|
Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasındaki 'çözüm' tartışmalarında ön plana çıkan başlıklar şöyledir: - Devletin yönetim şekli - Kıbrıslı Türklerin ve Rumların hükümet ve parlamentoda temsiliyet oranları. - Serbest Dolaşım, yerleşim ve mülkiyet özgürlükleri. - Göçmenlerin geri dönüşü ve mülkiyet sorunu. - Yabancı askerler ve garantiler. - Türk göçmenlerin durumu. Diyelim ki; Türkiye ve Yunanistan'ın da bastırması sonucunda, yukarıdaki altı başlıkta anlaşma sağlandı... Her iki tarafın da bazı konularda geri adım atmasıyla, 45 yıllık Kıbrıs sorununun çözümünde anlaşmaya varıldı... Bir sabah uyandığımızda anlaşmanın imzalandığını işitebilir, her tarafta kutlamalara tanık olabiliriz... Fakat, birçoğumuzun aklının ucundan bile geçmeyen bazı 'ayrıntılar' vardır ki; bunlarla ilgili bir uzlaşma sağlanamadığı takdirde, varılacak anlaşmadan çok kısa bir süre sonra yeni sorunlar gündeme gelebilir, hatta bu sorunlar yeni çatışmalara yol açabilir... Bir örnek: Güney Kıbrıs'ta EOKA'cı Grivas'ın adını taşıyan cadde vardır... Yine Grivas'ın heykelleri vardır... Bu heykeller orada duracak mı, kaldırılacak mı? Kıbrıslı Türkler, bir 'cani' olarak gördükleri bu şahsın heykeli kaldırılmadığı sürece, EOKA korkusunu yenebilecek mi? Bir başka örnek: Kuzey Kıbrıs'ta askeri çıkarmanın yapıldığı yerde bir anıt vardır... Bu anıt Kıbrıslı Türkler için anlamlıdır... Fakat Kıbrıslı Rumları öfkelendirmektedir... Çözüm olduğu zaman Çıkarma Plajı'ndaki anıt kalacak mı, gidecek mi? Gitmezse, Kıbrıslı Rumlar bunu sineye çekebilecek mi? Ufak gibi görünen, fakat oldukça önemli saydığım bu ayrıntıları tartışmakta yarar vardır... Bunu zorlayan ise, EOKA tetikçisi Grivas'ın önceki gün törenle anılması ve DİSİ Lideri Anastasiadis ile Cumhurbaşkan Adayı Kasulidis'in o törenlere katılması, "Kıbrıs Yunandır" sloganlarının atıldığı bir ortamda EOKA ruhunun canlandırılmasıdır... Böylesi bir olayı Kıbrıslı Türklerin kabul etmesi ve boyun eğmesi olanaksızdır... Geçmişte yaşanan tüm olayların perde gerisinde Grivas'ın ve o'nu takip edenlerin izi vardır... Yüzlerce insanın ölümünden, on binlerce insanın göçmen durumuna düşmesinden sorumlu olan tedhişciler, Avrupalı bir Kıbrıs'ta yargılanmak bir tarafa, hala kahraman olarak takdim edilebiliyorsa... Ve seçimlere beş kala Cumhurbaşkan adayları "Kıbrıs Yunandır" sloganı altında anma törenlerine katılabiliyorsa... Kıbrıslı Türklerin 45 yıl önceki endişelerini ortadan kaldıracak bir değişimin olmadığı tartışmasız bir gerçektir... Öyleyse çözüm öncesinde zihinsel değişikliklere ihtiyaç vardır... Yapılabilirse, tüm Kıbrıs bundan faydalanır... Yapılamazsa, yol çok uzundur...
|