Roth'un söylediklerini düşündüm
Osman Güvenir

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Almanya'nın Yeşiller Partisi Eşbaşkanı ve Almanya Federal Parlamentosu milletvekili Claudia Roth, Ercan'dan giriş yaparak KKTC'de bir dizi temas ve gözlemlerde bulundu.  Bu ziyarette kendisine iki de Türk kökenli Alman parlamenter refakat etti.
Roth, Kıbrıs'a Avrupa gözlüğü ile bakarak bazı şeyler söyledi. Söylediklerini izlediğimde, Roth'un iyi niyetli, objektif ama gerçekleri kabul eden bir görüntü sergilediğini ifade edebilirim.
Roth, dinamik bir yapıya sahip, dünya görüşü olan bir insan. Sanırım Kıbrıs gerçeğine de az buçuk vakıftır. Kıbrıs gerçeğine vakıf olmasa, görüşmelerde Türk askerinin adadan çekilmesi konusunun ön koşul olmasının yanlış olduğunu söyler miydi? Herhalde bizim acılarımızı da bili-yordur. Yıllarca Rumların Türkleri nasıl katlettiklerini, nasıl on bir yıl gettolara kapattıklarını ve dünyada izole ettiklerini da biliyordur.
Roth, "iyi niyetli" bir siyasetçi. Haliyle Kıbrıs'ın yeniden birleştirilmesinden yana. Bu duvarların Berlin duvarlarından çok farklı olduğunu, bunun yanında Türk askerinin çekil-mesinin koşul olarak ortaya konmasının yanlış olduğunu vurgulamasına bakarak, bir nebze olsun Avrupa'nın bizi anlamaya başladığını söyleyebiliriz.
Esasında bizim aramızdaki duvarlar, bambaşka bir olgunun ve gerekliliğin getirdiği, zorunlu duvarlardır. İnsanlık, var oluş, onur savaşı için örülmüş duvarlar. Duvarlar, artık  Kıbrıs Türkü için hapishane sembolü değil, var oluş ve özgürlüğün sembolüdürler.
Berlin duvarları ise bölünmüş iki kentin, aynı ırk, aynı din, aynı dinden olan insanlarının duvarlarıydı. Acımasızlığın ve geri dönülmezliğin duvarları.
Roth, yıkılan Berlin duvarından bir taş parçasını anı olarak Sayın Talat'a getirmiş. O taştan bana da gelmişti bir Alman parlamenter tarafından yıkıldığı ilk günden. Demek hala o duvarın kırıntıları vardır. Yoksa ve kalmamışsa bile, memlekette taş mı yok, beton parçası mı yok? Turizm ve ülke çıkarları ve propagandası için böyle şeyler yapılır ve kullanılır. Ama yine de güzel ve anlamlı taşlardır onlar.
Belki bir gün, ama bizim duvarlarımız tamamen kalkacak.  Belki iki devlet esasında bir anlaşma ile Kıbrıs'ta bir anlaşma sağlanacak ve belki kalkan sınırlar ötesinde sadece bir "giriş-çıkış" belgesi ile seyrüsefer sağlanacak. Bütün bunların olabilmesi için, Rumların da Roth'un dediği gibi değişmesi ve bazı gerçekleri kabul etmesi gerekir. O temelli anlaşma ne zaman olacak ve bu ada huzur bulacak bilmem. Gerçek olan birşey vardır ki adada bir devlet değil, iki devlet vardır. Hem de ikisi de bütün resmi kurumları ile.  Birbirlerinden farkları yoktur Osmanlı Bankası reklamındaki gibi. Yani ikisi de devletçiktirler.
Bayan Roth'un Ercan'dan gelişi, Rumlara bir mesaj vermiyor mu? Batının KKTC'ye ve bu vatanın topraklarına ve halkına verdiği mesaj anlamlı değil mi?
Zaten Rumlara bazı gerçekler anlatılmazsa, onların dikleşen boyunlarına darbeler vurulmazsa, Kıbrıs sorunu katiyen çözüme gidemez. Kırk yıl daha burada kalır. 
Bizim sıkıntılarımız yoktur ayakta kalma açısından.  Koskoca anavatanımız arkamızda aslanlar gibi duruyor ve bu yolda birlikte yürüyoruz. Özgürlük şarkısını birlikte söylüyoruz ve bu yollarda birlikte ilerliyoruz.
O nedenle Roth'un sözleri Rumların kulaklarına küpe olsun ve bir kere daha Türk askeri ile de bizimle de uğraşmasınlar.

   442 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Günahkar Hristofyas
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır
  15 Nisan 2008, Salı   Türkiye silah sanayiinde büyürken
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  13 Nisan 2008, Pazar   "Lale Devri"
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Başbuğ da bize güç verdi
  11 Nisan 2008, Cuma   Surlariçi "Özel Turizm Alanı"
  10 Nisan 2008, Perşembe   "Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey?