Kanal T'deki programımızı neden bitirdik
Eşref Çetinel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Eğer sorusu suali olmasa, haberi ile yorumları yayınlanmasaydı yazmak gereğini duymayacaktık. Nitekim aradan iki hafta geçmiş olmasına karşın bu konuda tel laf etmedik.
Fakat "Kanal T'den atıldık, hatta attırdık" diyerek kendilerini bir özel televizyon kanalına bile hükmedecek kadar güçlü olduklarını  yaymaya çalışanların, ensemizden lafazanlık yapmalarına suskun kalmamız tabi ki mümkün olmayacaktı.
Dolayısıyla olayı kısaca anlatalım sonra konuşuruz.
ÖNCE BELİRTELİM. Üç yıldır Kanal T'de arkadaşım Özer Raif'le "Bizden Size" başlıklı bir program yapıyorduk. Her Cuma canlı ve Cumartesi akşamları tekrarı ekranlara gelen bu programda türlü çeşitli sorunları gündeme getiriyorduk. Hiçbir siyasi parti yahut örgüte gebe kalmadan kendimizce "doğru" olduğuna inandığımız bir çizgide sürdürüp götürdüğümüz bu program o üç yıllık süre içinde  Kanal T'nin sahibi Ersin Tatar tarafından, doğruya doğru en küçük bir müdahale görmedi. Ta ki Eroğlu cephesinden görene kadar!
Olay şuydu: 14 Mart Cuma günü yine programa başlamış ve son siyasi durumu yorumlayarak oklarımızı Sn.Talat'tan CTP iktidarına kadar attıktan sonra anlattıklarımızı anamuhalefet partisi UBP'ye getirmiştik. Partinin olumlu yanı meclise geri dönmesiydi, yeni politikalarda ses soluk getirmesiydi, Ertuğruloğlu'nun Ankara ile kurduğu ilişkilerdi. Bunları seslendirerek eklediğimiz ise Eroğlu'nun partiyi rahat bırakmaması, şimdilerde  yeniden  UBP'nin başına geçmek istemesiydi. Tabi arada "ben milletvekiliyim" diyerek telefon açıp ciyak ciyak bağıran bir peçeli Eroğlu militanına da haddini bildirmiştik.
Uzatmadan ve çok kısaca yazalım. Programımız sırasında Ersin Tatar Kanal T'deydi ve bizi izlemişti. Bittikten sonra da hiçbir tepkisi olmamıştı. Ne var ki Mağusa'ya döndükten kısa süre sonra telefonu açmış,  yahu Eşref abi her taraftan saldırılar var falan dedikten sonra "bu iş böyle gitmez" lafını araya sıkıştırmıştı.(Meral Eroğlu ve Derviş Eroğlu tarafından saldırıya uğramıştı!)
İşte o lafı çok iyi anlamıştım, "tamam dedim artık gelmi-yoruz!" Ve burada neler konuştuğumuzu yazmıyorum, sonrasında da  tatlı tatlı  sohbet etmiştik.
Tabi ki "programı" Tatar kendi, bizse kendi açımızdan kapa-tıp bitirmiştik.
OLAYI DEĞERLENDİRMEK GEREKİRSE:  "Eşref'le Özer'i Kanal T'den attırdık" lafazanlığında kendilerine güçlülük payesini muvafık görenlere Kanal T'nin ne memuru ne de kadrolu elemanıydık ki atılıp satılalım diyorum. Programımız karşılıklı çıkarlarda mesela Ersin Tatar'ın görüşleriyle örtüştüğü sürece devam edecek, çatıştığı yerde bitecekti. (Beni ve Özer'i bilenler hiç bir parti kuyrukçusu olmadığımızı, parasal tek kuruşluk çıkarın peşinde koşturmadığımızı da bilirler. Ben kendi açımdan bunu söylemeyi bile abes görürüm, 45 yıldır devam eden gazeteciliğimdeki çizgim bunun ispatıdır.)
KISACA: Ne ben ve Özer, Ersin Tatar'ın siyasi iradesine ipotek koyacak anlayışın insanlarıyız ne de anlayışlarımıza ipotek konmasına cevaz verecek yapısallıktayız. Eğer prog-ramımızı üç yıl süreyle güle oynaya götürmüşsek başarısı karşılıklı anlayışta örtüşen görüş birlikteliğindendi. Nereye kadar?
Tutun ki UBP Genel Sekreter Yardımcısı Tatar'ın  kendi siyasi anlayışındaki değişimi nedeniyle  tercihini Eroğlu cephesinden yana koymasına kadar. Ki o son noktada o cepheden gelen tepkiler karşısında, "bu iş böyle yürümez" deyiverdi.
Ve ekleyelim. Bizim için insanlarla uğraşmak hedef değildir. Fakat Eroğlu hem iktidarı döneminde hem de bugün ve hâlâ o kronik hastalığıyla "insanlarla" uğraşarak politika yaptı. Zaten partisini de öyle bitirdi, son aşamada kadim dostu Mehmet Bayram'ı da kaybetti.
Ama şunu hiç kabul etmek istemedi: İnsanlarla uğraşırsa kendisiyle de uğraşırlar! Tutun ki şerri bize de dokundu,  öyleyse uğraşmaya devam diyoruz!   
       

   530 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Nail Atalay ve BM'de on buçuk yıl
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bu ne gizlilik - su - ve pirinçle bulgur
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Yağma yok, başaramayacaksınız
  15 Nisan 2008, Salı   Gariban Rum politikası ve DAÜ ile LAÜ
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Nesine gülelim ve eğitimde yeni fasarya
  13 Nisan 2008, Pazar   Hükümet etmek zor zanaattır
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Ne büyük siyasetler
  11 Nisan 2008, Cuma   "Ne oldu ama? Bir türlü anlayamıyorum!"
  10 Nisan 2008, Perşembe   Bu hallerdir ki korkutuyor bizi
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Eraslan'ın atraksiyonları