Merhaba
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Değerli okurlarım, sağlık maksatları için sizlerle olan ayrılığım dün sona erdi.
10 Şubat günü yolumuz bir kez daha Ankara İbni Sina Hastanesi’ne düşmüştü.
Bu kez kontrol amacının da dışında tedavi amaçlıydı.
Karla kaplı Ankara'ya gitmek zorundaydık. Şifa bulmak için  Ankara İbni Sina Hastanesi’nde yıllardır kontrol için  vazgeçemediğim Prof. Dr. Derviş Oral'la bu kez tedavi için randevulaştık.
10 günü aşkın zaman ülkemdeki olaylardan, haberlerden ve yorumlarından uzak kaldım. Önce sağlık diye yola çıktık ve  yaşam için sağlığımız önemliydi.
Koroner Anjiografi, içinde Kardioloji Profesörü Dr. Derviş Oral olmadan Ankara'nın da tadı yoktu. Öncelikle Sağlık Kurulu raporuna uygun şekilde yapılan müdahalede kalbimin kapalı olan damarlarından iyi haber vardı bu kez.
Açılan damarlara stend takıldı.
Bu haber bizim gibi kalp hastaları için iyi haberdi. Müdahaleyi yapan Prof. Dr. Derviş Oral için de sevinç kaynağıydı.
Eşimin refakatinde birçok dostumun ve yakınlarımın tedavim için duaları boşuna çıkmadı.
Ben ise yapılan müdahalelerden olumlu sonuçlar alınması için umutluydum. Nitekim umudumuz boşa çıkmadı.
Ve önce sağlık diye çıktığımız Ankara yolundan iyi haberler beni mutlu ederken, Cuma günü Ankara'dan uçakla ülkeme döndüğümde, bilgisayarımın başında siz değerli okurlarla bütünleşmek için ellerim tuşlarla bütünleşiyordu.
'Merhaba değerli okurlarım' diye söze başlarken önce sağlık diye söz ederek, uzak kaldığım ülkemde olup bitenler bir yana, anavatanımız Türkiye'nin başkenti Ankara'dan da esintiler getirmeden edemezdim.
Tedavim sona ererken Ankara'daki kardeşlerimle de sohbetten  geri kalmadık.
Benim tedavim devam ederken, Ankara İbni Sina Hastanesi'nde bir araya geldiğimiz dostlarımızla da siyasetteki gelişmeleri konuşmadan edemedik.
Güney Kıbrıs'taki Rum başkanlık seçimi ve de Kosova'daki bağımsızlık ilanı da siyasi gündemi teşkil ediyordu.
Ankara'da sokakdaki adam da bizi görünce gündemi irde-lemeden edemiyordu.
Kosova' daki bağımsızlşık ilanı ile KKTC'nin de tanınması konusu haliyle konuşuluyordu.
Şoförden al haberi derken, Güney'deki ilk tur seçim sonuçları da Ankara siyasetinde tüm olaylara karşın yerini alıyordu.
Papadopulos'un ikinci tura kalamaması konuşuluyor ve ikinci tura çözüm isteyenlerin kaldığı imajı konuşuluyordu.
Ancak ülkeme döndüğüm saatlerden bu yana yorumlar değişiyordu. Ve Papadopulos ile Hristofyas'ın koalisyonu öncelik alıyordu.
Durum böyle olunca da önceki imajın yerini şimdi
Büyük bir sürpriz olmadığı takdirde, Hritosfyas-Papadopulos devri devam edeceğe benziyor.
Olaylar böylesine gelişirken, değişen birşey olmayacağı da anlaşılıyordıu.
Değerli okurlarım, 'yeniden merhaba' diyerek başladığım yazılarımda sizlere seslenirken, "mücadeleye devam" diyoruz.

   578 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat