Ya diyetini ödersin...
Adnan Işıman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Mart 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Öleceğim aklıma gelirdi de CTP dayanışmasının bu hallere geleceğini hiç aklıma getirmemiştim.
Halbuki yanılmışım, getirmem gerekirdi!
Dün Hasan Kahvecioğlu'nun Colony yemeğine atıfta bulunarak yazdığı makaleyi okurken bunları düşündüm.
Hani bir deyiş var "merdivenleri tırmanırken gördüğün yüzlere, uzandığın ellere dikkatli bak, çünkü o merdivenleri inerken aynı yüzlerle yeniden karşılaşılaşabilirsin" gibi şeyler söylenir ya, bu ifadeler takıldı aklıma.
CTP, iktidar merdivenlerini çıkarken gördüğü yüzlere, uzandığı ellere bakıyor mu acaba?
Gelişmeler o düzeye geldi ki, baktığını, bakabildiğini sanmıyorum.
UBP'nin iktidar günlerindeki hatalarının benzerlerini yapıyor.
Öylesine doyumsuz, materyal davranışlar ve uygulamalar var ki etrafta!
Kısa zamanda yalan olduğu ortaya çıkan öylesine gerçeklerden uzak ifadeler var ki!
CTP, sendikalarla giriştiği kavgalardan sonra, daha düne kadar CTP üst kademesinde görevli KTTO yönetimi ile de kavgaya girdi.
Kavga sebebi, belkide incir çekirdeğini bile doldurmayan hatta gündem saptırmak amacıyla da yapılabilirliği sanılan "çalışma saatleri", iş yaşamını canlandırmaktan çok, takınılan tavırlarla, polisiye tedbirlerle iş sahiplerini disiplinize etmeye yönelik olarak uygulanmak istenen çalışma saatleri olayında, meselenin bir inatlaşmaya dönüşmesinde sanırım CTP iktidarının payı çok büyük.
Sapla saman birbirine karıştırırken, esas niyetini açıklayamamanın sıkıntıları içinde oluşan titreşimler CTP'ye yanlışlar yaptırıyor.
Gerçekte, önce "bohça ticaretiyle" kendini gösteren, sonra "ne iş olursa yaparım abi" ile işe girişen, en sonunda, 24 saat hizmet veren dükkanlarla kendini geliştiren iş yaşamındaki sıkıntıları gidermeye yönelik olduğunu bir türlü dile getiremedi.
Halbuki yaz sıcağında öyleyin, 3-4 saat dükkan kapamanın yasal olduğu, saatlerin 12'yi, 1'i gösterdi mi sokaklarda sineğin bile uçuşmadığı Kıbrıs'ta, yaşanan "siesta" kültürü çok bilinmeyenli bir     denklem değil ki!
Tuvaleti bile olmayan daracık mekanlarda 24 saat iş tutan insanlarla rekabet etmek, hele gümrük vergisi, gelir vergi,  belediye harçlarını bilmeyen bir anlayışla mücadele etmek, kolay mı?
Gerçekte CTP bunun üzerine yürümek istedi ama yüzüne, gözüne bulaştırdı, beceremedi.
Yasal ticareti, hele oldum olası can çekişen sanayiyi hedef belledi.
Üstelik çıkmaza girenlerin feve-ranında, kendine destek veren ke-simlerin çırpınışlarını, karşı çıkışlarını bile görmezden geldi. Her işin bir diyeti olduğunu kabullenemedi.
Döndü, ağır suçlamalarla işin içinden sıyrılmayı yeğledi.
Bunu becerebildi mi, yoksa danışıklı döğüş bir oyun mu segileniyor, onu zaman gösterecek ama şurası bir gerçek, CTP kan kaybediyor!

   413 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   UBP’de yaklaşan kasırga
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Gaflet mi yoksa ihanet mi?
  14 Nisan 2008, Pazartesi   İş bitirici olmak önemlidir, yetenek gerektirir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutanım hoş geldiniz, siz bizden daha iyisini bilirsiniz
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Çiftlik
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Aç-kapa, aç-kapa..!
  02 Nisan 2008, Çarşamba   İster istemez biz de hapşıracağız
  31 Mart 2008, Pazartesi   Bremen mızıkacıları
  28 Mart 2008, Cuma   Hristofyas ve Ankara'dan nefret edenler
  28 Mart 2008, Cuma   Lokmacıda dekorlar hazırlanırken