|
|
|
|
|
Dün Şehit Hüseyin Ruso Stadı'nda Küçükkaymaklı ile Mağusa Türk Gücü arasındaki karşılaşma için bana göre atılabilecek en uygun başlık uyuduk veya uyutulduk oldu. Belki başka bir spor yazarı arkadaşım da "ninni bebeğime ninni" diye bir başlık kullanabilir. Sonuçta hepsi aynı kapıya çıkar diye düşünüyorum. Gerçekten de her iki ekibin de dün 90 dakika boyunca ortaya koydukları verimsiz, kısır, temposuz futbol için söylenecek çok fazla birşey yok aslında. Her iki takım da orta alanda o kadar çok pas hatası yaptı ki, tribünde saymaya yetiştiremedik dersem ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Oyunun ilk devresi böyleydi de ikinci devresi bundan çok mu farklıydı. Maalesef değildi. Sadece bu devrede yorulmalar başlayınca hatalar daha çok arttı ve her iki kalede de biraz daha fazla pozisyon gördük. Ancak bunlarda da özellikle Tolgahan ve Yasin takımları adına çok da başarılı değillerdi. Mağusa Türk Gücü'nde teknik patron Mehmet Ali Özgürgün'ün bu maça gelirken kadrosundaki dört as oyuncunun eksikliği nedeniyle oyuna çok fazla müdehale şansı da yoktu. Ancak Küçük Kaymaklı teknik patronu Salih Sakallı, oyun biterken yanında Bülent gibi bir futbolcunun varlığını hatırlamış olacak ki Bülent'i oyuna aldı. Bu değişikli ve her hafta olduğu gibi Kaymaklı'nın skor üretmediği diğer maçlarda alıştığımız gibi Mehmet Özkasmak forvetin arasına çıkarıldı. Bu da son 5 dakika içinde Küçükkaymaklı adına Bülent'in sağ çizgiden getirip Mehmet Özkasnak'a 'al da at' diye servis yaptığı iki ortayı getirdi. Ancak bu kez çekirge misali plan tutmadı ve Küçükkaymaklı bu kez gol bulamadı. Bulamadığı gibi de Gönyeli'nin arkasından baka kalarak çok az da olsa kalan son şansını da kaybetmiş oldu. Uzun sözün kısası bu sistem artık tartışılmaya başlanmalıdır. Zaten porfesyonellik adı altında ortaya çıkan ucube yapı çoktan kulüplerin artık eski sisteme dönelim şikayetlerini de beraberinde getirmeye başladı gibi. Bir de bunun üzerine ben play off sistemine geçilmesini önermek istiyorum. Ligde iddiası kalmayan takımların sayısı arttıkça bu ve buna benzer daha çok maçı izler ve tribünlerde uyuklarız. Ben en kısa zamanda bir statü değişikliğine daha gidilerek play off sistemine geçilmesini öne-riyorum. En azından belki bu yapılırsa takımların ligin son haftasına kadar belli bir amacı olmuş olur. Örneğin ilk dört şampiyonun kim olacağını belirlemek için karşılaşırken son altı takım da kimin düşeceğini belirlemek için maçlar yapabilir. Böylece ligde mücadele eden hiç bir takım rahatlayamaz. Eğer önümüzdeki sene için birşeyler düşünülmezse sanırım daha çok uyuklayacağız...
|
|
|
|
|
| |
30 Mart 2008, Pazar |
Adı var kendi yok derbisi |
| |
27 Mart 2008, Perşembe |
Şampiyonluğu yaşamak |
| |
24 Mart 2008, Pazartesi |
Ozanköy, hak ederek... |
| |
23 Mart 2008, Pazar |
Amaç yok, futbol da yok |
| |
17 Mart 2008, Pazartesi |
Antrenman maçı |
| |
16 Mart 2008, Pazar |
Mücadele var, futbol yok |
| |
13 Mart 2008, Perşembe |
Gönyeli bayram, Kaymaklı hüsran |
| |
09 Mart 2008, Pazar |
Farkı tecrübe |
| |
03 Mart 2008, Pazartesi |
Saha içi disiplini şart |
| |
18 Şubat 2008, Pazartesi |
Çamurda dans |
|