Büyükanıt'a büyük sevgiler
Osman Güvenir

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, en büyük asker olarak adamıza gelirken, zaman zaman içine düştüğümüz bedbinliklerden ve meçhule gidişten ötürü meydana gelen sıkıntılarımızı giderdi, yüreğimize su serpti ve "güvenlik içinde bir yaşam sürmemizin" garantörlüğünü bize verdi.
Büyükanıt'ın yüreğinde ne kadar "Kıbrıs sevgisi" varsa, bizim de yüreğimizde o kadar büyük bir sevgi vardır, değerli asker Büyükanıt'a karşı. O'nun gelişi ile yüreğimizde sevgi pınarları fışkırdı. Zaman zaman Büyükanıt ve onun gibi değerli askerler KKTC'yi ziyaret ederken, her zaman söylemişimdir. Onların gelişi ile bizim özgürlük ağacımızda bir çiçek daha açar, bir dal daha uzar ve özgürlük bahçemiz daha bir yeşillenir. Öylesine bir duygu içinde Büyükanıt'a "Hoş geldin büyük asker" diyorum.
Büyükanıt'ın gelişi ile yine Rumlar pirelendiler oturdukları yerde.  Yine eksik artık laflar ettiler ve dünyaya "işte işgalci Türk ordusunun başkomutanı adaya geldi" dediler.
Türk askerinin adadaki varlığı kesinlikle anlaşmalardan doğan bir haktan kaynaklanmakta ve meşruluğu devam etmektedir.  Türk askeri hiçbir zaman amaçsız olarak bir başka ülkenin toprağını işgal etmemiştir. Ne de vurmuştur. Türk askeri de, Türk ordusu da ve onun değerli komutanları da, özellikle Türkiye Cumhuriyeti'nin Büyük Ata'sının ortaya koyduğu "dünyada barış, yurtta barış" ilkesi ile harekatlarını sürdürmüşlerdir.
Türk askeri durduk yerde Kıbrıs'a gelmemiştir. Türk askerinin adadaki varlığını kimse de bize sorgulayacak yetkide değildir.  Sorgulayamazlar. Sorgulanması gereken, Kıbrıs Rumları ve Yunanistan'ın o zamanki cuntasıdır ve ondan sonraki siyasileridir.  Onlar kavga ettiler, Kıbrıs'ı bir "oldu bitti" oyunları içinde Yunanistan'a bağlama girişiminde bulundular ve Türk askerini adaya davet ettiler.
Türk askeri herşeye seyirci mi kalacaktı?  Rahmetlik Ecevit harekat esnasında söylemişti.  "Türk askeri, adaya barış, huzur ve özgürlük için gelmiştir" demişti.  Şimdi bakıyorum, Sayın Büyükanıt da aynı şeyi söylüyor.
"Türk askeri, Kıbrıs'ta barış için vardır."  Ve ekliyor Büyükanıt...
"Adadaki Türk Silahlı Kuvvetleri, barışa ve onurlu bir anlaşmaya kadar Kıbrıs'taki görevini sürdürecektir."
Sayın Büyükanıt'ın deyişlerine biz de katkı koyalım onun ağzından söylenmiş gibi.  Büyükanıt'ın KKTC'ye gelmesi, Kıbrıs Türkleri ile bir bütünü oluşturması bize aynen şu mesajı veriyor:
" Siz rahat olun Kıbrıslı kardeşlerim.  Siz rahat uyuyun evlerinizde.  Biz, sizin koruyucunuzuz.  Biz sizin için varız. Sizin onay vermeyeceğiniz bir anlaşmaya, ne Türk askeri ne de Türk siyasileri onay vermez ve veremez."
Büyükanıt'ın söylediklerine, biz de ilaveler yaparak, algıladıklarımızı da yanına koyarak söylüyoruz,  "Davranışları ve o güzel muhabbet dolu söz ve mimikleri ile bunları veriyor o büyük asker."
Yunanistan'ın Genel Kurmay Başkanı Kıbrıs'a geldiğinde biz neden tepki göstermedik?  Yunanistan'dan Kıbrıs'a yüksek rütbeli askerlerin de Yunan subaylarının gelişi de ne ilktir ne de son olmuştur.  O halde bizim Büyükanıt'ımıza neden dil uzatıyorlar?
Rumlar yıllarca bu adayı bir barut fıçısı haline getirdiler, sessiz sessiz adayı işgal ettirdiler, sonra da eyleme geçtiler.  Rumlara göre "yıllarca beklenen ve gelmeyen Türk askeri" çıktı ve geldi.  Hem de tam geldi.
Türk askeri buraya ayak bastı mı basmadı mı?  Ondan ötesi fasafiso.  Kim ne derse desin.  Yıllarca hayatımızı çalan, bütün haklarımızı yiyen, izolasyonların daniskasını bize uygulayan Rumlar, Türk askerinin varlığına tahammül edemiyorlar.  Edemiyorlar, çünkü onların en büyük korkusu "Taksim" ve "KKTC"nin tanınma korkusudur. Türk askerinin adada ebediyen kalıcı olmasıdır korkuları.  Unutmasınlar ki kılıç kimdeyse, Süleyman o'dur.
Madem ki Türk askeri bizim yaşamımızın en büyük güvencesidir, bizim endişelenecek veya Rumların masaya gelip gelmemesinden rahatsız olacak bir sıkıntımız yok.  Türk askeri yüz yıl bu adada kalsın, yüz yıl daha Rumlar bu masaya gelmesin.  Kalıcı ve onurlu bir barışa imza atmasın.  Kıbrıs Türkünün kaybedecek bir şeyi yok.  Kıbrıs Türkü kaybede ede buralara geldi.  Kaybetti ama Türk askeri ile kazandı özgürlüğünü ve mutlu yaşamayı.  Devlet olmanın tadına da Türk askeri ile tattı.  Gönderdeki bayrağını da Türk askeri sayesinde dalgalandırmaktadır.  Bunun başka izahı var mı?
O zaman bir kere daha düşünsünler Sayın Büyükanıt'ın şu anlamlı sözlerini.
"Barışa kadar biz buradayız, rahat olun..."
Sana ve bütün Türk ordusuna en büyük şükranlarımızı sunuyoruz sevgili Büyükanıt...En büyük selamlarımız senin olsun!

   433 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Günahkar Hristofyas
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır
  15 Nisan 2008, Salı   Türkiye silah sanayiinde büyürken
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  13 Nisan 2008, Pazar   "Lale Devri"
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Başbuğ da bize güç verdi
  11 Nisan 2008, Cuma   Surlariçi "Özel Turizm Alanı"
  10 Nisan 2008, Perşembe   "Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey?