|
Bir TV programında izledim. Hayvan besleyicileri öfkelerini gizleyemeden, açıkça, hükümeti, tarım politikasını ve ülkedeki ekonomik çıkmazı dile getiriyor, eleştiriyor ve yakınıyordu. Yem yok, ot yok. Birçok sorun da eklenince bunlara, hayvancılığın ülkemizde son nefesini vermekte olduğuna işaret ediyordu, programa katılanlar... Susuzluktan, yağmursuzluktan kaynaklanan sorunlara ek olarak hükümet edenlerin beceriksizliği, programsızlığı ve vurdum duymazlığı nedenleri ile iflasın eşiğinde olan bu insanlara pek kulak veren olduğunu sanmıyorum. Kendilerinin de ifade ettiklerine göre yetkililere kaç kez sorunlarını anlatmalarına rağmen yardım eli uzatan yokmuş. Bir yanda fahiş yem fiyatları, bir yanda hayvanlarına uygun fiyat bulmadan ellerindekileri çıkartmak mecburiyetinde kalmaları, kredi alma zorlukları ve ağır vergiler hayvancıları da gına getirmiş durumda. Türkiye’den yem, Türkiye’den ilaç, Türkiye’den su umutlarından başka umutları kalmamışa benziyor. Yıllarca propagandalar yapıldı. Hem Türkiye’den hem de burdan, hükümet ileri gelenleri, Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a borularla su getirme projesinden dem vurdu. Halkı, hayvancıyı, turizmciyi, inşaatçıyı, emlakçıyı, sanayiciyi... Hatta Kıbrıs Rumlarını bile boş hayaller ve umutlarla oyaladı. Balonla su, tankerlerle su, deniz altından döşenecek borularla bilmem Türkiye’nin hangi nehrinden, ırmağından ülkemize ulaştırılacak su, "Barış Suyu" olarak Güney Kıbrıs’a da akıtılacaktı. Ne oldu? Soran yok? Unutuldu gitti. Unutturuldu. Mali külfet korkunçmuş... Bilmem denizler çok akıntılı imiş. Bir sürü mazeret birbirini takip etti. Umutlar, hayaller buharlaşıp yok oldu. Şimdi Kuzey Kıbrıs’ın çiftçisi de, hayvancısı da, narenciyecisi de, sanayicisi de, turizmcisi de, inşaatçısı da havaya bakıyor, bereketli yağmurlar bekliyor. Bu ciddi sorun bütün ağırlığı ve de acımasızlığı ile sürerken dağlara, ormanlara, sahillere, ber ovalara dikilen villalara, yüzme havuzlu otellere, restorantlara, iş yerlerine olmayan sudan verilmesi isteniyor. Bu inşaat furyasında, sorumsuzca, inşaat izni veren makamlar hiç mi düşünmediler susuzluğun getireceği ciddi problemleri ve sıkıntıları? Öyle gözüküyor ki ne düşündüler ne bir program yaptılar ne de insanları badirelere sürüklemekte olduklarını hatırladılar. Kaçak inşaatları da ve suyu hovardaca harcayanları da eklerseniz... İşte hayvancıların , tarımın ve bütün sektörlerin yaşadığı, yaşayacağı sorunları buyurunuz hallediniz. Ülkede yakında ne kocabaş ne de küçükbaş hayvan bulunamayacağı uyarısını yapan hayvancılar, et de bulunamayacak diyorlar. Güneyden ve dış ülkelerden et ihtiyacı karşılanmasına gidilecek ,ama, ülke ekonomisine bir darbe daha vurulmuş olacak uyarısını da yapıyorlar. Kuzey Kıbrıs’ta yaşanmakta olan ekonomik sıkıntıların mutlaka sosyal sıkıntılara da yol açacağını söylemek yerinde olur. Şu anda sendikalar, avukatlar, öğretmenler, belediyeler, sivil toplum örgütleri vs. eylemlerini, protestolarını yaygınlaştırmakta.. Yarın genel itaatsizliğe de başvurulacak. Muhalefette iken aslanlar gibi kükreyen CTP yetkilileri, emeğin en yüce değer olduğunu haykıranlar, ticari ve ekonomik protokolleri eleştirenler nerede? Nerede onların ekonomik program ve paketleri? Nerede emeğe saygıları? Nerede çiftçinin, üreticinin yanında olacakları sözleri? Narenciye bitti, turizm can çekişiyor, tarım ve hayvancılık Allah’a kaldı, sanayici, kredilerle iş yapan inşaatçılar ve emlakçılar, borçların ağırlığı altında ezilenler seslerinin çıktığı kadar haykırırken CTP-ÖRP koalisyon hükümeti savurganlığını sürdürüyor, vergi üstüne vergi, zam üstüne zam uyguluyor. Bütün sorunların, problemlerin, sıkıntıların, çıkmazların müsebbibi olarak "izolasyon ve ambargoları" , Rum liderlerin uzlaşmaz politikalarını göstermeyi adet haline getiren hükümet edenler, lütfen, başka edebiyat yapmaya, başka gazeller okumaya baksınlar. Raşit Pertev ne demişti? Mehmet Çakıcı ne diyor? Halk, üretici, çiftçi, hayvancı vs. ne diyor? Kulaklarını açsınlar, dinlesinler ve gerekli olumlu adımlar atsınlar. Zaten çatırdamaya başlayan koltuklarını altlarından çekmeye hazırlanan bu halkı kimse durduramayacak. Bu gün hayvancılar, yarın bütün millet hesap soracak.
|