|
Kosova'nın bağımsızlık ilanı ve tanınmasına ilişkin karar önerisini UBP Meclis'e sundu. Karar önerisi sunulurken şöyle bir açıklama yapılmıştır parti başkanı tarafından: "Kosova'nın bağımsızlık ilanı ve tanınmasına ilişkin kararın onaylanması, Kıbrıs Türk halkının haklı davasının savunulması ve Kıbrır Türk halkını dünyada hak ettiği yeri bir an önce alması açısından önemlidir." İşin özü bu. Bence Ulusal Birlik Partisi doğru birşey yapıyor Kosova'nın tanınması açısından. KKTC'nin gecelecekteki yollarını temizlemek ve yanında bir dost bulmak için bu karar gerekli. Biliyorum! Bizim bazı siyasiler şöyle diyecekler bu karar talebine. "KKTC dünya üzerinde tanınan bir ülke olmadı ki biz de onları tanıyalım." Özellikle Kosova'ya ilişkin Cumhurbaşkanı Sayın Talat'ın bu mealde açıklamaları vardı. Ben, kendi ilkelerime, kendi doğrularıma ve kendi çıkarlarıma bakarım. Neyin doğru neyin yanlış olduğu ortaya çıksın. KKTC olarak "biz Kosova'nın bağımsızlığını tanıyoruz" dersek ne kaybederiz? Birşey kaybetmeyiz, bilakis kazanırız. Belki görünürde birşey kazanmayız diğer ülkelerin KKTC'yi henüz tanımamaları açısından ama doğru mesajlar vermiş oluruz dünyaya. Bugün Kosova tanınma sürecini tamamlamak üzere. Bizim KKTC olarak "biz Kosova'yı tanıyoruz" dememiz kimseye batmaz. Kosova, "Bakınız! KKTC tanımadı ama onlar bizim heyecanlarımıza katıldı ve bizi tanıdılar kendi boyutları içinde" diyecek. Önemli olan doğru mesajlar verilmesidir. Biz Kıbrıs Türkleri olarak Kosova'nın bağımsızlığına olan saygımız ve onların davalarına olan duyarlılığımızdır önemli olan. Bir gün ola, Kosova'nın kapısını çalabiliriz ve şunu talep edebiliriz: "Sevgili Kosovalılar, lütfen KKTC'yi tanıyın" diyebiliriz. Şayet onları bu halimizle tanımazsak, onlara destek atışı yapmazsak, Kosovalılar sormayacak mı size bunun hesabını? "Sen beni tanıdın mı ki ben de seni tanıyayım?" demeyecek mi? Fakat iş, KKTC'nin tanınması veya tanınmaması meselesi değil, temel insan haklarının dünyada kabul görmesi, özgürlüklerin pekişmesi ve evrensel boyutta, herşeyin yerli yerine oturmasıdır. Şayet KKTC olarak Kosova'nın tanınması sinyalleri ve-riliyorsa, bu da Kosova'nın artı hanesine bir artı yazılacağı gibi, bizim hanemize de bir artı yazılacak diye düşünüyorum. Kimin kime gülecek yüzü vardır? KKTC şerefi ile, alınteri ile ve acıları ile kurulmuş onurlu bir devlettir. O onurla beraber Kosova tanınmış olacaktır, şayet tanınma kararı Meclis'ten çıkarsa. KKTC tam bir devlet yapısına sahiptir ve bütün kurumları ile ayaktadır. Kosova'nın tanınmasına biz de şapka çıkarır ve tanırız. Kabul görür veya görmez ama tanırız ve selamlarız. Bu bir uluslar ve milletler ilişkileri ve insanların birbirine olan dostlukları ile ilişkilidir. O nedenle Meclis aklını başına alsın ve oturup Kosova'nın bağımsızlığına onay versin, diyorum. Kosova'nın tanınması siyasilerin rant aracı değildir. Şayet UBP böyle bir talepte bulunmuşsa, elbette ki KKTC'nin selametini de düşünerek bu talebi dile getirmiştir. Meclis onaylar veya onaylamaz. Bence de doğru olan aktif bir adım atılmasıdır. Rumların Kosova'ya bakış açıları belli. Büyük bir korkaklık ve endişe içindedirler. KKTC'nin tanınmasından korkuyorlar. O endişeleri, onları Kosova'yı tanımamaya götürdü. Kosova'nın tanınmasını reddetmeye götürdü. Sırf KKTC emsal teşkil etmesin diye. O nedenle Meclis otursun ve akıllı kararlar alsın diyorum. Çünkü "Rum'dan gerçekten bir adım önde olma" zamanı, şimdidir.
|