Ayıp olmasın diye bize yazık oluyor
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Ocak 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Günlük yaşamımızda öylesi olaylarla karşılaşıyoruz ki,  "ayıp olmasın diye diye" kendimize yazık ediyoruz.
Bu nasıl oluyor diye merak edeceksiniz.
Bal gibi oluyor işte...
İnsanlar bir başkasının halinden anlasa bunlar olmayacak.
Ama, maalesef oluyor.
Ailenizle bir restorana gidersiniz, elbette birilerinin tavsiyesi üzerine veya bir davete katılmak için gidersiniz.
Şu dondurucu kış günlerinden birinde, gittiğiniz restoranda soğuk bir kapıdan giriyor diğer kapıdan çıkıyor.
Sanki piyangodan çıkmış aksiliklerle yüz yüzesiniz.
İlk tepkiniz size servis yapmaya başlayan garsonadır.
Tabağınızın içinde bulduğunuz sinek de işin cabası.
Haklı olarak sesinizi yükseltiyor ve "böyle rezalet olmaz" diyerek, işletmecisine tepkinizi koyuyorsunuz.
Eşiniz "aman ayıp olacak" diye tabağın içindeki sineği atıp yemeğe devam etmenizi önerecek kadar nazikleşiyor.
"Ne olur yapma ayıp olacak" diyor.
"Ayıp olmasın ama bize yazık olacak" diye feryadı bası-yorsunuz.
Sosyal yaşamımızda bu tür olaylara sıkça rastlayabilir-siniz. Kışının dondurucu soğuğunda soğuk hava bir pencereden girip diğer pencereden çıkıyor.
Ama orada eşinizin yaklaşımına diğer arkadaşlarınız da katılıyor. 
Bir başka yerde benzer bir başka olay da sigara içme yasağına karşın, kapalı bir mekânda fosur fosur sigara içiliyor.
Ve siz de rahatsız oluyorsunuz. Özellikle de kalp hastaları ve benzer rahatsızlıktan muzdarip kişilerin ayıp olmasın diye diye kendine yazık ettiği olaylar da yanşanmaktadır.
Bir başka benzer olay: Bakkaldan alışveriş ediyorsunuz eve. Eşinizin verdiği listede bazı maddeler var.
Bunlar arasında ekşimiş yoğurttan tutunuz da, eskimiş kıyma ve daha neler, eve geldiğinizde eşinizin tepkisi oldukça sert oluyor.
Bu kez adam pozisyonundaki kişi, ''yemezsen yeme ama benden tekrar bakkala gitmemi isteme'' diyor.
Burada yine "ayıp olmasan diye yazık etme" var.
Egoist insanların kalabalık yerlerde mutlaka kendilerini düşünmekten öteye geçmedikleri görülür.
Takside seyahat ediyorsunuz, görevli şoför aracının camında "Lütfen sigara içmeyiniz" yazmasına karşın müşterilerden şikayet gelmedi diye döne döne sigarasının dumanları tuğla fabrikasının bacasından çıkarcasına etrafı  duman ediyor.
Siz nezaketinize boğularak uzun yolculuğunuzda gereken tepkiyi koymadığınız için şoförde de nezaket yoksa,
durum kötüye gider ve soluğu istediğiniz oksijen yüklü parklarda alır, kötülükleri elinizle çekmiş olursunuz.
Evet, "ayıp olmasın diye diye bize yazık oluyor" hem de en ağır tarafından...      
Pazara gidiyorsunuz sebze ve meyve almak için...
Satış prensipleri geçerli... Siz elleyemezsiniz, pazarcı kendi eliyle size verecek, göz göre göre küflenmiş meyveleri veya kokmuş domatesleri poşete indiriveriyor.
Alıcının tepkisi sert, "ayıp değil mi, göz göre göre bana kokmuş gıdaları koyuyorsun"! Uyanık pazarcının, sağlığı falan taktığı yok! "Yersen be abim" diyor.    

   595 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat