|
Bugün bir şiir yazasım geldi sevgi, çiçek ve aşk üzerine. O şiirin dizelerinde sevgiler ve vefalar olsun istedim. Yüreklerin derinliklerindeki fısıltıların algılanmasını istedim hatta... Duyguların en yücesi, aşkların en büyüğü dağları yıksın böyle anlamlı bir günde, 14 Şubat "Sevgililer Günü"nde. "Sana bir şiir yazmak geçiyor içimden sevdiğim kadın, Her zaman sen beni, ben de seni anladım. Bir bitmez pınar gibidir duygularımız aşk denizinde, Suskun bahçelerde açan çiçekte, Ve bakışların ve narlı ateşlerin gizinde. Hep ellerimiz tutuşsun istedik ömür boyu, Özlemlerle dopdolu, gönlümüzün en güzel mavi koyu. İşte öylesine taşarım bazan bu fırtınalı denizde, İnan ki hala yüreğim, duyrularım ve ellerim, O sıcak, Sıcacık ellerimizde, Mutluluk penceresinde... Bana sevginin resmini yap doğan güne karşı, Acıları duvarlara bırak hiç düşünmeden Aşkın tuvalinde olsun bütün renkler Ardımızda kalsın en güzel benekler. Pişmanlıklar düşlerini bölmeden, Sevginin en yücesini ara önündeki ufukta. Aradığın şey değil mi yüreğindeki mutlulukta? Sormadan geç şu mutluluk köprüsünden, Korkma gelecek zamanı ararken hayatın törpüsünden. Umutların yüreğine hep pembe pembe aksın, Çünkü sen, Çünkü sen sevginin en yücesine layıksın." Daha ne diyeyim ki sevgi üstüne? Sevgiyi tanımlamak kolay mı? Sevgi tanımlanmaz. Yaşanır ve hissedilir. Dolu dolu duygularla oluk oluk akar insanın yüreğine. Ta gençlik yıllarından, eski bir şarap gibi tatlanan ve tatlandıkça daha da anlamlılaşan sevgi... Bir bestekarın veya bir şairin şu dizeleri size neyi hatırlatır? "Yılları durduracak, Güneşi doğduracak Benimle ağlayacak Bir sevgi istiyorum." Bu şiiri yazanla besteleyan insan, ancak bu kadar güzel bütünleştirebilirler sevgiyi, sevgiliyi ve duyguları. Demek bazı şeyler insanlarda iz bırakabiliyor. Derin ama anlamlı izler. Bugün "Sevgililer Günü..." Mutluluğu hatırlatan bir gün. Bu günde çiftler hep o güzel günleri ve hayatın ilk pembelerini anımsarlar. Gençlerin hayatı hep pembe zaten. Önemli olan o pembeliği bir ömür boyu mutluluk talbosuna yansıtmaktır. Bunu yansıtmak da sabır, tahammül, hoşgörü ve en önemlisi derin bir sevgi ister. Sevgisi olan insanın hoşgörüsü de olur. Hoşgörüsü olan insanın, tahammülü ve zor günleri atlatma ve birbirine kenetlenme heyecanı da olur. İnsanlar zor günler de yaşarlar, kolay günler de yaşarlar. Hani derler ya "Kolayı herkes başarır, önemli olan zoru başarmaktır" diye. Doğru bir tanım. Zor nedir? İnsan nikah masasına oturduğunda nikah memuru ona sorar. "Sen filan filan! İyi günde, kötü günde, hastalıkta iyilikte, yoklukta ve varlıkta eşine sadık kalacak ve bir ömür boyu birlikte yaşamanın sözünü veriyor musun?" Bazen da söz vermenin başka şeye benzemediğini hatırlatırlar adama. Herşey güzel başlar bazen ve sonu hüsranla biter. Ne fırtınalı aşklar gördük, sonu hüsran ve ayrılıklarla bitti. İşte o sözü unutmuş olanların başına gelir ayırılıklar. Esasında zor olan hayatın kendisidir. Değişen dünya değerlerini, insanların sefaletlerini, siyasi rant peşinde koşanların acımasızlık çarkında yok olmalarını, vefasızlıkları ve vefayı bilmektir. Daha çok şeyler var sevgi, aşk ve mutluluk üzerine şu "Sevgililer Günü"nde. Bütün sevgiler hep sizin olsun.
|