Başbuğ da bize güç verdi
Osman Güvenir

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ'un ziyaretleri, açıklamaları, Şehitlik Özel Defteri'ne yazdıkları ve en önemlisi tam bir asker olarak yanımızda oluşu bize büyük güç verdi.  Bir süre önce de Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt gelmiş ve yüreğimize su serpmişti.
Türk askeri Kıbrıs davasını çok iyi bilir. Bütün ayrıntıları ile bilir. Kıbrıs Türkü'nün verdiği ölüm kalım savaşının bizzat içinde olan cesur askerler olarak Türk ordusunun bütün askerlerini yürekten selamlıyoruz.
Zaman zaman Rumlardan çatlak sesler yükselir. "Türk askeri adadan çıksın" derler. Desinler. İstedikleri kadar desinler. Rumlar Kıbrıs gerçeğinin temelinde kendilerinin iyi niyetinin ve gerçek anlamda onurlu ve kalıcı bir barışın anahtarı olacaklarının farkına varmazlarsa, Türk askeri yüz sene daha buradadır.
Bir İlker Başbuğ gelir, bir başka İlker Başbuğ gider.  Onların her gelişi bize, "Ey Kıbrıs Türkü! Korkmayın, cesur ve yürekli olun savaştaki gibi. Çünkü biz, sizin hem koruyucunuz hem de onurunuzuz." demektir.
Bir de İlker Başbuğ'un Şehitlik Özel Defteri'ne yazdıklarına bakalım...
"Zor şartlarda yürüttüğünüz direniş ve şanlı barış harekatı neticesinde, Kıbrıs Türk halkı ölüm ve zorbalıktan kurtarılmıştır."
Ne güzel yazmış bu cesur komutan? İnsanın gözleri ve yüreği dolar onların bu ifadelerini okuyunca. Daha bir sağlam gözlerle bakarız ileriye, onların nefeslerini yüreğimizde hissettikçe.
İlker Başbuğ komutanımızın Kıbrıs'ta görev yapıp yapmadığını şu anda anımsayamıyorum. Kıbrıs'ta görev yapsın yapmasın, ben eminim ki Kıbrıs'ta görev yapmış gelmiş geçmiş komutanlar gibi, onun yüreğindeki Türklük, bayrak ve vatan ateşi vardır. O ateş olmasa onu bu rüzgarlar, bu özgürlük rüzgarları ta buralara kadar atar mıydı?  
O nedenle her Türk askerinin ve komutanlarının KKTC'ye gelişi, bize en büyük güvence ve moral kaynağıdır diyorum.  O kaynak hiç bitmesin diyorum. Her zaman yüreklerimize, ruhlarımıza ve ideallerimize güç katsın, hayat versin            diyorum.
Burada bir empati yapacak olursak ve kendimi sevgili Komutan İlker Başbuğ'un yerine koyarak; o şehitlikleri askeri üniformamla ziyaret etsem, herhalde gözlerimden oluk oluk yaşlar akacak. Yüreğim kan kan olacak o topraklar altında yatan aziz şehitlerin huzurunda.
Başbuğ tarafından her şehidin mezarına bırakılan kırmızı-beyaz karanfillerin ötesinde, bir ruhsal bütünleşme, şehitlerle bir fısıldaşma olur adeta. "Siz orada yatarsınız ama her zaman yüreklerimizde, gönüllerimizdesiniz" dercesine bir fısıldama...
O zor günleri anımsarım zaman zaman. Rumların acımasız kurşunlarını, büyük göçlerimizi, ilaçsız, ekmeksiz ve susuz zamanlarımızı. Bir paçavra gibi sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti"nden fırlatılıp atılışımızı düşünüyorum.
Ne kadar acı çekmiş bu halk... Ya köylerimizin büyük göçü? Onlar arkalarına bakmadan can pazarına çıktılar düşmanın kurşunlarından kurtulmak için. Ne mal düşündüler ne de mülk.
Ya şimdi?
Herkes dört elle sarılıyor malına da mülküne de. Neden?  Çünkü İlker Başbuğ gibi değerli Türk askerleri bizim güvencemiz, yarınlarımızın ışığı ve güzelliklerimizdirler.
Değil mi ki başımız dik, göğsümüz gerilmiş ve onurla ve şerefle yeni bir geleceğe doğru yol alıyoruz anavatanımızla.  Değil mi ki Türk askeri bu bayrağı gönderde dalgalandırıyor.
Sana bir kere daha selam Sayın İlker Başbuğ...

   667 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Günahkar Hristofyas
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır
  15 Nisan 2008, Salı   Türkiye silah sanayiinde büyürken
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  13 Nisan 2008, Pazar   "Lale Devri"
  11 Nisan 2008, Cuma   Surlariçi "Özel Turizm Alanı"
  10 Nisan 2008, Perşembe   "Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey?
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Eski akıl hastanesi n'oldu?