Hristofiyas yüzümüze tükürmeye başladı!
Mehmet S. Bayramoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Başpiskopos Makarios Kıbrıs’ın yakın tarihinde yetişmiş adanın en kurnaz, en kıvrak ve en sahtekar adamıydı. Günümüzde Dimitris Hristofiyas, Makarios’un saltanatlığına göz dikmiş bulunmaktadır.

 

Sizlere üç yıldır bu köşeden yazıyorum. Bu işe başladığımda yazdığım ilk yazılardan biri ‘Kıbrıs’ın en güçlü adamı Dimitris Hristofiyas’ idi. Tarih; Kasım 2005. O günlerden sanki bugünleri görmeye başlamıştım bile.

 

Daha sonraki aylarda  ‘Kıbrıs’ın en kıvrak adamı’ diye defalarca başlık attım. Adamın karakteri taa ilk baştan kendini belli etmişti benim gözümde.

 

Şubat ayındaki Rum başkanlık seçimlerini kazanması Hristofiyas’ın daha muktedir ve daha serbest davranmasına yol açtı. Şimdi artık tüm utanmayı da attı her gün bize ulu orta hakaret etmeye adeta yüzümüze tükürmeye başladı.

 

Gün geçmiyor ki Cumhurbaşkanı Talat’ı küçük düşürecek, Sayın Talat’ı adeta çocuk yerine koyacak hakaretlerini ağzına almasın. Gün geçmiyor ki Türkiye’ye ve Türk askerine hakaret etmesin.

 

Lokmacının açılıp kapanmasında gösterdiği yalan, yaygara ve sahtekarlık örneği tam bir Hristofiyas klasiğidir.

 

Her gün dozajını artırarak Türkiye’ye hakaret yağdıran Hristofiyas aklınca bizimle  Türkiye’nin arasını açacak ve bizi birbirimizden soyutlayacak. Amacı çok değer verdiği Kıbrıslıtürk! kardeşlerini elinde sahtekarlıkla tuttuğu Kıbrıs Rum Cumhuriyetine yama yapmaktır.

 

Amma burada görev birinci olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Talat ve CTP hükümetine düşmektedir. Bu iki yüzlü sahtekarın meydanı boş bulup bu kadar şımarmasına sebep kendileridir. Bu sahtekara gerekli cevabı vermek de öncelikle onlara düşmektedir.

 

Ve bu iş cılız demeçler ile değil, meselenin köküne inmek ile hallolunur.

 

BM ve AB Hristofiyas’ın Rum Cumhuriyetini, Kıbrıs’ın tek egemen devleti olarak tanıyor diye Hristofiyas da gerçekten kendini tüm Kıbrıs’ın tek meşru egemen devleti sanmaktadır!

 

Halbuki Hristofiyas göremiyor ki dünyanın onu tanıması pek de önemli değildir... Önemli olan biz Kıbrıs Türklerinin Hristofiyas’ı ve devletini bizim Cumhurbaşkanımız ve bizim devletimiz olarak tanımadığımız ve hiç bir zaman da tanımayacağımızdır.

 

Hristofiyas tüm Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı değildir.... Ve biz onu bizim Cumhurbaşkanımız olarak tanımadığımıza göre, kendisi de bunu idrak etmek mecburiyetindedir.

 

Yapılacak iş çok basittir ve bu görev de Sayın Cumhurbaşkanımız Talat’a düşmektedir.   

Hristofiyas kendisinin sadece Rumların oyları ile seçildiği ve sadece Rumların Cumhurbaşkanı olduğu gerçeğini kabul ederek açık bir şekilde dünyaya duyurmadıktan sonra masaya oturulmamalıdır.

 

Çünkü eğer Hristofiyas bizim Cumhurbaşkanımız olduğu yalanına güvenerek masaya gelmeye devam ederse Sayın Talat’a düşecek görev Osmosis’in şartlarını müzakere etmekten başka bir şey değildir. Bunu da Sayın Talat yapmayacağına göre boşuna masaya gitmenin bir anlamı yoktur.

 

‘Dimitris Hristofiyas kendini çok kurnaz sanan iki yüzlü sahtekarın biridir... Bugün bize tükürdükleri yarın yüzüne yağmur gibi dönecektir’

   690 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  13 Nisan 2008, Pazar   Lokmacı’yı kim ödeyecek?
  06 Nisan 2008, Pazar   "Kıbrıs'ın esas yerlileri eşeklerdir" (2. bölüm)
  30 Mart 2008, Pazar   "Kıbrıs'ın esas yerlileri eşeklerdir!" (1. bölüm)
  23 Mart 2008, Pazar   Talat osmosisin kapısında!
  16 Mart 2008, Pazar   İçi çürük bir elma!
  09 Mart 2008, Pazar   Londra'daki yabaniler!
  02 Mart 2008, Pazar   Rumlar yine aptallık etti!
  24 Şubat 2008, Pazar   İslam’da Reform şarttır! (3. Bölüm)
  17 Şubat 2008, Pazar   Sorun türban değil İslam'ın Anayasasındadır!
  10 Şubat 2008, Pazar   Sorun türbanda değil Anayasa'dadır! (1. Bölüm)