü gösterirken ikinci turda onun oylarıyla seçim kazanan bir liderin söylediklerini nasıl yerine getireceğini göstermektedirler.
AB, ABD ve İngiltere'den çözüm girişimleri bakımından gelen telkinleri nasıl bir manevra ile atlatacaklarını şimdiden derin derin düşünmektedirler.
İşte bu noktada, Rum tarafına telkinlerde bulunan uluslararası kuruluşların ve ülkelerden çözümden ne anladıkları ve ne istedikleri önemlidir.
Rum tarafına referandumda Annan Planı'na 'hayır' diyen taraf olarak mı bakıyorlar yoksa, siyasi avantajlara sahip ve Kıbrıs Cumhuriyeti'ni gasbeden taraf olarak mı görüyorlar? Bu soruların yanıtı çok önemlidir.
Hristofyas'ın dün Kıbrıs'ı bölünmeye götürmekle suçladığı Tasos Papadopulos'un bir nevi siyasi ortaklığında nasıl bir manevra içine gireceği de merak konusudur.
Hristofyas için beklentiler bence erken.
Dış dünyada, özellikle de Ortadoğu'daki gelişmeler ve Irak'ın durumu da Kıbrıs konusunda çözüme ulaşmak bakımından engeller olarak görülmektedir.
Medyada çıkan 'Güney Kıbrıs'ta yeni dönem' başlıkları erken iyimserliğin tezahürüdür.
Herşeyden önce iki toplum lideri arasında temasların başlaması için Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'nin gi-rişimi söz konusudur.
BM Genel Sekreterliği Güney'deki yeni dönemi görüşmelerin başlaması için yeni bir fırsat olarak algılaması ve müzakereler için yeterli zeminin bulunup bulunmadığına bakması gerekir.
Rum tarafında çözümden ne anlaşıldığı konusundaki yaklaşımlar da önemlidir.
Eğer görüşmeleri ve sonuçlarını Kıbrıs Rum tarafının AB  üyesi bir ülkenin Türklere vereceği taviz olarak görmeleri ve bu düşünceyi sürdürmeleri devam ediyorsa, bunu yeni dönem olarak adlandırmak da boşunadır.

   518 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat