Trafik
Osman Güvenir

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sanırım kent trafiği artık insanları bezdirir noktaya geldi.  Trafiğin felce uğraması biraz de kentin fiziksel altyapısı ile bağlantılıdır. Trafik memurlarını suçlamak için söylemiyorum. Trafik düzeninin sorunlarını, içinden çıkılmazlığını ve artan araba sayısını dile getirmeye çalışıyorum.
Bir defa ana arterler eski ana arterler değildir. Bir gerdanlık gibi sıra sıra arabalar kocaman bir kuyruk oluşturuyorlar vaktin bütün zamanlarında. Tabii ki mesai girişi, mesai çıkışı hariç kısmen trafik azalıyor. Fakat yine de trafik gençlerin yoğun olduğu şeritlerde, lokanta ve eğlence yerlerinde yoğunlaşmaya devam ediyor.
Ülkemizdeki araba sayısı, hem yollarımız hem de trafik alt yapımız açısından oran itibariyle çok çok fazla. Toplu taşımacılığın yaygınlaşmadığı, insanların tuvalete bile araba ile gittiği bir zamanda bu işi nasıl çözeriz ve bu stresten nasıl kurtuluruz? Bu sorunun cevabını arıyorum esasında.
Evet! Bu sorunu kim çözecek?
Şehircilik Dairesi mi? Belediyeler mi? Yoksa Trafik Dairesi ve onun birimleri mi?
Bir yerlerde acaba hata mı yaptık diye de bazen sorarım kendime. Barış Harekatı’yla beraber olagelen fiziki yapılanma, acaba bir plansızlığı mı çağrıştırır? Veya ileriyi görememe gibi bir durum.
1974'te bu kadar bina bu kadar arsa ve bu kadar araba yoktu.  Meseleyi makro açıdan değerlendirmek lazım. Belki de birileri bir soru yöneltecek bana.
"Bu memleketin bu hale geleceğini kim bilebilirdi?"
Mesela ana arterler bize o mesajı veriyordu. 
"Bir gün bu yollar, bu sokaklar ve bu sokak lambaları, ara sokaklar bize kafi gelmeyecek" derdi.
Öylesine bir mesajın sinyaliydi gelen. Ama gören olmadı. Belki de o günlerde şehirciler çıkıp hükümete "Biz şuraya bir alt üst geçit, buraya bir tünel yapacağız" deseydi, onları deli çıkartırlardı.  Günün şartlarına göre trafiğimiz gelişti, büyüdü ve bir keşmekeşe döndü.
Çağın gerçeklerine ve şartlarına uygun olarak ana arterlere konan sabit radarlar herhalde oldukça trafikte etkili olmuştur.  Bunlar güzel şeyler. Benim üzerinde durmak istediğim şey, şu anda içinde yaşadığımız yoğun kent koşullarının trafiği iyileştirememesi ve yeterli olamamasıdır.
Aklıma bazı şeyler geliyor...
Mesela Atatürk Spor Salonu civarında veya ona bağlı bir proje içinde alt veya üst geçit yapılamaz mı araçlar için? Trafik yoğunlaştıkça ve zaman geçtikçe bazı şeyler olacaksa da olmaz. Bunun dışında golf sahasından bir paralel yolun Köşklüçiftliğe bağlanması gibi bir durum olabilir mi? Askeri bölgelerin varlığı buna engel teşkil etse de belki ortak yol bulunabilir memleketin trafik sorununun çözümlenmesi için.
Küçükkaymaklı girişinden de bazı şeyler düşünülebilir. 
Şimdi gelelim kent içindeki park sorunlarına. Kentin içine girdiniz mi, mutlak ama mutlak kendinize bir park mekanı aramak ve bulmak durumundasınız. Mevcut park yerleri ihtiyaca cevap veremez duruma geldi. Zabıta memurları da trafik memurları da durmaksızın insanlara ceza yazıp duruyorlar. Belediyenin zabıtaları da ayrı bir iş. Belki onlara "siz görevlerinizi yapacaksınız" denir ve onlar da görevlerini yaparlar. İnsanlar park edecek yer bulamayınca kaldırımlara park etmekte bulurlar çareyi. Park mekanı olmayan bir kentin insanını her gün rapor etmek de çare değildir.  İnsanların isyanlarına ve nefretlerine, tepkilerine hedef olursunuz.
Geçmişte buna parmak basmıştım ama bir türlü arzu edilenin yapılması hususunda bir kıpırdanış görememiştim. Özellikle Evkaf'ı çok katlı park yapmaya davet etmiştim. Evkaf'ın kent içinde bir sürü viran evleri var. Bunları neden yıkıp çok katlı bir park yeri yapmaz. Veya belediye ile işbirliği içinde birşeyler yapılsın.
Mesele proje ve çözüm üretmektir. Bu gidişat hiç de iyi gidişat değildir. Galiba öyle bir noktaya geliyoruz ki, İstanbul'a gidince yorulan, İstanbul'dan dönünce trafik keşmeşinden kurtulan insanlara benziyeceğiz.
Ve tekrar vurguluyorum. Lütfen bu görüşleri ve bu ifadeleri bir yerlere yazsınlar ve kentlerin trafik karmaşasını gidermek için kolları sıvasınlar. 

   610 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Günahkar Hristofyas
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır
  15 Nisan 2008, Salı   Türkiye silah sanayiinde büyürken
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  13 Nisan 2008, Pazar   "Lale Devri"
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Başbuğ da bize güç verdi
  11 Nisan 2008, Cuma   Surlariçi "Özel Turizm Alanı"
  10 Nisan 2008, Perşembe   "Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey?