|
Şht. Şevket Kadir Stadı'nda oynanan Girne derbisinde Lapta - Ozanköy maçını kazanan tek pozisyonu değerlendiren Ozanköy oldu. Lapta maça hızlı başladı ancak buna rağmen yanlış giden birşeyler vardı. Lapta bu maça bol cezalı futbolcu ve sakatlarla çıktı. Özellikle hafta içi oynanan kupa maçında sakatlanan Mehmet Göktaş, Lapta için büyük bir kayıptı ve buna Orçun'un 4 sarı kart cezasıda eklenince Lapta'nın en kötü haftası olması gerekiyordu. Buna rağmen Lapta'dan 90 dakika boyunca güzel bir mücadele örneği izledik. Ancak ters giden birşey topun filelerle buluşmasına engel oldu. Bu durum belki de takımın kale önünde yete-rince çoğalmamasının bir sonucuydu. Yıllardır Salahi Hoca yönetiminde Lapta'yı izlerim ve artık gerçekten inanmaya başladığım bir düşünce durmadan kafamı kurcalamaya başladı. "Ne zaman ki Lapta oyuncuları maça defans ağırlıklı başlasın ve kontraataklarla gol bulup, maçı kendi lehlerine çevirmeyi amaçlasın maçın sonu Lapta'nın mağlubiyeti ile bitiyor." Belki de sorun takımın maç öncesinde iyi bir şekilde galibiyete motive edilememesi ya da hocalarından aldıkları 'gol yemeden maçı bitirelim' fikri... İzlediğimiz maç da tam buna bir örnekti. Lapta 90 dakika yoğun bir baskı içerisinde Ozanköy'ün üzerine gitti ancak gol bulamadı. Ancak bu durumu Ozanköy güzel oynamadığı düşüncesine bağlamak yanlış olur. Çünkü inançlarını kaybetmeden Lapta üzerine gitmeye çalışan Ozanköy futbolcularının Lapta futbolcuları tarafından pozisyon yaratmaları maçın sonuna kadar engellendi. Bunun pek uzun sürmeyeceği belliydi çünkü Lapta'da yorulan oyuncuların değişiklikleri ya da oyuna katkısı olmayan oyuncuların yerine bir değişikliği maçın sonuna kadar izleyemedik. Benim bildiğim; bir takıma değişiklik yapılır ki, o takımın gücüne güç eklensin; yani oyundan düşünce oyunu tamamlayıcılar eklenerek takımın gücüne güç katılsın. Ancak Lapta teknik direktöründen bunu izlemek mümkün olmadı. Özellikle maçın 30. dakikası ile oyundan düşen Salih'in maçın sonuna kadar maça katkı koymasını beklemek Salahi Hoca'nın uygulayacağı en kötü fikirdi. Zaten Salih'in oyundan düşmesi takımın kale önünde yoğunlaşması açısından ilk eksiklik oldu. Maçta dakikalar ilerledikçe Lapta'da oyundan düşen futbolcu sayısı giderek arttı. Ozanköy'e baktığımda ise kazanma inançlarını kaybetmemeleri ile tek pozisyonu gole çevirmeleri, maçı kazanmalarında ilk etken oldu. Çünkü Lapta'nın maça defans ağırlıklı yoğunlaşması Ozanköy'ün pozisyon oluşturmasını engelliyordu. Ancak kaybedilmeyen inanç Ozanköy'ü Lapta'nın yaptığı ilk hatada topu gole çevirmelerini sağladı. Kayhan Hoca'nın yaptığı değişiklikler de takıma güç getirince Lapta'nın mağlubiyeti kabullenmesi zorunlu oldu. Maçın hakemi Mehmet Özbilgehan, yardımcıları Hüda Avşaroğlu ve Osman Küçük inanılmaz bir maç yönelttiler. Bu tip kritik maçlara oyuna daha yakın ve pozisyonları rahatlıkla karar çıkarabilecek bir yönetim kadrosu maçta bulamadık. Özellikle Mehmet Özbilgehan'ın her düşene faul verip, oyunu sürekli soğutması ve çıkardığı kartları adil dağıtamayıp bir sonraki aynı pozisyonu es geçmesi bence hakemlerimizin daha dikkatli davranmalarına örnek olabilecek bir durumdu.
|