|
Güney Kıbrıs'taki birinci tur seçim sonuçlarının belli olmasından sonra, okurlardan ve dostlardan sayısız telefon aldım... Soruyorlar: 1-Papadopulos'un kaybetmesi, Kıbrıslı Rumların 'çözüm mesajı' olarak algılanabilir mi?.. 2-Hristofyas mı bizim için daha iyi, Kasulidis mi?.. 3-Bu durumda Rum mülklerinin durumu ne olacak?.. Birinci soruya yanıtım şöyledir: Papadopulos'un kaybetmesi, evet Kıbrıslı Rumlardan bir mesajdır...Ancak, seçim sonuçlarını sadece buna bağlamak da doğru değildir... Neden?. Çünkü Kasulidis'in aldığı oylar, DİSİ'nin diğer seçimlerde aldığı oylara yakındır. Hristofyas'ın aldığı oylar da AKEL'in diğer seçimlerdeki oy oranına yakındır... Öyleyse Rum seçmenlerin büyük bir çoğunluğu, bağlı olduğu partinin adayını destekledi... Bir kısmı da, Taksim tehlikesinden korktuğu için Papadopulos'a oy vermedi... Özellikle Kosova'nın bağımsızlık ilanı, korkuyu artıran bir nedendi... Gelelim ikinci sorunun yanıtına... Hristofyas mı bizim için daha iyi, Kasulidis mi?.. Bu konuda çok sağlıklı bir değerlendirme yapmak zordur... Önemli olan, liderlik koltuğuna oturacak kişinin, Kıbrıs'ın iki topluma ait olduğunu kabul etmesi, Kıbrıslı Türklere paylaşımı içine sindirmesi ve bunca ayrılıktan sonra meydana gelen 'doğal gelişmeleri' bir anda yüzde yüz tersine çevir-meye kalkmamasıdır... Bazı insanlar muhalefette iken başka, iktidara gelince başka türlü konuşuyorlar... Söylemler değişince, hareketler ve talepler de değişebilir... Ancak, seçim sürecinde yaşananlara baktığımız zaman, Hristofyas'ın, Kıbrıslı Türklere karşı 'daha sıcak' davrandığını ve şövenizimden uzak bir tavır sergilediğini söyleyebilirim... Kasulidis'in tüm etkinliklerinde Yunan bayrakları vardı... Seçim sonuçlarının açıklandığı gece soakkalara dökülen ve DİSİ önünde toplananların ellerinde yine Yunan bayrakları vardı... O gece Kıbrıs bayrağı taşıyan tek insan görmedim... Ayrıca Kasulidis'in, "Kıbrıs Yunandır" diye bağıran DİSİ taraftarlarına "Evet Kıbrıs Yunandır" karşılığını vermesi bizim açımızdan kabul edilemez bir yaklaşımdır... Hayal kırıklığı yaratan ve endişelendiren, şövence davranıştır... Hristofyas'ın etkinliklerinde Yunan bayrağı yerine Kıbrıs bayrakları hakimdi... Seçim gecesi düzenlenen kutlamalarda yine Kıbrıs bayrakları vardı... Sadece bu hareket bile, Hristofyas'ı ön plana çıkarmaya yeterlidir... Üçüncü soruya, yani Rum mülklerinin durumuna gelince... Bu sütünda 'mülkiyet hakkının hiçbir şekilde yok edilemeyeceğini' defalarca vurguladım ve uyardım... Eğer, yeni Rum lideri ile KKTC ve TC arasında bir uzlaşma sağlanır ve çözüme gidilirse, on binlerce kişinin yer değiştirmek zorunda kalacağı kesindir... Belki bazı evler ve araziler takas edilebilir... Bir kısmına tazminatla çözüm bulunabilir... Ancak mülklerin büyük bir kısmının eski sahiplerine iade edileceğini kimse unutmasın... Önümüzde çok zor ve kritik bir süreç var... Bu süreçten 'en az zararla' çıkabilmek için akıllı davranmak ve konuları sağlıklı bir şekilde tartışmak zorundayız... Hepsinden önemlisi, birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirerek ilerlemeliyiz...
|