Bu sınav zorlu sınav
Osman Güvenir

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Mart 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs görüşmelerinin başlangıç günlerinde tarafların ilginç açıklamaları oluyor; haliyle bizden de yorumlar geliyor ardından.
Bugünkü yorumumu, Hristofyas'ın "Talat'la büyük sınav veriyoruz" sözleri üzerine yapıyorum.
Herkes bir "umut" peşinde. Bir "umut" olarak gördükleri görüşmelerden bir şey olacağı yok ama, Hristofyas, sanırım biraz daha taktiksel bir yapı içinde gidiyor bu yolda.
Hristofyas'ın söylediklerine bir bakalım...
"Adada, yeni bir dönemin başlayacağına inanmak isteriz."
Bir satırlık sözlerde çok önemli ve düşündürücü ifadeler vardır.  Yeni bir dönem başladı, bu yeni dönemin içine girmeden "başlangıcı" da inandırıcılıktan uzak bir görünüm arzetti. 
Hristofyas "Bu görüşmelere biz başlıyoruz ama, bu görüşmelerin başlayacağına ve bir sonuca varacağımıza pek inanmıyoruz, ama ya inanır görüneceğiz, ya da dış dünyaya karşı yapıcı görüneceğiz. Bu, sadece bir düşünce."
Hristofyas'ın birinci cümlesindeki olumsuz tabloyu gördük bile. Şimdi gelelim diğer sözlerine...
"Talat'la Kıbrıs halkının karşısında bir sınav veriyoruz."
Bak, bu doğru. Her iki lider de kendi halkı önünde ve de dünya önünde büyük bir sınav variyor. Hristofyas'a burada katılmamak elde değil. Fakat ben onların bu süreç sonunda alacakları karne notlarını şimdiden görür gibi oluyorum.  Bütün notlar "sıfır" olacak bana göre.
Hristofyas'ın en büyük korkularından biri, Annan Planı'nı temcit pilavı gibi pişirilip önüne konmasıdır. Bir de adanın bölünmüşlüğünün kalıcı olması. Ve tabiidir ki, daha da büyük korkusu Türk askerinin adada sürekli kalması.
Mesela KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın, "Birleşik Kıbrıs'ı sıfırdan kuralım" sözleri var. Şu "Birleşik Kıbrıs"ı nasıl kuracaklar merak ediyorum. Zıtlıklarla ve olumsuzluklarla dolu bir tabloyu toz pembe yapamazsınız.
Hristofyas'ın şu sözlerini de bir yere yazdık ve çivi ile duvarlara kazıdık.
"Siyasi eşitliğe dayalı, iki bölgeli fedeayonu kabul ettik.  Rumlar ve Türklerin siyasi eşitlik konusunda anlaşmaları gerekir."
Bunlar Hristofyas açısından yapılan eleştiriler ve yorumlar.
Bir de Talat açısından bakalım olaya.
Şayet Hristofyas "Talat'la bir sınav veriyoruz" demişse, Talat da kendi karnesine bakması gerekecek süreç sonunda.  Talat'ın "birleşik Kıbrıs dediği şeyi" sanırım sürekli herkesin kafasını bulandıran ve bir hayal kırıklığı doğuran bir şey.
Bu sınavda birileri ona demez mi?
"Sayın Talat, teslimiyetçi olursan, bu kadar yıl verilen ulusal kavganın ciddiyetini, önemini, dökülen kanların ve acıların derinliğini anlamazsan, Kıbrıs Türkünün geleceğine zincir vuracak bir esaret imzası atarsan, seni tarih de affetmeyecek. O nedenle dersine iyi çalış, sınavını da iyi ver."
Esasında her iki lider de birer mahkum gibi yargı önündedirler.  Sanki halk mahkemesindeymişler gibi.  Öyle bir duruşarları vardır. 
Bazan sezgiler insanın içinde bir umut gibi bir parlar bir söner.  Hristofyas'ın kırmızı çizgileri ortada dururken, iki halkın siyasal eşitliğinden dem vurması da hayli ilginçtir.
Ben diyorum ki bu iş "daha ottur." Henüz olgunlaşmamıştır ve hamdır. Hele bir konuların içine girsinler, derinlemesine enine boyuna tartışarak "al-ver" işine girsinler de siz görün tantanayı.
Kısacası bu sınav, zorlu sınav...

   400 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Günahkar Hristofyas
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır
  15 Nisan 2008, Salı   Türkiye silah sanayiinde büyürken
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  13 Nisan 2008, Pazar   "Lale Devri"
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Başbuğ da bize güç verdi
  11 Nisan 2008, Cuma   Surlariçi "Özel Turizm Alanı"
  10 Nisan 2008, Perşembe   "Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey?