|
Güney'de Schröder'e tepkiler
|
|
|
|
|
|
|
Almanya'nın eski Başbakanı Gerhard Schröder'in KKTC'ye yaptığı ziyarete Rumların tepkisi devam ediyor. İşin ilginç olan tarafı da bu tür olayların 17 Şubat'ta yapılacak olan Başkanlık seçimine malzeme olmasıdır. Papadopulos'a muhalif ve seçim yarışında iddialı adaylar Hristofyas ve Kasulides, Almanya'nın eski Başbakanı'nın Kuzey'e gerçekleştirdiği ziyaretin kendilerine göre faturasını Tasos Papadopulos'a yüklemektedirler. Durumun Papadopulos tarafından Rum halkına takdim edildiği gibi olmadığını, Rum idaresinin her zamankinden güçlü konumda olduğunu ve başarılı günlerden geçtiğini söylemesini eleştirmektedirler. Daha da ileri giderek Kasulides sözde çözüm ve barıştan yana olduğunu ve onu da Annan Planı'na evet diyen DİSİ Partisi tarafından desteklendiği belirtiliyor. Kim ne derse desin, "yoktur birbirlerinden farkları'', ancak aralarındaki fark kimin daha Kuzey'i oldu bittilerle kurtarma yanlısı olduğu yarışında oldukları gerçeğidir. Papadopulos taraftarlarına göre, Annan Planı'na 'hayırcı'ların ne denli doğru politika gtüttüklerini ileri sürerlerken, Schröder'den Annan Planına hayır denmesine saygı göstermesini istiyorlar. Yani açıkcası Kıbrıs'ın Kuzey'ini de ziyaret edenlere karşı tepki göstermek onların değişmez poltikalarının devamıdır. Kıbrıs'ı tek başlarına temsil etme ve Kıbrıs Türkleri adına konuşma hakları olduğu gibi gaspçı politikalarını sürmekten vazgeçmemektedirler. Bunu Rum tarafını AB'ye üye yapanlar düşünmeli ve bundan sonraki, dönem poltikalarını yeniden gözden geçirmelerinin kaçınılmaz olduğunu anlamalıdırlar. Rum tarafı Kuzey Kıbrıs'a kim bir adım attı mı, yaygara koparmak onların şanındandır. Hristofyas'a umut bağlayanlar da boşuna heveslenmesinler, çünkü adaylar Kıbrıs Türk tarafına temelde farklı bir düşünce içinde Değillerdir. Schröder'in KKTC ziyaretini seçim malzemesi olarak kullanmak istemeleri de yıllardır kendilerine gösterilen ayrıcalıkların Kıbrıs çıkmazının temelini teşkil ettiğini göstermektedir. KKTC'ye verilen sözlerin yerine getirilmesi konusunda Avrupa da yükselen sese de kulak vermek durumundadırlar. Siyasi açıdan tanımadıkları Kıbrıs'a vatandaşlarının ekonomik yatırımları düşünmeleri, hatta daha da ileriye giderek yatırımları gerçekleştirmele-rine tepki göstermeleri de Kıbrıs konusundaki bağnazlıklarında devam etmek niyetinden vazgeçmediklerini göstermektedir. Schröder, KKTC'nin imajının değişmesinden bile tedirgin olan Rum tarafında, seçim yarışını sürdüren adayların aralarında önemli bir görüş farkı olmadığını da üslup farkıyla da olsa ortaya koymaktadır. Rum tarafındaki tepkilere bakıldığı zaman Schröder'in Girne'yi ziyaret etmesine de ayrıca tepki göstermektedirler. Ne yapsınlar... Bunca zamandır 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni gasbeden taraf olarak ellerindeki mühürle Kıbrıs'ın tek sahibi olarak görünme alışkanlıkları' böylesi hareket etmelerine neden olmaktadır.
|
|
|
|
|
| |
21 Nisan 2008, Pazartesi |
Rum tarafının beklentisi |
| |
17 Nisan 2008, Perşembe |
Hristofyas'ın manevraları |
| |
16 Nisan 2008, Çarşamba |
YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken |
| |
15 Nisan 2008, Salı |
Hristofyas'ın hedefi Türkiye |
| |
14 Nisan 2008, Pazartesi |
Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı |
| |
13 Nisan 2008, Pazar |
Pazariyelik yazı |
| |
12 Nisan 2008, Cumartesi |
Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken |
| |
10 Nisan 2008, Perşembe |
Rum yönetiminin derdine bakınız... |
| |
09 Nisan 2008, Çarşamba |
Haravgi'den al haberi |
| |
08 Nisan 2008, Salı |
Kışkırtıcı eylemlere dikkat |
|