|
|
|
|
|
Sendikalar ve birlikler eylemler yapabilirler. Bunlardan birini de dün Hayvan Üreticileri Birliği yaptı! Ama 'hak istediğini' iddia eden birlik üyeleri, eylemi hayvanlara 'işkenceye' çevirdi. Bu işkenceyi de sırf 'para' için yaptılar. Eylemden ajanslara düşen fotoğrafların yanında eylem sırasında hayvanlara yapılan 'işkence' en hafif tabirle 'yazıklar olsun...' şeklinde açıklanabilir. Bunu daha da sert sözlerle dile getirebiliriz. Neden mi? Yanda bir resim var. Yakından bakın lütfen. Ne oluyor? Bir eşeği bazı üreticiler Meclis'in bahçesine sokmaya çalışıyorlar. Hükümete tepki verebilirler, eşek de Meclis'in bahçesine sokulabilir! Ama nasıl sokmaya çalışıyorlar? Eşeğe 'işkence' yaparak. Eşeği Meclis'in kapısından içeri sokamıyorlar. (Doğal olarak polis önlem alacak ve aldı) Tepki diyerek, eşeği demirlerin üzerinden bahçeye atmaya (!) çalışıyorlar. Atmaya çalışıyorlar!!! Yazık... Çok yazık... Sırf üç kuruş para için bu hayvana kimsenin 'işkence' yapmaya hakkı yok. Bu nasıl insanlık? Bu nasıl vicdan? O eşeğe yapılan 'işkence' alacağınız parayla nasıl eş tutulur. Bir de eşeği bahçeye atmaya (!) çalışanların suratlarına bakın... GÜLÜYORLAR... Onlar gülüyor... Eşek 'işkence' çekiyor. İnsanlık bu kadar mı öldü? Nerede hayvan hakları? Dünyada sadece insanlar mı hak, özgürlük gibi kavramlara sahiptir? Bu hayvana yapılan 'işkence'nin hesabını kim verecek? Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğluları, "Hakkımızı istiyoruz" diyor, keşke bu hakkı hayvanlara 'işkence' yaparak istemeselerdi. Böyle mi hak isteniyor? Böyle mi sendikacılık veya birlikçilik yapılıyor? Neden 'yıkmadan-dökmeden' hak isteyemiyoruz? Bu mudur yoksa 'demokrasi anlayışınız'?
sefakarahasan@hotmail.com
|
|
|
|
|
|