Kredi maliyetlerinin yüksekliği
Ersin Tatar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

KKTC'de kredi maliyetleri dünya ölçeklerinin çok üzerindedir. Bankalarımızda toplam mevduatların son yıllarda artış göstermesine rağmen kredi maliyetlerinde farkedilir bir iyileşme olmamıştır. Piyasa ekonomilerinde 'arz' ve 'taleb'e göre fiyat belirlenmesine rağmen paranın kullanım maliyeti olan 'faiz'  KKTC'de arz fazlalığına rağmen yüksek seyrini devam ettirmektedir.
KKTC'de kredi maliyetlerinin yüksekliği ülke 'risk'i, TL'nin 'kur' riski, banka ve finans kuruluşlarının özsermaye yetersizlikleri ve Merkez Bankası'nın bazı katı uygulamalarından kaynaklanmaktadır.
TL'nin yıllardır yüksek faiz ödemesi doğal olarak TL 'kredi' fa-izlerinin de yüksek olmasına neden olmaktadır. Faiz'in yüksek olması bir bakıma kur riskinden kaynaklanmaktadır. Son yıllarda ise yüksek faize rağmen TL kur'unda değerlenme TL kredi kullananlar için bir talihsizlik olmuştur. Yıllık TL borçlanma faizinin %30'un üzerinde olması TL olarak borçlananın döviz bazında yıllık para maliyeti %50'nin üzerinde olmuştur.
KKTC'de bankacılık sektöründe kaynak, yani mevduat yapısına bakıldığında Merkez Bankası'nın son yayınlanan Üç Aylık Bülten'inin 40-45. sayfalarından da teyid edilebileceği gibi yarıdan fazlası Türk Lirası'dır. Kaynak yapısı böyle olunca haliyle kredilerin de yarıdan fazlası TL olarak kullandırılmaktadır. TL kredi maliyetlerinin reel olarak korkunç boyutlara ulaşması ile sistemin ivedilikle gözden geçirilmesi zaruridir.
KKTC'de ekonomik sorunların giderek artması, yapısal bozukluklar, interbank piyasasının olmaması, zam furyası ile enflas-yonist ortam yaratılması, tıkanmakta olan mahkemelerde yargı sürecinin sağlıklı yürümemesi ve Merkez Banka'sının bankalara yönelik munzam, disponibilite, Tasarruf Mevduat Sigorta Primleri ve diğer yasal zorunlulukları kredi maliyetlerini artırmaktadır.
Dünyada munzam karşılık mekanizması para politikası çerçevesinde para arzı ve faiz oranlarının etkilenmesini sağlayan bir araçtır. KKTC'de ise munzam karşılık mevduatın teminatı olarak düşünülmekte, bir güvenlik sistemi olarak algılanmaktadır. Ayni para biriminin kullanıldığı Türkiye'de oran %6'ya indirilmesine rağmen KKTC'de halen %9'dur.
Bankalar 'munzam' karşılık olarak mevduatlarının %9'unu, ayrıca yükümlülüklerine karşılık  'nakit' varlıklarını ifade eden 'disponibilite' oranı gereği de mevduatlarının %10 bölümünü Merkez Bankasında bulundurmaları gerekmektedir. Merkez Bankasının munzam ve disponibilite karşılıkları için Banka'lara ödediği 'faiz' para'nın kaynak maliyetinden daha az olduğu için plasman maliyetlerini yükseltmekte, kredi kullanımını pahalılaştırmaktadır.
Banka'ların yükümlülükleri munzam ve disponibilite karşılıkları ile sınırlı değildir. Mevduatların 'sigortası' kişi başına 20,000 Euro ile sınırlı olmasına rağmen toplam mevduatlar için her yıl Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'na %1 sigorta primi ödenmektedir. 2001 krizinden sonra mudi ödemeleri için kullanılan bu Fon artık gözden geçirilmeli, sistem bir an önce geçmiş hataların ipoteğinden kurtarılmalıdır. %1 sigorta primi-nin yaklaşık 4.5 milyar Dolar mevduat sahibi olan sektöre yıllık maliyeti 45 milyon Dolar'dır. Bu oranın en kısa zamanda Güney Kıbrıs'ta olduğu gibi azami %0.3 seviyesine indirilmesi gerekmektedir.
KKTC Bankacılık sektörünün diğer bir sıkıntısı zorunlu olarak bulundurulması gereken nakit varlıklar %10 disponibilite oranının %2'si kadarının Kalkınma Bankası tahvillerinden oluşması gereğidir. Kalkınma Bankası tahvillerinin getirisi para'nın maliyetinin altında olması banka kaynaklarının önemli bir kısmının zararına kilitlenmesi anlamına gelmektedir. 4.5 milyar Dolar'a ulaşan toplam mevduatla Kalkınma Bankası'nın sistemden bloke ettiği kaynak 90 milyon Dolar civarındadır.
Yasa gereği Kalkınma Bankası'na kanalize edilen kaynağın siyasi amaçlı, geri dönüşü belli olmayan projelere kullandırılması kaynak ve özsermaye sıkıntısı içinde olan sektöre büyük zarar vermektedir. Kalkınma Bankası gerçek anlamda uzun vadeli stratejik öneme sahip projeleri finanse edecekse, kaynaklarının ülke dışından uzun vadeli kaynaklar olması gerekmektedir. KKTC bankalarının ortalama 1 ay vadeli yüksek maliyetlerle topladıkları mevduatları Kalkınma Bankası'na kaynak olarak aktarmaları sistemi bozmakta, kredi maliyetlerini artırmaktadır.    

   717 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Zemin KKTC
  13 Nisan 2008, Pazar   Euro'nun inanılmaz yükselişi
  06 Nisan 2008, Pazar   Lanet ile karşı
  30 Mart 2008, Pazar   Döviz geliriniz yoksa döviz borçlanmayın
  23 Mart 2008, Pazar   Ekonomik kriz öncesi görüşmeler
  16 Mart 2008, Pazar   Lokmacı açılıyorken marketler kapatılmakta
  09 Mart 2008, Pazar   KKTC üzerinde oyunlar genişletiliyor
  02 Mart 2008, Pazar   2009 daha mı iyi olacak?
  24 Şubat 2008, Pazar   DAÜ’de Hasan Özok Öğrenci Kompleksi Açılırken
  17 Şubat 2008, Pazar   Kalkınma Bankası KKTC için ne yapıyor?