Hey gidi Amerika
Özcan Özcanhan

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cumhurbaşkanı Bush, Savunma Bakanı Robert Gates;
Sizleri daha bilmeyenler var. Sizlerin büyüklüğünü ve gücünü anlamak istemeyenler çok. Hele Türkiye’nin medyası her olayı abartarak dünyayı ayağa kaldıran gazetecileri!
Olur mu abilerim?
Siz neymişsiniz meğer de, bizdeki bazı uzmanlar, sivri zekalılar, danışmanlar görememişler.
Sizin gücünüzü anlatmaya çalışalım....
Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku dağıldıktan sonra, küre-i arz üzerinde tek süper güç olarak kaldığınızı kanıtlayalım.
Afganistan Sovyet işgali altında iken Afgan Mücahitlere yardım ettiniz, Sovyet güçlerini oradan söküp attınız ve kendiniz yerleştiniz. Hem de silah zoru ile...
Saddam Hüseyin'i Kuveyt'e saldırttınız, sonra 'oradan çıkınız' dediniz. Çıkmak istemeyince de dünyayı Saddam'ın başına yıktınız, Irak'a girdiniz, işgal ettiniz.
Siz, İsrail'i Ortadoğu'da uydunuz haline getirdiniz, güçlendirdiniz ve bölgenin başına bekçi ilan ettiniz. Filistin topraklarını işgalini ve oralarda yerleşim yerleri kurmasını desteklediniz. Sonra, Şatilla kasabı diye bilinen Ariel Şaron'a 'Gazze'den çık' dediniz. Dikilecek oldu. Ültimatomu dayadınız alnına. Çıkmak mecburiyetinde kaldı. Yerleşim yerlerini vatan yaptıklarına inanan Yahudiler oralardan çıkmak istemeyince de karşılarına kendi toplarını ve tanklarını sıraladı. Zorla onları 38 yıllık evlerinden çıkarttırdınız.
Suriye Lübnan'a yerleşti. 'Çıkınız' dediniz. Çıkmak istemedi. Bastınız ihtarı. Üç gün içinde Suriye birlikleri Lübnan'ı terketti. Kosova'yı bağımsızlık ilan etmeye hayladınız. Ettiler. İlk tanıyan oldunuz. Şimdi Balkanlar'da kan gövdeyi götürmek üzere. Sizler de oralara da girmeye hazırsınız. Zaten NATO güçlerini oralara soktunuz.
Siz neymişsiniz de hala sizi tanımayanlar var.
Halbuki siz kaç kez açıkladınız. Girdiğiniz yerlere hep özgürlük, insan hakları, demokrasi (!) götürmek için kan döktünüz, vurdunuz, yıktınız. Kimseye kulak vermediniz. Ne Birleşmiş Mİlletler kararları tanıdınız ne AB uyarıları... Bildiğinizi yaptınız, kimseye, hatta kendi halkınıza bile hesap vermediniz.
Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan 11 Eylül saldırısını bahane ederek dünya üzerinde terör yaratanları dize getirmeye kalktınız. PKK'nın da terör örgütü olduğunu sonunda kabul ettiniz ve Türkiye ile işbirliği yapma sözü verdiniz.
Türk Silahlı Kuvvetleri PKK kamplarını temizlemek için Kuzey Irak'a girerken yardımcı olacağınızı, hedefleri tespit ettiğinizi ve yalnız oraları bombalamasını uygun gördüğünüzü açıkladınız. Türk Silahlı Kuvvetleri çok zor koşullar altında başlattığı temizlik operasyonunu daha tamamlamadan, 'Irak'tan çıkınız' emri verdiniz. Kürtlerin Kuzey Irak'taki yerel yönetimi ve peşmerge ile yaptığınız gizli anlaşmalarla, Türkiye'yi zora soktunuz. Ve nihayet Türkiye'ye gönderdiğiniz Savunma Bakanı Gates, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'tan çıkmasını diplomatik lisanla, belki de emirle istedi.
Onca evlat şehit verilirken, PKK yuvaları daha kökünden temizlenmeden Bush yönetimi ve ABD ileri gelenleri operasyonların durdurulmasını sağladı.
Bu ani gelişme karşısında zor durumda kalan Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, neredeyse galeyana gelen Türk halkını ve abartma şampiyonu, sorumsuz-luk örneği Türk medyasını yatıştırmakta güçlük çekti. 'Çekilme kararını biz verdik' dediler. Ama kimseyi inandıramadılar.
Kanımca kan dökülmesinin durması nereden bakılırsa bakılsın olumlu bir gelişme. Çünkü cana can, kana kan, göze göz, dişe diş mantığı çok tehlikelidir ve siyasi sorunların çözümlenmesini çok daha zorlaştırır. Kaybedilen can ve mallara da yazık olur.
Bush ve Gates maalesef şu anda dünya üzerinde istediklerini, her yerde yaptırabiliyorlar.
1974 Kıbrıs Harekatı'nda da 'o zamanki ABD Dışişleri Bakanı Kissinger izin vermemiş olsa idi Türk Silahlı Kuvvetleri müdahale harekatını başlatamayacaktı' diyenler sonunda haklı çıkmadı mı? Rahmetli İnönü daha önceleri, garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs'a müdahaleye kalkışınca Cyrus Vance Ankara'ya gidip ültimatom vermedi mi, Türkiye'yi durdurmadı mı?
1974'te ABD Yunan Cuntasını akıllandırmak için Türkiye'yi sanki de görevlendirdi ve garantör Türkiye adaya çıktı. 1974'ten beri Kıbrıs toprakları üzerinde konuşlanan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yarın adadan çekilmesini de isteyemez mi Amerika'nın güçlü yöneticileri? Göreviniz tamamlandı, garantörlük göreviniz yerine getirildi, artık Kıbrıs'ta işiniz yok. 'Bizim ve Avrupa Birliği'nin arzu ettiği formül çerçevesinde sorun çözümlenecek ve sizin yerinize, adaya bizim askerlerimiz, NATO birlikleri yerleştirilecek' diyecek olan Amerika'ya kim karşı çıkacak? Bir zamanlar Başbakan Erdoğan'ın da işaret ettiği gibi, "kuzu kuzu çekilecek" değil mi Türk askerleri Kıbrıs'tan?
Kıbrıs Türklerini, Papadopulos'u, Hristofyas'ı Amerika'nın dinleyeceğini mi zannediyoruz? ABD şu anda dünya üzerinde tek süper güçtür. İstediğini yapmaktadır ve yapacaktır. Çünkü işbirlikçileri de çoktur. Tâ ki karşısına başka bir süper güç çıksın. Çin gibi, Japonya gibi, mesela. Belki bir gün Rusya ve Putin de kafa tutma gücünü kazanır Çin ve Japonya ile birlikte Amerikaya 'dur' der.
Evet, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk ulusu güçlüdür, Türk Silahlı Kuvvetleri kahramandır, fedakardır ama...
ABD oyunları, ABD Dolarları, ABD ve AB kuralları, NATO taahhütleri karşısında sonsuza dek direnemez, başkaldıramaz.
Hele hele her geçen gün artmakta olan dış borçlarına bir de harekatların maliyetleri eklenince ABD, AB, Dünya Bankası, Dünya Para Fonu Türkiye'ye hiç acımaz. Ekonomisini bir günde yerle bir eder... Ondan sonra da pirincin taşını ayıklamak kolay olmaz.
İşte Amerika'nın gücü. İşte anlayabildik mi şimdi önümüzdeki gerçekleri?

   457 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Haralambus'a kulak ver Başkan
  17 Nisan 2008, Perşembe   İngiltere garantörlük görevini tekrar mı yeniledi?
  15 Nisan 2008, Salı   Sıraya girdiler, sonu hayır getire
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  11 Nisan 2008, Cuma   Geçmişi deşmeyelim geleceğe bakalım
  10 Nisan 2008, Perşembe   İngiliz-Türk-Rum kültürü karışımı
  06 Nisan 2008, Pazar   Su, lokma, barış
  03 Nisan 2008, Perşembe   Pascoe de geldi gitti
  02 Nisan 2008, Çarşamba   Medya için