Kadınların etkisi derken
Eşref Çetinel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Galiba Üniversiteli Kadınlar Birliği olmalıydı. Erkeklerden KKTC bünyesinde siyasi ve sosyo ekonomik alanlarda kendilerine de yer açılmasını istiyorlardı. Ve biz olayı değerlendirmek gereğini duyarken "çok beklersiniz" dedikten sonra şuna benzer bir şeyler yazıyorduk:
"Eğer istediğiniz yere gelmek isterseniz önce erkeklerin yarattığı o dünyaya en az onlar kadar erkekçe dalmanız gerekecektir. Dirsek atarak, ilerleyerek ve de iddiasıyla  "ben de varım" diyerek…"
Yok, icazeti ile himmeti yine erkeklere kalmışsa kadın öncesinde ne idiyse sonrasında da o kadar olur! Yani erkeklerin yarattığı kurtlar sofrasında onlara siyasi hizmet yapma görevi!"
Şimdi Sn. Talat'ın eşleri Oya Talat'ı "kadınlar" diyerek toplum içinde kadınlara layık gördüğü siyasi işlevi kazandırmak mücadelesinde görüyoruz. Bir yerde galiba şunu söylemek istiyor: "Kıbrıs Türk halkının siyasi kader yazgısının neresindesiniz?" Ve bu söylemini pekitirmek gereğini duyarken mesela HALKIN SESİ gazetesinde şöyle bir vurgulama yapıyor: "Kadınlar da siyasi çözümde rol almalıdırlar."
"Zamanı geldiğinde alırlar, hem de çoğu zaman canımızı sıkmak pahasına" diyeceğiz, sorun o değil. Çünkü onların erkeklerinin arkasında olduklarını, etki tepkileriyle yönlendirdiklerini de biliyoruz, siyasi parti bünyelerinde nasıl kalabalıkların önünde koştuklarını da… Üstelik onlar küçümsenmeyecek oranda kamuda görevli olmalarının etiketiyle elit insanlar…
Sorun ise "tepede" yeterince olmamaları, olanların da erkeklerin yarattıkları politikalar içinde eriyip gitmeleri…"
Tabii ki Oya Talat'ın "kadınlar" diyerek temennilerine koyduğu "kadınların olması gereken yerle etkisel ağırlıkları" düşüncesi farklıdır. "Siyasi sorun yeni bir ivme kazanmıştır, kadınların bu aşamada etkinliğince bu siyasi gelişimde fonksiyonları olmalıdır…" 
Bir daha yazalım. Kolay değildir. Kadınlar KKTC'nin  varlığını en az çocuklarına yönelik sevgiler kadar büyütüp, anaların yürek sızılarında duymazlarsa evleri ile işyerlerinin insanları olmaktan öte geçmezler… Geçeceklerse mesela Oya Talat bile önce eşi Sn. Talat'la gerektiğinde  karşı karşıya gelecek kadın kimlikli politikanın KKTC yurttaşı olacaktır! Olabilir mi, bilemiyoruz.
İŞİMİZE NASIL GELİYORSA
Bir günde AB'li de olurlar "mazlum" toplum da! Bazen  "izolasyonlar" kulpu takar olumsuz etkilerini örnekler,  bazen ihracatla övünür, ulaşım yollarında ulaşılmadık  ülke kalmadığından söz ederler… (Burası doğrudur mesela Avcı'nın dünyada gideceği tek yer kaldı o da Antartika'dır!)
Çok sıkıştıklarında dünyanın en ucuz elektriği bizdedir de derler, akaryakıt fiyatlarının ehvenliğinden de söz ederler. 
Ve tabii "işyerlerinin çalışma saatlerine" de bu "işlere nasıl gelirse" sisteminde kulp takarlar. KTTO'su "kabu-lümüz değildir" dediğinde de mesela Başbakan Soyer, kimselere aldırmadan karar haline getirdikleri işyerleri çalışma saatlerine konan tepkiye, işine geldiği için  öncesinde düşümmediği "sağduyu" çağrısı yapar! Sonay Adem de takviye eder: "Ülkede çağdaş ve huzurlu bir çalışma ortamı yaratmaktır amacımız…" Kime göre? CTP hükümetine göre!
Tabii o "saatlerin" nasıl dehşetli matematik denklemle-rine dönüştürüldüklerini yeniden tekrarlamayacağız.  Sadece şunu söyleyeceğiz:
Bir defa olsun "kendi bünyemize göre, kendi sosyo-ekonomik gerçekleri dikkate alarak "bizim olan" ve "bizim-dir" diyeceğimiz bir yasa yapmayacak mısınız? Ki hem siz "yapanlara" hem de "memleketin ahvaline" uygun olsun. Biz de iyi veya kötü "oh be" diyelim, "işte tam bize göre yasa!"  

   608 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Nail Atalay ve BM'de on buçuk yıl
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bu ne gizlilik - su - ve pirinçle bulgur
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Yağma yok, başaramayacaksınız
  15 Nisan 2008, Salı   Gariban Rum politikası ve DAÜ ile LAÜ
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Nesine gülelim ve eğitimde yeni fasarya
  13 Nisan 2008, Pazar   Hükümet etmek zor zanaattır
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Ne büyük siyasetler
  11 Nisan 2008, Cuma   "Ne oldu ama? Bir türlü anlayamıyorum!"
  10 Nisan 2008, Perşembe   Bu hallerdir ki korkutuyor bizi
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Eraslan'ın atraksiyonları