Pazarları sokağa çıkma yasağı konsun
Hasan Kahvecioğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Ocak 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Öyle anlaşılıyor ki, önümüzdeki günlerde birçok işyerinin "çalışma saatleri" değişecek...
Daha doğrusu, bazı yasaklar ve kısıtlamalar gelecek...
"Süpermarket"ler, geceleyin en geç saat 20.00'de kapanacak, Cuma ve Cumartesi günleri ise 21.00'e kadar çalışabilecek.
Pazar günleri de, elli metrekareden büyük olan marketler tam gün kapalı olacak...
Bakanlar Kurulu'nun geçen Çarşamba günü bu konuda karar alması bekleniyordu.
Ancak konu gelecek haftaya kaldı. Buna karşın hükümetin tavrının "pozitif" olduğu açıklandı.
Aslında bu konu; Küçük Esnaf ve Zanaatkarlar Odası tarafından pişirilip kotarıldı. Çalışma Bakanı Sonay Adem de buna dört elle sarıldı ve bir anda kendimizi anlamsız, gereksiz bir tartışmanın içinde bulduk.
Belli ki; Sonay Adem "inatçı"lığını tıpkı Sosyal Güvenlik Yasası'nda olduğu gibi sürdürürse, hükümet bu kararı alacak ve kuaförler bile Pazar günleri açık kalamayacak.
Oda Başkanı Hürrem Tulga'nın açıklamalarında, marketçilikteki monopolleşme, bakkalların korunması ve market çalışanlarının özlük hakları öne çıkarılıyor...
Oda; bu üç argümanı öne sü-rerken, "Pazar günleri küçük bakkallara nefes aldıralım" demektedir.
Yani, büyük marketler kapalı olunca, elli metrekareden küçük olanlar çalışacak ve "bakkallar" kurtulmuş olacak...
Oda'nın kendi üye tabanına yönelik koruyucu tavrını anlamak mümkündür.
Peki ya hükümetin tavrı?
Son birkaç yılda her köşe başında açılan ve süt ile ekmek ağırlıklı satış yapan sağlıksız "bakkalkondu"ları savunuyor mu hükümet?
Bu konuda bir "anket" yaptı mı?
Kırsal ve kentsel nüfusun; alışverişini daha çok nerelerden ve hangi zamanlarda yaptığını belirledi mi?
Devlet memurlarının alışveriş eğilimlerini ortaya çıkarmak için bir çalışma yaptı mı?
Kayıt dışı nüfusun bakkal alışkanlığını saptadı mı?
Yoksa; "kapat gitsin" anlayışı ile bütün sorunlardan kurtulacağını mı sanıyor?
Marketler yasak yolu ile ka-patılınca oralarda çalışan emekçiler kurtulacak mı?
Monopolleşen yüzsüz tüccarlardan kurtulacak mıyız?
Hele küçük aile işletmelerinin bu "yasak"la baş etmesi olası mı?
Hükümet; bu ülkedeki "KOBİ" yapısını inceledi mi?
Aile işletmelerinin feci durumunu ortaya koyacak araştırmalar yaptı mı?
Yapsa; bu gibi yerlerin ayakta durabilmek için, haftanın yedi günü çalışması ve daha çok iş üretmesi gerektiğini bilecekti.
Market emekçilerine gelince...
Bu konunun en can yakıcı tarafı bu...
Hükümet; bu emekçileri korumak için başka yollara başvurabilir.
Hatta; sadece marketlere yönelik basit bir yasa bile çıkarabilir.
Buradaki çalışma saatlerini ve çalışanların haklarını detayları ile belirleyebilir.
Hatta marketlerin duvarına, tıpkı ABD'de olduğu gibi kocaman bir levha asarak çalışanların haklarını herkese ilan etmek zorunluluğu bile getiri-lebilir.
Rum tarafında olduğu gibi tezgahtarlara yönelik özel asgari ücret bile belirlenebilir.
Ancak hükümet bunları araştırmak ve konuyu bir bütün olarak ele almak yerine "yasak" koymayı tercih etti.
Yani işin kolayına kaçtı...
Emekçilerin çalışmasını önlemek için Pazarları "Sokağa çıkma yasağı" koymak gibi birşey bu...
Hele meseleye "tüketiciler" açısından hiç bakmadı...
Uyguladığı "liberal" ekonomik politikalar çerçevesinden de konuya hiç yaklaşmadı.
Gelelim, monopol tehlikesine...
Hükümet, bu konu ile doğrudan savaşmaktan kaçındı. Belli ki bazı sermaye gruplarını karşısına almaktan korktu. AB'nin "olmazsa olmaz"larından biri olan anti-monopol yasasını çıkarmak yerine toptan yasaklarla marketçilikteki monopol gücünü kıracağını ve küçük bakkalları kurtaracağını, sonra da bunların oylarını toplayacağını sandı.
Kısacası; bu işi de yüzüne gözüne bulaştırdı.
Bir kez daha bize; sorun çözmek yerine sorun üretmek konusunda "maharetli" olduğunu gösterdi.
Boş işler bunlar, boş... 

   630 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  15 Nisan 2008, Salı   Talat ve Hristofyas'ın önünde altın
  11 Nisan 2008, Cuma   Lefke, polis, şiddet, sendika, grev
  08 Nisan 2008, Salı   Lefkoşa için hemen şimdi kollar sıvanmalı
  01 Nisan 2008, Salı   Dubai'de Moein'i dinlerken
  28 Mart 2008, Cuma   Parkta; salıncakta bir çocuk bize sallıyor..
  25 Mart 2008, Salı   Eskiden kontgerilla vardı, şimdi ise Ergenekon
  21 Mart 2008, Cuma   İlla ki umutsuz olmak zorunda değiliz
  18 Mart 2008, Salı   Tam da görüşmelerin arifesinde Türkiye'de olanlar
  11 Mart 2008, Salı   Lord Hannay, Rauf Bey, Talat Bey ve "Partenogenez"
  04 Mart 2008, Salı   Colony yemeğinden "gurur" duymak işadamlarının hakkıdır