Meleklerin dokunuşu
MUSTAFA KEMAL KASAPOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Şubat 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İnsana, daha doğrusu insan olabilmeyi yürekten hisset-meye dair şöyle demiş Kandinski:
"Bir gün insan virgülü (,) kaybetti...
O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün "ünlem işareti"ni (!) kaybetti. Alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı. Bir süre sonra "soru işareti"ni (?) kaybetti ve soru sormaz oldu. Hiç ama hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu. Ne kainat, ne dünya ne de kendi umrundaydı. Bir kaç yıl sonra "iki nokta üstüste işareti’ni (:) kaybetti ve davranış sebebini başkalarına açıklamaktan vazgeçti. Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız "tırnak işareti" (") kalmıştı. Kendine özgü tek bir düşüncesi yoktu. Son olarak "nokta"ya (.) gelindiğinde düşünmeyi ve konuşmayı unutmuş durumdaydı."
İşte yalnızlaşan insanoğlunun yaşam serüveninde aslında bizzat kendisi hem sorunu hem de çözümü yaratmakta...
Ne ikilem ama...
Halbuki aslolan insan ve insani düşünceleri taşıyabilmektir. Gitgide yalnızlaşan insanoğlu dünyamızda ve ülkemizde, popüler kültürün de etkisiyle dayanışmak, yardımlaşmak, destek olmak unutulurken, yerlerine bireyselliğin, "ben özgürüm" mantığının ve bencilliğin konulduğu daha sık görülmekte...
Gerçekten de bunun böyle olmasına direnenleri özellikle örgüt bazında görmek ülkem adına hakkaten çok sevindirici...
Kendi ifadeleriyle toplumda "farklı gelişen" bireylerin eğitimine adanmış olan ÖZEV'in (Özel Eğitim Vakfı) kurmuş olduğu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, 17 çalışanı ile hakkikaten de çok başarılı işler yapmaktalar. Hizmetlerinin karşılığı olarak aldıkları günün şartlarına direnen ücretle, bağışlarla ve hayırsever insanların destek ve yardımlarıyla, okullarında daha iyi hizmet verebilme ve geleceğe taşıyabilme adına yüreklerinde insan sevgisini taşıyan herkesi buna ortak olmaya çağırıyorlar.  
Kurmuş oldukları komitelere katılan gönüllü insanların özverili çalışmalarıyla vakıf, hayatta kalmaktan öte örnek bir vakıf haline dönüşüvermiş. Özellikle Saydamlık Komitesi zor bir dönemeçten geçen Kıbrıs Türk toplumunu yönetenlere bir ders verecek nitelikte denetimin, şeffaflığın ve dürüstlüğün en samimi duygularla işlerlik kazanılabileceğini göstermekte... Hatta sosyal devlet olma anlayışını maalesef ama maalesef sözde yerine getiren siyasetçilere, politikacılara ve yöneticilere, verdikleri hizmetlerle toplumda yaşayan "farklı gelişen" çocuklarımıza başarılı bir şekilde inadına can siperane bir eğitim ve rehabilitasyon vermekte-ler. Bunu da devleti yönetenlerin tam gün eğitime geçme düşüncesini dillendirdiği ama bir türlü adım atamadığı hatta atma cesaretini bile gösteremediği bir ortamda, onlar tam gün eğitim yapmak suretiyle bu alandaki devletin de açığını kapatmışlar ve bunun imkansızlıklar içerisinde de başarılı bir şekilde yürütülebilineceğini kanıtlamışlar.
Buradan böylesi yardım ve desteklerin her gün artmasına sevinirken, daha fazlasının da yapılmasını tüm duyarlı vatandaşlardan diliyorum. Geliniz sizler de yüreğinizi, düzgün, bilinçli ve tutarlılıkla yüreten bu bir avuç meleklere katın.
Sanmayın ki sadece memleketimizdeki çocuklara, çocuklarımıza eğitim ve rehabiltasyon hizmeti vermekteler. Yurt dışından bu amaçla hizmet almak için gelenlere bile bunu yapmaktalar.
Çünkü işlerini sevgiyle...
Yürekleriyle...
Şefkatle bakan gözlerle...
'Ünlemi'ni (!), 'soru işareti'ni (?), 'iki nokta'yı (:), 'tırnak işareti'ni (") ve 'nokta'yı (.) kaybetmemiş insan duyarlılığıyla...
Ve en önemlisi de melek gibi dokunuşlarıyla yapmaktalar.
Saygılarımla...

   1092 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Kamuda verimlilik
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Hellim
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Kanser
  31 Mart 2008, Pazartesi   Uygunsuz gerçek
  24 Mart 2008, Pazartesi   Köprüleri Atma Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın
  17 Mart 2008, Pazartesi   Erdem
  10 Mart 2008, Pazartesi   Magnum Photos
  03 Mart 2008, Pazartesi   Örnektik
  25 Şubat 2008, Pazartesi   IV. güç basının (medya) rolü
  18 Şubat 2008, Pazartesi   İskele ve gelecek