Farkı tecrübe
Levent Tezel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Namağlup lider Gönyeli, lig sonuncusu Gençler Birliği önünde galip geldi. Galip geldi gelmesine ama, belki de son haftalarda en fazla zorlandığı, en temposuz futbolunu oynadığı karşılaşma dünkü karşılaşma oldu diye düşünüyorum.
Dünkü maçı Gönyeli kazandıysa bunu, takım olarak rakibi Gençler Birliği'ne göre daha tecrübeli futbolculardan kurulmuş olmasına borçludur.
Zaten dünkü maçın geneline baktığımızda lig sıralamasını bilmeyen birisi, dün sahada mücadele eden iki takımdan birinin ligin namağlup lideri, diğerinin de kendi sahasında maç kazanamayan lig sonuncusu Gençler Birliği olduğuna inanamazdı.
Gerçekten de lig sonuncusu Gençler Birliği, lider karşısında 90 dakika çok iyi mücadele etti. Gençler Birliği futbolcuları, kaybedecekleri birşeyleri olmadığının bilinciyle sahada ellerinden gelen mücadeleyi gösterdiler.
Ancak yukarıda da ifade ettiğim gibi iki takım arasındaki tecrübe farkı, dünkü maçın sonucunu ortaya çıkaran en önemli faktörlerden biridir diye düşünüyorum.
Maça Gönyeli anlaşılmaz bir stres ve baskı altında başladı. Bu stres, 19'da Jamil'in rakibi Cem'e dirsek atıp takımını sahada 10 kişi bırakmasına kadar da vardı. Gönyeli'nin çok erken sayılabilecek bir dakikada 10 kişi kalması, Gençler Birliği için önemli bir avantajdı.
Ancak tecrübe farkı, burada da kendini gösterdi. 30. dakikadan sonra ilk devrenin bitimine kadar Gönyeli, sahada Gönyeli gibi oynayınca bunun semeresini kaptanının ayağından bulduğu golle gördü. Gol öncesinde de Jacgues'in iki yüzde yüzlük pozisyonda topu direğe ve kaleciye nişanlaması Gönyeli adına şanssızlıktı.
İkinci devrede Gençler Birliği gol için her şeyi yapmaya çalıştı. Çok adamla rakibinin üzerine gitti. Ancak bu anlarda da Gönyeli, tecrübesini konuşturarak bir eksik futbolcunun nasıl avantaja dönüştürüleceğinin uygulamalı dersini verdi diye düşünüyorum.
Bu devrede İyi kapanan ve ayağa paslarla oyun kontrolünü elinde tutmaya çalışan lider, kalesini iyi savunduğu gibi rakip kaleye yaptığı ani ataklarda da pozisyonlar buldu.
Sonuçta lider Gönyeli, zorlandığı maçta tecrübesi ile üç puanı aldı götürdü. Gençler Birliği'ne ise artık ikinci kümenin yolu göründü gibi. Ancak küme düşmek önemli değildir. Her takım küme düşebilir. Önemli olan Gençler Birliği futbolcularının dünkü maçta olduğu gibi kalan her maçta, ellerinden gelen onurlu mücadeleyi sahaya yansıtmalardır. Gençler Birliği futbolcularının da bunu yapacak kapasitesi vardır diye düşünüyorum.
Maçın hakem üçlüsü, genel anlamda vasat bir yönetim gösterdi. Yan hakem Sertan Alkın'ın Jamil'in Cem'e dirsek attığı pozisyonda orta hakem Murat Sapsızoğlu'nu uyarması ve Jamil'in kırmızı kartla oyun alanı dışına gönderilmesi doğru bir karardı. Ancak bu pozisyonun hemen ardından Ronald'ın ceza alanında düşürülmesinin tartışmaya açık bir pozisyon olduğunu belirtmek istiyorum. Orta hakem Murat Sapsızoğlu iyi niyetliydi. Gördüğünü çalmaya çalıştı. Pozisyonları yakından takip etti. Ancak Jamil'e gösterdiği kırmızı kart sonrasında bana göre Murat hoca, bu pozisyonun çok fazla etkisinde kaldı.  Bunun da maç içinde verdiği tüm kararlara yansıdığını ifade etmeliyim...

   476 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  30 Mart 2008, Pazar   Adı var kendi yok derbisi
  27 Mart 2008, Perşembe   Şampiyonluğu yaşamak
  24 Mart 2008, Pazartesi   Ozanköy, hak ederek...
  23 Mart 2008, Pazar   Amaç yok, futbol da yok
  17 Mart 2008, Pazartesi   Antrenman maçı
  16 Mart 2008, Pazar   Mücadele var, futbol yok
  13 Mart 2008, Perşembe   Gönyeli bayram, Kaymaklı hüsran
  03 Mart 2008, Pazartesi   Saha içi disiplini şart
  25 Şubat 2008, Pazartesi   Uyuduk, uyutulduk
  18 Şubat 2008, Pazartesi   Çamurda dans