|
Siyasi partiler iktidara geldiler mi güçlenip büyürler. Bunlar ufalanıp dökülüyorlar! Önce kendilerini iktidara taşıyan kendi kesimleri ile dalaşıp kavga ettiler. Yenileşme olması gereken "reform" odaklı sloganlarını "statükoyu yıkacağız" vaadi üzerine oturtup, "sizi gidi statükocular" dedikten sonra çıktıkları yollarda, perperişan oldular. Ne yaparsan kendine yaparsın olabilseydi, hiç sorun değildi. Oysa bunlar ne yaptılarsa halka yaptılar. SONUNCUSU ORTADA: Hem elektriğe hem de gaza zam bastılar. Zaten kaç zamandır "zam hükümetiydiler" şimdi "işte tescilli ispatı" dediler! İkisinin de hikmeti mal oluş fiyatlarıyla satış fiyatlarının birbirini tutmaması! İyi de halkın cebine giren para ile zorla kopartılan parası arasında var mı bir maliyet dengesiyle insafı? Ki yakın gelecekte bu zamların etkilemesi beklenen ötesi bilumum emtianın kaçınılmaz pahalarının faturalarını kimler ödeyecek? Kaldı ki elinizin altındaki Koop'u kullanarak tüp gaz fiyatlarını serbest bıraktık demek cevizcinin çuvalından oynamak olmuyor mu? Ki elinizin altındadır diye her yıl en büyük vergiyi o Koop'tan alıyor, en düşük kârla çalışan halkın ekonomik kuruluşunu sömürüyorsunuz! Şimdi bu Koop-Gaz'ı ötesi tüpgaz şirketleriyle rekabete sokup nasılsa aklınıza gelmiş serbest piyasa ekonomisi oyunu oynuyorsunuz! Ama etin sütün, hatta Allah'ın domatesle hıyarının baskın pahasını o piyasanın ahkâmlarına sokamıyor, milletin üç kalemlik sebze meyveye ödediği yirmi milyonlara ulaşan faturalarına aldırmıyorsunuz bile… Olanca hesabınız, "her kapıda iki üç araba var" üzerine kurulmuşluktan öte gitmiyor... O ZAMAN DA YILLAR SONRA PAHALILIĞA KARŞI on iki STÖ'ünü eyleme zorluyorsunuz. Geçmiş iktidarlara muhalefet partisi olarak yaptıklarınızın bugün size karşı ve de ayni nedenlerle yapılmakta olduğunu görüp yaşıyorsunuz! Yani bir arpa tanesi yol almamışsınız zaten UBP dönemlerinde de vardı, bugün sizin sayenizde de pahalılık vardır! Kısaca bu işi götüremiyorsunuz. İktidara geldiğinizden beridir millet yollardan kurtulup evlerine dönecek fırsatı bulmadı… Evet anlıyoruz: Schröder'in ziyareti önemlidir. Eğer sözünde durur ve KKTC'ye söz verdiğince ekonomik katkılar sağlarsa daha önemli olacaktır. Ancak böylesi ekonomik katkılar ilk defa mı oluyor? Türkiye her yıl 400 milyon dolar pompalıyor. AB mali yardım diyerek euroları emrinize amade kılıyor. Amerika, üç kişi bir araya gelse ve "biz barış için çalışacağız" dese "alın size para" demekte. Güney'de çalışan beş bin işçi her hafta Kuzey'e para taşımakta… Pekala ne olmaktadır onca akan para? Ki olanca alt yapı yatırımları da Türkiye tarafından karşılanmakta! Ölçünüz her kapının önünde iki üç araba, ev sahibi olanların yüzde altmışlara dayanmışlıkları, yurttaşın yemesi içmesi, eğlenip şişinmesi. Pkala hani ayni oranda aldığınız vergi? Oysa vergi de alamıyorsunuz ki tek bildiğiniz, yenik düştüğünüz "Hükümet etme becerisinde" zam üstüne zam bastırıp nutuklar atmak! Onu da Yutturamıyorsunuz, işte bugün on iki STÖ yollarda. Hayırını görün!
|