|
Eraslan'ın atraksiyonları
|
|
|
|
|
|
|
KTOEÖS Başkanı Eraslan'a bayılıyorum. Sendikal eylemlere yeni atraksiyonlarla renk kattı. "Güçlüyüm" iddiasını eylem ortamlarında sağa sola tekmelerle kakmalar sallayıp ispat ederken, LAÜ'de bir başka yeni olması gereken atraksiyonu ile kendini araba önüne attı, polise tutuklattırıp karga tulumba yaptırttıktan sonra da kameralara en artistik gülüşüyle poz verdi! Tabii neden onca kavgacı ve saldırgan olduğunu da o tatlı gülüşlerlerine baktınız mıydı anladınızdı. "Amacıma ulaştım!" Nitekim zaman zaman memleketin öteki örgütleri benzer metotları uyguluyorlar. Sonuncusu Meclis önüne bırakılan hayvanlar numarasaydı. Pekala neden bu eylemler? Haftalardır tartışmaları gazete sayfalarında salınıyor. Son izahatında şu var: Sendika, LAÜ ile toplu iş sözleşmesi çağrısına olumlu yanıt beklerken üniversitede iki bölüm başkanı ile dekan görevlerinden alınır, tehdit kıyım başlar falan… Siz esas nedene bakın: Her vesileyle hükümete muzırlık yapmak. Yıpratmak, açmazlara düşürmek… Pekala neden? Aynı kafayla aynı kesi-min Annanistler kuşağı değiller miydi? Ne oldu da ayrıldı yolları? Kıbrıs siyasi sorununa yönelik tutum değişiklikleri bir, Türkiye ile süregelen ilişkilerde hükümet ve sendika görüşlerinin çatışması iki. Nitekim Başbakan Soyer'e, "Siz de parti olarak kan kaybediyorsunuz" dediğimde "olacaktır" tamamlamasını yapmıştı. Bir zamanlar Eroğlu sayesinde UBP'nin başına gelenler tutun ki bu kez Soyer'li CTP'nin bünyesini kemiriyor. Parti içi "sol" yine solun gereği olan ezeli hastalığıyla "fraksiyonlara" bölünüp yol ayırımına gidiyorlar. Ve CTP iktidarı buna bir türlü çare bulamıyor. Bulamadığı sürece de başı daha çok ağrıyacak. SUSUZLUK BAŞLADI BİLE Kuraklık su kesintilerini erken başlatmasına karşılık şimdilik önümüzdeki yıllarda susuzluğa nasıl çare bulunacağının edebi konuşmaları yapılı-yor! Hepsi de büyük ve dehşetli parasal giderleri gerektiren projeler. Oysa beklemeye tahammül yok! Tabii ekleyelim: Zaten kaç yıllardır kıyılardan iki üç kilometre içerilere kadar deniz suyu çoktan karışmış. Büyük tehlikesi şu: Kanalizasyonu olmayan bu kıyı şeritlerindeki otel, tesis, evlerin tüm "pis suları" deniz suyuna karışıp plajları girilmez yapacak. Ki bu sorun sadece benim sütunumda tutun ki yirmi yılı aşkın süredir ayazlanmakta! Nitekim daha geçen hafta sütunumda, "DAÜ'nün ve etrafındaki tesislerle evlerin atık sularının mesela Glapsides Plajı çevresindeki bataklıkta dehşetli bir kirlilik yarattığının şikâyetlerini alıyorum" diyerek yansımıştı. Tabii ne açıklama ne de "doğrudur yahut yanlıştır" kelamı! Ötesine gelince: Önümüzdeki susuz yaza en basit ve pratik çare evlerde bittikçe "su tankerlerlerini" çağırıp depoları doldurmak… Ve alın size bir sorun da bu taşıma suyunda: Önce neredeyse bir tonu on beş milyona dayanmış alabildiğine pahalı. İkincisi nereden hangi hijyen koşullarda alınıp satıldığı belli değil. Üçüncüsü tankerlerin su taşımasına uygun olup olmadıkları hiç sorgulanmamış… Önümüzdeki yaz susuzluğa en çok maruz kalacak olan ilçe Mağusa olacak. Eğer Belediye bu taşıma işine resmen girmez yahut taşıyanları fiyatlarından taşıdıkları suya kadar denetim altına almazsa zaten sömürülüyorduk, bu kez ve beterince "su taşıyıcılarının" sömürüsüne de uğrayacağız. Şimdiden söylemiş olalım!
|
|
|
|
|
| |
21 Nisan 2008, Pazartesi |
Nail Atalay ve BM'de on buçuk yıl |
| |
17 Nisan 2008, Perşembe |
Bu ne gizlilik - su - ve pirinçle bulgur |
| |
16 Nisan 2008, Çarşamba |
Yağma yok, başaramayacaksınız |
| |
15 Nisan 2008, Salı |
Gariban Rum politikası ve DAÜ ile LAÜ |
| |
14 Nisan 2008, Pazartesi |
Nesine gülelim ve eğitimde yeni fasarya |
| |
13 Nisan 2008, Pazar |
Hükümet etmek zor zanaattır |
| |
12 Nisan 2008, Cumartesi |
Ne büyük siyasetler |
| |
11 Nisan 2008, Cuma |
"Ne oldu ama? Bir türlü anlayamıyorum!" |
| |
10 Nisan 2008, Perşembe |
Bu hallerdir ki korkutuyor bizi |
| |
08 Nisan 2008, Salı |
Hristofyas'a kim cesaret veriyor? |
|