Türkiye silah sanayiinde büyürken
Osman Güvenir

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin askeri donanımları bu kez daha bir başka şekil içinde gerçekleşiyor. Bu haberi okuduğumda doğrusu içimde derin bir sevinç duydum. Haber, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mühimmat ve silah olanaklarını genişletmeye, geliştirmeye ve olası bir düşman taarruzu veya olası bir savaş durumunda son derece modern ve önemi haiz "otomatik bombaatar"lar üretmelerine yönelikti. 
MKEK Genel Müdürlüğü’nün yapmış olduğu açıklamaya göre, 40 milimetre otomatik bombaatarlar, Çankırı Silah Fabrikası'nda üretilecek. Bu bombaların görevi de, piyade birliklerinin yer hedeflerini önlemek ve yok etmek olacak. Verilen bilgiye göre bu silah, MKEK'nin son yıllarda geliştirdiği en kritik silah grupları arasında yer alacak.
Bazen şu bizim şımarık Rum komşularımız atarlar tutarlar, yok "şu kadar şu silahlardan aldık, şu kadar filan silahtan aldık" diye. 1963 olaylarının başlamasında ve sonrasında Rumların ne kadar modern silahlarla donandıklarını gördük. 1974 Mutlu Barış Harekatı'nda bıraktıkları silahlarsa daha da moderndiler.  On bir yıl bizi yok etmek için bu adayı saatli bomba haline getirmişlerdi.
Mehmetçiğin gelişine kadar hep kendi kendimize sorardık.
"Türk askeri neden adaya askeri operasyon düzenlemez?"
Sonra düşünürdük. Özellikle 1963 sonrasındaki durumu değerlendirirdik arkadaşlarla. 
"Türkiye daha yeni yeni kendini buluyor. Türkiye yorgun bir savaşçı gibidir, silah sıkıntısı vardır, o nedenle Kıbrıs'a gelemez." derdik.
Hep o özlemlerle yaşadık. O özlemlerimize inat "Türkiye gelmez boşuna beklersiniz" derdi Rumlar. Ve Türk askeri adaya geldi, pir geldi.
Daha da gerilere bakıyorum. O "yorgun Türkiye"ye bakıyorum. Ara ara gittiğimiz Türkiye'ye her gidişimizdeki dev yatırımları, fabrikaları, otomativ sanayiini, beyazeşya sanayiini,         elektrik elektronik sanayiini ve dahalarını görüyorduk.
O dev gidişat ve büyümede yine sorardık.
"Türkiye ne zaman silah sanayiine girecek?"
Esasında Türkiye çoktan girmiştir silah sanayiine. Ama böyle bir konuyu araştırma veya deşifre etme gibi bir dürtümüz de olmadı, sırf Türk ordusuna ve Türkiye'nin onurlu duruşuna gölge düşürmiyelim diye. Halbuki şimdi dünya bizi uydulardan iğnenin deliğinden izliyor. Rumlar da izliyor, Yunanlılar da, Amerika da, Ortadoğu'daki Araplar da. 
Bunda ne var? Hiç. Hiç olur mu canım? Koskoca Türkiye artık o bıraktığımız Türkiye değil, kendi silahını kendisi üreterek vatanı iyi korumanın güzel mesajlarını veriyor. Onlar üretiyor, düşman korkuyor ve biz onur duyuyoruz. Türkiye toprakları nasıl ki bizim için vatandır, Kıbrıs da onlar için bir vatandır.  Bütün Türklük dünyası için bir vatandır Kıbrıs.
Otomatik bombaatar silahların üretiminin artık Türkiye'de gerçekleştirileceğini duyunca o nedenle sevindim ve Rum dostlarımıza bir mesaj gönderme ihtiyacı duydum.
"Arkadaş, sen bizim Mehmetçiğimizden ve büyüyen silah sanayiinden kork. Bir çılgınlık yapmaya kalkma. Kalkarsan daha büyük bir tokat yersin, bunu da böyle bil."
Tabii ki bundan sonra olası bir savaş, ne cepheden cepheye olacak ne de kum torabaları arkasından. Bu savaş yeni çağın teknolojisi ile üretilen silahlarla olacak, tıpkı Türkiye'nin üretimine geçeceği otomatik bombaatarlarla ve daha niceleri ile.
Doğrusunu söylemek gerekirse, bir gurur kaynağı olarak gördüğüm bu olayı, göğsüm kabararak ve onur duyarak yazmak istedim. Rumlara seslenmek lazım.
"Türkiye ile oynamaktan vazgeç de Türk askerini, onların silahlarının üretimini ve gelişmesini izlemeye devam et." diyorum. "Bunu izlerken de aklını başına al ve onurlu bir barış için mantığını kullan." diye ekliyoruz.
Unutmasınlar ki Türk ordusu her yerdedir ve modern silahlarla donatılmıştır.

   873 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Günahkar Hristofyas
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  13 Nisan 2008, Pazar   "Lale Devri"
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Başbuğ da bize güç verdi
  11 Nisan 2008, Cuma   Surlariçi "Özel Turizm Alanı"
  10 Nisan 2008, Perşembe   "Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey?
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Eski akıl hastanesi n'oldu?