27-28 Ocak direnişinin çocukları
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Ocak 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

27-28 Ocak direnişinin 50. yıldönümünü kutlarken, Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesinin önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulamak istiyorum.
Bu günler, Kıbrıs Türkü'nün İngiliz sömürge idaresine karşı başlatıldığı ve Kıbrıslı Türklerin varlığının ve haklarının dünyaya duyrulduğu ilk orga-nize olay olması bakımından da büyük önem arzetmektedir.
27-28 Ocak direnişinin 50. yıldönümünde geriye dönüp baktığımızda İngiliz sömürge yönetiminin Kıbrıs Türkleri'nin şanlı direnişini kanlı bir biçimde engellemeye çalıştığını unutmamız olanaksızdır.
Bugünü iyi değerlendirip geleceğe yönelik adımların atılması için geçmişi iyi anımsamak ve değerlendirmek kaçınılmazdır.                  
Bu direnişin bir başka bölümünde ise İngiliz sömürge idaresinde yaşayan mutlu azınlığın da direnişe karşı koyanları küçük görmeleridir.
Biz 27-28 Ocak direnişinine katılan neslin insanları olarak geçmişi çok iyi anımsayarak geleceği değerlendirerek atılacak adımlarda dökülen kanları ve kaybettiğimiz gençleri saygıyla anarken, geçmişin anılarını da kahraman halkımıza ve ülkeyi yönetenlere aktarmayı bir görev addediyoruz.
Okul sıralarında başlayan direnişimizi İngiliz yöneticilerinin, EOKA direnişine karşı organize olmamızı da unutamayız.
Hapishanelere ve tedhiş kamplarına atılışımız  varoluş mücadelemizin unutulmaz bölümlerini teşkil etmektedir.                      
1958'de, İngiliz sömürge idaresinin askerlerinin EOKA'cılarla bizi de ayni kefeye koyarak tedhiş kamplarına ve hapishanelere atmalarını unutmak da olası değildir.
O günleri yaşayan ve EOKA'nın kurşunlarına bombalarına hedef olan bir Türk genci olarak, 27-28 Ocak 1958'i  unutmamız da olası değildir.
Atatürk Meydanı'nda İngiliz askerlerine, göz yaşartıcı bombalarına ve silahlarına karşı göğüs gereken, kendi içimizdeki mutlu azınlığın olaya bakışını da unutamayız.
Atatürk Meydanı'nda İngiliz askerlerinin biz Kıbrıs Türk gençlerini Kooperatif Merkez Bankası'nın olduğu sokaklara sıkıştırmaları sırasında mücadelemiz devam ederken, mutlu azınlığa mensup bir ailenin reisinin, kendi çocuğunu evine çağırırken sarfettiği sözler içimizde bir yara olmuş ve hala da unutamıyoruz.
Bize katılmayı bir milli görev addeden oğluna şu çağrıda bulunuyordu:
"Gel oğlum evine da onlar sokak çocuklarıdır"
Biz bu mutlu azınlığın ferdine şu yanıtı veriyorduk: 
"Biz sokak çocuğu olabiliriz ama muhallebi çocuğu değiliz"
Biz Kıbrıs Türk halkının varoluş ve özgürlük mücadelesinin gençleriyiz. Ailemiz ve halkımızın namus ve şerefi için canımızı ve kanımızı feda etmek için buralardayız...

   603 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat