Atina'dan Ankara'ya
Özcan Özcanhan

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Ocak 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yunanistan Başbakanı Karamanlis, son dakika bir erteleme olmazsa, bugün Türkiye'de olacak. Atina'dan Ankara'ya önemli sorunları görüşmeye ve ciddi mesajlar vermeye gidecek.
TC Başbakanı Tayip Erdoğan'ın Atina'ya yaptığı ziyarete 'bir iade-i ziyarette bulunacak', deniyor. Ama, kanımca, bu önceden ayarlanmış ziyaret sırasında;
a) Ege'de balıkçılar ve doğal kaynaklar
b) Kardak kayalıkları gerginlikleri
c) Kıbrıs sorunu
d) Türkiye'nin AB üyeliği
e) Teröre karşı işbirliği
f) Karşılıklı ekonomik, siyasi, askeri konularda
dayanışma mutlaka ele alınacak.
İki ülke arasındaki, geçmiş tarihten kalma sürtüşmelerin, gerginliklerin, uzlaşmazlıkların ve sıcak çatışmaların her iki ulusa da, çok yakın iki komşuya da, büyük zararlar verdiği ve de vereceği bilindiği halde, hala daha, karşılıklı güvenin yaratılmamış olması çok düşündürücüdür.
Her iki ülke de NATO'nun en sadık elemanlarındandır. Fakat, yaşadıkları sorunlar bir türlü halledilmemiştir. Kıbrıs yüzünden de savaşmışlar, Kardak kayalıkları konusunda da bir kez daha savaşın eşiğine gelmişlerdir.
Umarım iki devlet adamı samimi ve olumlu bir atmosferde, iyi niyetle, ulusları arasındaki ciddi sorunlara gerçekçi çareler üretmeye çalışırlar ve popülizmden kaçınırlar.
Onların alacakları kararlar ve izleyecekleri politikalar kesinlikle Kıbrıs'a da yansıyacaktır. Çünkü, her iki ülke de Kıbrıs Cumhuriyeti'ni, orada yaşayan halkların haklarını ve adanın toprak bütünlüğünü garanti edenlerdendir.
Sömürgeci İngilizin-Fransızın-İtalyanın oynadığı oyunlar sonucu Rodos'u, Girit'i, Oniki Adaları Yunanistan'a bırakan Türkiye, Kıbrıs'ta da ayni oyunun sergilenmesini önlemiştir. Önlediği için de "işgalci", "istilacı" ilan edilmiştir. Halbuki, TC hükümetleri ve Silahlı Kuvvetler yetkilileri çok kez açıklamıştır.
"Kıbrıs'ta adil, kabul edilebilir, kalıcı bir anlaşma olduğu anda askerlerimizi geri çekeceğiz" demiştir.
Kıbrıs konusunda, son Annan Planı'nda da bu askeri güçlerin sayısına ve ada üzerindeki mevcudiyetine de boşuna yer verilmiş değildir. Anlaşmaya varıldığı anda Kıbrıs'ta konuşlandırılabilecek, daimi asker mevcudiyeti belirlenmiştir. Yine de tarafların uygun görüp kabul edebilecekleri asker ve kuvvet konusu kendilerine bırakılmıştır.
Fakat, Yunanistan, Kıbrıs Rumları'nın sürekli silahlanmalarına göz yummakta ve hatta desteklemektedir. S-300 füzelerinin Kıbrıs'a yerleştiril-mesine sert tepki gösteren Türkiye, bu füzelerin Girit adasına aktarılmasına yeşil ışık yakmıştı, ama, bu kez Kıbrıs'a yeni karadan-karaya, karadan-havaya füze sistemlerinin kurulmasına umursamazlık edemeyecek ve Karamanlis'e bu hususu açıkca bildirecektir.
Erdoğan-Karamanlis görüşmelerinin hayırlı sonuçlar vermesi en büyük temennimizdir.
***
PAPADOPULOS'A HUZUR YOK
Güney'deki Cumhurbaşkanlığı seçimi tarihi (17 Şubat 2008) yaklaştıkça üç büyük aday arasındaki tartışmalar, suçlamalar ve gerginlikler dozunu artırarak sürmektedir.
AKEL Genel Sekreteri, Meclis Başkanı Hristofyas bir yandan, DİSİ lideri Anastasiades ve adayı Kasulides diğer yandan Papadopulos'u yaylım ateşine tutmuşlardır. Papadopulos'un en büyük destekçisi EDEK lideri Omiru ve eski EOKA'cılar kalmıştır.
Yapılan anketler de Papadopulos açısından hiç de memnuniyet verici değildir. Hristofyas ense-sinde, bir nefeslik uzaklıkta. Kasulides de öyle. Papadopulos'un hataları, ihale usulsüzlüklerindeki rolü, dağılan Sovyetler Birliği'nden ve eski Yugoslavya'dan kaçırılıp Kıbrıs'a aktarılan para-ların bir kısmının onun çevresine aktarıldığı, doğalgaz ve bazı banka konuları Papadopulos'a zor anlar yaşatıyor. Bir diğer bombardıman konusu da Annan Planı'nın reddedilmesinde oynadığı roldür. Binlerce Rum'un köylerine  ve mallarına dönmesini, Türk askerlerinin ve Türkiye'den getirilen göçmenlerin adadan geri gitmelerini Papadopulos önlemiş diye suçlanıyor. Eski defterler açılıyor, kirli çamaşırlar ortaya seri-liyor. Muhalif gazeteciler de Papadopulosu yıpratmak için ellerinden geleni yapıyor. Ünlü gazeteci-yorumcu Lukas Haralambus da Papadopulos'u sürekli eleştirenler arasında yerini alıyor. Haralambus, onunla da kalmıyor, gelmiş geçmiş Rum siyasi liderlerin izledikleri politikalara işaret ediyor. Ve, Papadopulos'u da ileriyi görememekle, hiçbir çözüm peşinde koşmamakla, halkı aldatmakla ve uyutmakla suçluyor.
Papadopulosun iki kesimli, iki halklı, siyasi eşitliğe dayalı bir çözüme de yanaşmadığını, çünkü bu çözümün ne demek olduğunu, avantaj-larını bile anlama kabiliyetinden yoksun olduğunu ve 8 Temmuz anlaşmasını halkına büyük bir zafermiş gibi sunmaya çalıştığını iddia ediyor.
***
BM'nin, sanki de çok umurundadır. Papadopulos'a göre Kıbrıs'ta Rum tarafının haklılığını savunuyormuş. Hikaye. Kıbrıs'ta taraflar nasıl anlaşırsa anlaşsın, isterse boyunlarına birer taş bağlayıp denize atlasın boğulsun. BM buna da 'evet' der ve de Kıbrıs başbelasından kurtulmuş olur. Evet, BM bu hava içindedir. AB de Kıbrıs Rumları'nın kara gözü kara kaşı için Türkiye gibi güçlü bir devleti ve ulusu karşısına alacak değildir. O nedenle Papadopulos kimseden medet ummasın. Erdoğan-Karamanlis görüşmelerinden çıkacak sonuca göre yol haritasını son anda değişirse, Papadopulos belki yeniden seçim kazanabilir. Lefkoşa karar verir, Atina destekler diye böbürlenerek hava atmaya çalışırsa, Papadopulos bu seçimi kesinlikle kaybeder. Zaten, şu anda, konuştuğum Rum dostlar Hristofyas'a daha fazla kazanma şansı veriyor. Bakalım Amerika, İngiltere, Yunanistan, Rusya ve AB ileri gelenleri hangi ata oynayacak. Bunu da Karamanlis-Erdoğan görüşmeleri sonrasında kısmen de olsa, görebileceğiz.
Nereden bakılırsa bakılsın Papadopulos'a huzur yok, sıkıntı çok.

   530 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Haralambus'a kulak ver Başkan
  17 Nisan 2008, Perşembe   İngiltere garantörlük görevini tekrar mı yeniledi?
  15 Nisan 2008, Salı   Sıraya girdiler, sonu hayır getire
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  11 Nisan 2008, Cuma   Geçmişi deşmeyelim geleceğe bakalım
  10 Nisan 2008, Perşembe   İngiliz-Türk-Rum kültürü karışımı
  06 Nisan 2008, Pazar   Su, lokma, barış
  03 Nisan 2008, Perşembe   Pascoe de geldi gitti
  02 Nisan 2008, Çarşamba   Medya için