İnsanın mutluluğu nasıl anlaşılır?
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Ocak 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün Pazar. Haftanın sıkıcı olaylarının dışına çıkarak "hayata yön veren öykü"lerden birini daha siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum.
Dostum birden soruverdi;
- Bir insanının mutlu olduğu nasıl anlaşılır?
Şöyle düşünmüş olmalıyım;
- Bilmem gözlerinin parlaklığından, neşesinden, belki yüzüne vuran iç aydınlığından.
 Dostum hepsini kabul eden ama yeterli bulmayan bir el işareti yaptı;
- Bunlar doğrudur. Mutluluk saklanamaz. Mutluluk insanın içinden sızar, bir yerlere girer, orayı değiştirir. Bir de kokusu vardır.
Bilir misin mutluluk kokar...
Mutluluğun kokusu mu? Doğrusu duymamış-tım. Dostum anlayışla baktı:
- Doğrudur duymamışsındır. İnsanlar pek fark etmezler. Oysa, her ruh halinin kendine özgü bir kokusu vardır. Eğer insanlar koku duygularını kaybetmeselerdi, bunları da bilirlerdi. Ama birçok şey gibi bunu da kaybettiler.
-  Yani önceden biliyorlar mıydı?
-  Elbette biliyorlardı. Bak hayvanların birbirleriyle iletişim nasıl önemli bir rol oynar.
- Evet ama konuşmadıkları için.
Dostum biraz sabırsız. Sözümü kesti;
- İnsanlar konuştukları için artık kokuya gerek duymuyorlar.
Şimdi sen de bana insanların konuştuklarını mı söylüyorsun? Artık yanıt vermiyordum. Dinlemeyi sürdürdüm.
Dostum:
- Sen de biliyorsun ki insanlar gerçekte konuşmuyorlar. Konuşur gibi davranıyorlar. Öğrendikleri sözcükler var. Birbirlerine onları söylüyorlar. Gerçekte çok azı çok az zaman için konuşuyor. Onlara da dikkat et, duygu sözcükleri yoktur. Birbirlerine söylemeleri gereken sözleri söylerler.
Onun için de çoğunlşukla birbirlerini dinlemez-ler.
Gerçekle konuşmayan, gerçekte dinlemeyen, insanlar iki önemli iletişim aracını da kaybettikleri için artık anlaşamıyorlar. "Koku ve dokunma" işte gerçek iletişimin iki yolu. İnsanlar ikisini de unuttu.
Onu biraz kışkırtmayı denedim:
- Şimdi, insanların birbirlerini, koklamalarını mı söylüyorsun?
Umutsuz ve kırgın bir bakışla baktı:
- Keşke ne dediğini anlasalardı da söyleseydim. Koklamak, öyle incelikli bir duygudur ki, bugünün insanına öğretilmesi gerekir.
  Zavallı koku alma duygumuz. Öylesine kötü kokularla bozuldu ki, yeniden eğitilmesi gerekiyor.
  Günümüz insanını savunmak istedim.
  Ama sözcükler var, yazı var, belki o yüzden unutmuşuzdur. Dostum biraz dalgınlaştı:
 - Evet yalanların aracı sözler, yalanların aracı yazılar. Bir türlü içimizden geleni söylemeyi, yazmayı bilemediğimiz için yalanlarımızın aracı olanlar. Beden söylemez, dokunuşun yalan söylemez. Bunlar sadece gerçekleri bilir. Sadece gerçekleri...

   589 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat