Bet ofisler, umuda yatırılan
Özcan Özcanhan

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu yazımı Ağustos 2007 de  uzun bir araştırmadan sonra yazmıştım. Konunun ciddiyeti ve endişelerim beni harekete geçirmişti. Bizzat bu bahis ofislerine, bet-shop, bet office, bookie dedikleri mekanları dolaştım, para da yatırdım, bahis tuttum ve hep kaybettim.
Dün, Raif Örtunç dostumun da konuya eğilişini görünce ve onun da endişelerini çok haklı bulduğumdan, aylar önce kaleme aldığım bu ciddi sorun hakkındaki yazımı-yorumumu ufak tefek düzeltmelerle, yeniden yayınlamayı yerinde buldum. Umarım ilgi ile izleyeceksiniz ve ilgili makamları uyararak harekete geçireceksiniz. Kimileri para kazanacak diye, aileler, ocaklar dağılıyor, çoluk çocuk aç, bilaç, sırtsız barksız bırakılıyor. Ve de bazı yetişkinler durmadan paracıklarını bu kumara atıyor...
**
KUMARIN BİR DİĞER MEKANI
"Book makers", bookie"ler, "bet officeler" olarak tanınırlar İngiltere'de...
Bizim buralarda da tahmin yapma, bahis tutma, para kazanma umuduyla paraların yatırıldığı  salonlar olarak isimlendirilen yerlerdir.. Bazılarına da sporting kulübü diyenler bile var... Ama, bunun neresi spor. Buna düpedüz kumar denmez mi?. Bu mekanlar genellikle paracıkların kaybedildiği merkezlerdir.
Buralarda nadiren kazananlar da olmuyor değil.
Sürekli kazananlar bu yerleri çalıştıranlar ve devlettir...Casino- larda olduğu gibi... Devletin vergi toplama daireleridir. Onu da eğer tam anlamı ile başarır ve vergileri tahsil edebilirse...!
Son  günlerde bol bol zamanım oldu ve bu yerlere uğradım.. Saatlarca oturdum... Tahmin yaptım... Bedava sunulan ikramlar.. çay, kahve, meşrubat aldım...  Çoğu kez kaybettim.
Köpekler (tazılar), atlar, beygirler, taylar yarışıyor..
İngiltere’de, Almanya’da, Fransa’da, Güney Afrikada, Arap Emirlikleri’nde vs.... Anında bunlar izlenebiliyor ve para yatırıp tahminde bulunuluyor... Bahis tutarken kazandığınız takdirde hangi at veya köpekten ne kazanacağınız önceden ilan ediliyor... Dev ekranlarda , bilgisayar ve internet aracılığı ile katılıyor, umutla kazanmayı bekliyorsunuz...
Yalnız tazı ve at koşularına değil... Futbol maçlarına da, tenis, ve diğer spor müsabakalarına da.. Kimler kazanacak? Hangi kulüp veya sporcu? Bire kaç ödeniyor? Kazandığınız takdirde ne kadar para alacağınız hesaplanıyor... Değişik  bahis tutma yöntemleri var. Spor müsabakalarında ilk golü kim atacak, devre arası skor, maç sonu skor, galib takım... Tazılarda, atlarda ganyan, ikili, üçlü, dörtlü vs...
 Bu işte de uzmanlaşmış insanlar, meraklılar, hatta hastalar da diyebileceklerimi gördüm, tanıştım... Sordum öğrendim... Sonunda hep kaybeden  oldum..
Girişlerde , kapılarda, etrafta kocaman  yazılar... Bilmem kaç yaşın altında olanlar giremez.. Tabii bahis de tutamaz. Ama , girmeden de tutanlar var... Bu işin hastası çok. Kolayca para kazanabileceklerini zanneden nice  üniversite öğrencisi (bazıları kız arkadaşlarını da getiriyor), işçi, amele vs... ile tanıştım. Aralarında iş adamları, sporcular da bulunur. Sordum. Ne yapı-yorsunuz? Kimileri vakit geçirmek için, kimileri zevk aldıkları için, çoğu dar gelirli işçiler de büyük paralar kazanmak için ordalar. Umut kapılarında...
Çoğu yabancı.. Hatırı sayılır sayıda Kıbrıslılar da var...
Hataylılar, Mardinliler, Trabzonlular....Genelde çoğu şikayetçi.. "Kaybediyoruz abi...."
Kazanan da oluyor.
"Seyfettin, Sülo, Apo  geçende bir YTL ile  bir buçuk milyar kazandı. Ahmet, Mehmet, Ramadan, Biray, Hüseyin, Maşeler, Cabacada da şu kadar oynadı şu kadar aldı... Ama sonunda hepsi dönüp yine yatırıyor ve kaybediyor... Bu işin ustası, uzmanı olduklarını zannedenler ellerindeki programları, atların, itlerin, köpeklerin, sporcuların, kulüplerin, takımların durumlarını inceliyor, para miktarını hesaplıyor, doğru tahmin sonucu kaza-nabileceği meblağı değerlendiriyor. Bizlere de bazen tahmin, hatta tüyo veriyorlar. Nerden aldıklarını bilemiyoruz. Galiba cep telefonları ile İngiltere’den haber alıyorlar. Ama sonunda hepimiz kaybediyoruz. Kimse bu yerlerden para kazandığını iddia etmesin. Kazansa da dönüp buralarda  o paracıkları kaybediyorlar..." ifadelerini işittim, gördüm ve yaşadım....
Heyecan ve zevkle yarışları izleyenler, maçları canlı yayında bahis tutarak, bağıra çağıra, bazen de yandakilerle tartışarak seyrettiklerine tanık oldum. "Yürü be beş numara, yürü Makoy, yürü Sanders, sıkma bırak atı, koş. Vay O..bu çocuğu, satılmış coki .... vur Tuncay, şut Hakan, kes Mondragon, yuh be, goooolll... Allah kahretsin, Belasını versin... yine kaybettik... haykırışları...
Giderek  müptelası oldum bu yerlerin ve ortamın... Tutku haline geldi. Hemen hemen her gün bu yerlere uğramadan edemiyorum.. Şimdi anlamaya başladım.
Kaybettikce, belki bu gün kazanırım, kaybımı telafi ederim, zararı çıkartırım umudu ile genci de ihtiyarı da, çalışanı da, emeklisi de, öğrencisi de, memuru da,  işsizi de umut kapılarında.
Bu kapılar  o kadar bol ki....
Eminim ,sizlerin mahallelerinde de, köşe başlarında, cadde-
lerde vs. mutlaka bir iki tane vardır....
Bu yerlerde dönen paranın miktarını, işletenlerin kasalarına gireni, devletin payını, buralarda istihdam edilenleri, bilmem hiç hesaplayan oldu mu?
Gördüğüm kadarı ile, bir sektör oluşmuş. Bu işten ekmek yiyenler olduğu gibi, büyük kayıplara uğrayan, bazan kazananlar da oluyor.
Bet ofislerin, "casino"lardan farkı nedir? Hepsi de şans oyunları yolu ile para kazanmak veya kaybetmek değil midir? Kumar yasak deniyor. Kumarı  önlemek için yerli insanlar casinolara sokulmuyor. Yapılan polis baskınlarında şu kadar kişi yakalandı diye polis bültenlerinde okuyoruz. Kahve köşelerinde birkaç liralık kağıt oyunu oynayanlar "kumar oynadı" diye tutuklanıyor, mahkemeye çıkartılıyor, ceza yiyor.
Casinolar, bet ofisler ve oralarda oynanan şans oyunları cimnastik mi?
İnsan sağlığına faydalı sporlar mı? Elbette değildir. Kumarın daniskası değil mi?
Dahası insana para ve zaman kaybettirdiği gibi, sağlık da kaybettiriyor, sinir ve moral bozuyor. Bazı dar gelirlilerin ailelerini ve geçincelerini bile berhava ediyor. Bunlar bilinmeyenler değil. Ama, yine de bir sektör oluşmuştur. Ve bundan büyük rant sağlayanlar vardır. Devlet de dahil. O nedenledir ki bu iş o kadar yaygınlaşmıştır. Bu iş dünyanın gelişmiş ülkelerinde çok daha yaygındır ve normal karşılanmaktadır. Yavaşça da bütün dünyaya da yayılmaktadır. İş o kadar ileriye vurmuştur ki, evinizden,iş yerinizden, olduğunuz yerden uydu aracılığı, bilgisayarlar, internet, cep telefonları vs... ile bile bahis tutulabiliniyor.
Kazanmak umudu hep ağır basıyor.
Bu işin, sektörün, getirisi, götürüsü araştırmaya, incelemeye değer düşüncesindeyim. Belki de tez olarak  üniversitelerde ele alınabilir.
Hiç olmazsa, devlet tarafından, müfettişler tarafından sıkı denetim altında tutulsalar ve toplanan vergilerle daha faydalı sahalara, örneğin alt yapılara; spor tesislerine, yol, elektrik, telefon, köprü vs... yatırımlar yapılsa fena mı olur?
 Bilemiyeceğim. Varsın uzmanlar ve ekonomisler bu işe kafa yorsunlar. Emek ve zaman harcamaya değer.

   745 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Haralambus'a kulak ver Başkan
  17 Nisan 2008, Perşembe   İngiltere garantörlük görevini tekrar mı yeniledi?
  15 Nisan 2008, Salı   Sıraya girdiler, sonu hayır getire
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  11 Nisan 2008, Cuma   Geçmişi deşmeyelim geleceğe bakalım
  10 Nisan 2008, Perşembe   İngiliz-Türk-Rum kültürü karışımı
  06 Nisan 2008, Pazar   Su, lokma, barış
  03 Nisan 2008, Perşembe   Pascoe de geldi gitti
  02 Nisan 2008, Çarşamba   Medya için