Nüfus yapımıza bakmadan
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ülkemizde nüfus yapımıza bakmadan alınan kararlar, çıkarılan yasalar veya tüzükler, yapay sorunların temelini oluşturuyor.
Nüusumuz istesek de istemesek de büyük rakamlara ulaşmış bulunuyor.
Yalnız kendi nüfusumuzu dikkate alarak iş yapmaya kalkışırsak yanılırız.
Bakınız pratikte olup bitenlere.
Ülkemizde, yüksek öğrenim için bulunan nüfus: Anavatanımız Türkiye'den gelen öğrencilere ek olarak üçüncü ülkelerden de öğrenciler bulunmaktadır.
Bunların eğitim talebine ek olarak yaşam koşullarının getirdiği ekonomik ve sosyal gereksinmeleri vardır. Bunlar ekonomik talepler ve başka talepler olabilir.
Ulaşım, haberleşme ve yurt dışına ulaşım için gereksinmeler olabilir. Bunlar elbette değişik beklenti ve talepleri de beraberinde getirir.
Başkent Lefkoşa'da geriye gittiğimizde mağazaların sinek avladığı dönemler bir yana, günümüzde  değişik değişik talepler yeni bir ekonomik potansiyel oluşturmaktadır.
Girne Kapısı Vakıflar Çarşısı'nda bir restoranın üzerinde ''24 saat açığız'' yazılıdır.
Bunu merak edip sorduğumda aldığım yanıt, "Talep var" şeklinde oldu. Ülkemizde görevli güvenlik kuvvetleri mensupları izinli olarak şehirlere indikleri zaman elbette birçok talepleri vardır.
Söz konusu restoran ve benzer dükkanlarda, mağazalarda gereksinmelerini gideren izinli askerlerin yarattığı potansiyel ancak 24 saat açık kalmakla gide-rilebiliyor.
Yaşamın getirdiği koşullar çok çalışmayı ve ülkemiz-deki ekonomik potansiyeli karşılamayı da gerektirmektedir.
Ülkemiz turizm ülkesidir diye dünyaya ilan ettik ve ediyoruz. Ülkemize hafta sonraları gelen turistler kısa zamanda alışveriş yapmayı tercih etmektedirler.
Turistlerin ihtiyacı çok çalışmak ve geniş mesai içinde taleplerin karşılanmasıdır.
1974 Mutlu Barış Harekatı'yla ülkemizde turizm gelişirken, elbette onun gereksinmeleri de beraberinde getirmiştir.
Değişik ülkelerden gelen turistlerin beklentileri de elbette değişik türden olmuştur.
Ancak geçmişin alışkanlıkları turistlerin taleplerini karşılayamazken, ülke insanları ve de yöneticileri olarak çok eleştiriler aldık.
Tembellikle de suçlandık.
Bizi suçlayanlar haksız da değillerdi. Ancak ne yazık ki bugün, dünü unutarak hareket etmekte olduğumuzu görmezlikten gelmeyelim.
Bir başka çelişki son günlerin hükümet kararlarıdır.
Bu kararlar bir çelişkiyi de beraberinde getirmektedir.
Bir yandan başkent Lefkoşa'da "Lokmacı Kapısı" diye adlandırılan barikatın açılmasını savunanların, öte taraftan süper ve hipermarketlerin kapatılmasıdır.
Bu çelişkiyi sınıfsal bir kavganın gereği olduğunu savunan hükümet edenler, geçmişte çalışmamakla, yatırım yapmamakla suçlananlar bugün, çok çalışma yönünde yasaklarla cebelleşme durumuna sokulmaktadırlar.
 Böylesi garip düşünmcelerle çatışma da ülkemiz insanlarının adeta kaderi olmuş görünüyor.
 Piyasada yalnız olmadığımız, sınır kapılarının açılmasıyla Rum tarafı ile rekabet etmek noktasında olduğumuzu da unutmadan hareket etmek ve ona göre değerlendirme yapmak zorundayız.
 Ne olur geldiğimiz noktada nüfus yapımıza bakmadan değerlendirmeden kararlar almayalım.

   529 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat