Sorun türbanda değil Anayasa'dadır! (1. Bölüm)
Mehmet S. Bayramoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu yazıdan bir çoğunuz hoşlanmayabilirsiniz! Ama bu benim size yalan yanlış yazdıklarımdan değil sizin gerçeklerle yüzleş-meye ne kadar hazır olduğunuza bağlıdır.
Karşınıza ev ödevimi yaparak çıkıyorum...
Üniversitelerde türban konusu, buz dağının suyun üzerindeki görünen küçük bir kısmıdır. Esas sorun İslam dininin Anayasası ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasası arasındadır.
TC'nin 1982'de yazılmış bir Anayasası vardır. TC'nin kuruluşundan sonra 4 defa yenilenen bu son Anayasa Atatürk devrim ve ilkelerine sıkıca bağlı bir kurallar kitabıdır. Dinimiz İslam'ın da bir Anayasası vardır. Kuran-ı Kerim... İlk defa XV. yüzyılda el yazısı ile kağıda dökülmüş bir Anayasa kitabı.
Bugün kullanımdaki 1982 TC Anayasası Türkçe'dir. Esası 177 Madde ve takriben 15.000 kelime ile okunaklı ve anlaşılması kolay bir kitaptır. Kuran-ı Kerim ise uzun dönemlerden gelmiş, bugünkü şekline en yakın ve de matbaa ile ilk defa resmi bir şekilde 1925'de Kahire'de Arapça olarak basılmıştır. Kuran-ı Kerim 114 Sure (bölüm), 12.503 Ayet (madde) ve takriben 200.000 kelimelik dev bir eserdir.
İlk defa 2002 yılında J. M. Rodwell'in (1909) Arapça'dan İngilizce'ye çevirdiği 'The Koran' kitabını okudum. Çok zorlandım. Bu benim İngilizce bilmememden değil karmaşık yazılanları anlamaktaki güçlükten kaynaklanmaktaydı. Bitirince, 'herhalde bu tercümeyi birileri insanları İslam diniden soğutmak için hilekarlıkla yazmıştır!' diye düşündüm. Ertesi yıl Marmara Üniversitesi, Prof. Dr. Ali Özek ve heyetinin hazırladığı 'Kuran-ı Kerim ve Türkçe Açıklamalı Meali' kitabını okudum. Bu da Rodwell'inkine çok benziyordu ama bir farkla. Devamlı şekilde dipnotlar ile orijinalde yazılanları açıklamaya yönelik eklemeler içeriyordu. (Not: Rodwell'in baskısı ilk Arapça baskıdan 16 yıl önce gerçekleşmiştir)
Peygamberimiz Hz. Muhammed ebedi istirahatına 7 Haziran 632'de varmıştır. İlk defa Kuran-ı Kerim'in toparlanması Halife Hz. Osman'ın gayretiyle 650 yılında başlamıştır. Toplananlar Hz. Muhammed'in aktardıklarının bitki yaprakları, taş ve mermer üzerine ve deri parçalarına yazılanlardan ve zihinlerde tutulanlardan ibaretti. Yani bu kadar dev bir eserin kağıt ve matbaa olmadan toparlanması o devirde mümkün değildi. Anlayacağınız 632 yılından 1450 yılına kadar 800 küsur yıl İslam bilginleri Kuran-ı Kerim'e uygun gördükleri bilgileri ekleyerek el yazısı ile kağıda dökmüşler ve ilk cildini çıkarmışlardır. Tabii 1925'te  matbaa ile resmi olarak basılıncaya kadar da ekleme ve düzeltmeler muhakkak yapılmıştır.
Elimizdeki veriler XV. yüzyılda elle Arapça yazılan ve XX. yüzyılda matbaaya verilen bugünkü Kuran-ı Kerimin VII. yüzyılda Hz. Osman'ın toparladığı yazılı metinden yüz misli fazla olduğu yönündedir. İşte bugün Kuran-ı Kerim'in karmaşık, zor anlaşılabilir ve tekrarlardan ibaret olması bu tarihi gelişmelere bağlıdır.
Kuran-ı Kerim'de öngörülen sadece bir inanç değil bir yaşam biçimidir. Müslümanlar için giyinmesi, davranışları, düşünce tarzı, cezai ve ticari kurallar içeren tarihsel anlatımla karışık bir farz (mecburi) kitabıdır. Kuran-ı Kerim İslam'ın değişmeyen mutlak Anayasasıdır. Ve maalesef üzülerek belirtmeliyim ki İslam'ın Anayasası ile TC'nin Anayasası birbiri ile çelişkiler ve zıtlıklar içermektedir. Türban da onlardan biridir.
İslam'ın Anayasası 'başını örteceksin' diyor, TC'nin Anayasası 'başını açacaksın' diyor.
Hangisi doğrudur? Cevabı size haftaya yine bu sütundan aktaracağım.
Not: Eğer buraya kadar okuduklarınızdan hoşlanmadıysanız gelen hafta okuyacaklarınızdan hiç hoşlanmayacaksınız!         Kalın sağlıcakla...

   1311 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Hristofiyas yüzümüze tükürmeye başladı!
  13 Nisan 2008, Pazar   Lokmacı’yı kim ödeyecek?
  06 Nisan 2008, Pazar   "Kıbrıs'ın esas yerlileri eşeklerdir" (2. bölüm)
  30 Mart 2008, Pazar   "Kıbrıs'ın esas yerlileri eşeklerdir!" (1. bölüm)
  23 Mart 2008, Pazar   Talat osmosisin kapısında!
  16 Mart 2008, Pazar   İçi çürük bir elma!
  09 Mart 2008, Pazar   Londra'daki yabaniler!
  02 Mart 2008, Pazar   Rumlar yine aptallık etti!
  24 Şubat 2008, Pazar   İslam’da Reform şarttır! (3. Bölüm)
  17 Şubat 2008, Pazar   Sorun türban değil İslam'ın Anayasasındadır!