Matsakis deli mi
Özcan Özcanhan

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Şubat 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Marios Matsakis bir Avrupa Birliği(AB) parlamenteridir. DİKO'nun, yani, Papadopulos'un partisinin seçtiği bir parlamenter. Ama, iddialara göre, bazı yolsuzluklara karışmış, parti programı ve lideri ile ters düştükten sonra da disiplin cezasına çarptırılmış. Partiden ihraç edilmiş. 
Böylece, Matsakis, yıpratıldı ve kirletildi. Deli olduğu da ileri sürüldü. Halbuki, aynı Marios Matsakis, Derinya-Ay Napa olaylarında baş rol oynadığında, boş bir Türk mevzisinden bayrak çaldığında ve İngiliz üslerinde giriştiği protesto eylemlerinde desteklenmiş ve alkışlanmıştı. Kahramanlıklarından!! dolayı bazı fanatik Rum çevrelerince göklere çıkartılmıştı. Kahraman ilan edilmişti...
Vakta ki, Marios Matsakis Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olduğunu açıkladı, işler iyice karıştı. O'nu tehlike olarak görenler, Papadopulos'un oylarından çalabileceğine inananlar kendisini "zır deli" ilan etti ve ne sözlerine kulak verilmesini ne de ona oy verilmesini doğru bulmadıklarını açıkladı.
Hele hele Matsakis, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türklerin ayrı ayrı kendi yönetimleri altında ve bölgelerinde yaşamalarının bir çözüm olabileceğine işaret edince Rum medyası tarafından bombardımana tutuldu. Bizim, akıllı medya ve herkesten daha zeki olduklarına inanan gazetecilerimiz Marios Matsakis ile mülakatlar yapmak için yarış başlattı.
Matsakis'in sözlerini, görüşlerini ve çözüm programı ile formülünü Kıbrıs Türk halkına aktarmayı önemli bir olay ve görev saydı.
Olabilir. Ancak, sormak gerekmez mi? Matsakis ne, gücü ne, Rum halkını sürükleyebilecek liderlik vasfı var mı?
Rum halkı ve seçmenleri Matsakis'e kulak verir mi?
Ben cevaplayayım. Matsakis'e kimse kulak vermez. O'nu dinlemez bile. Ne gücü var, ne de ciddiye alınır.
Güneyde yapılan anketlere bakıldığında, toplayacağı oy sayısı yüzde biri zor geçer. Ama, bizim ileri görüşlü meslektaşlar, Matsakis'i halkımıza takdim ederken sanki onun daha önceki provokatif ve saldırgan girişimlerini, Türk düşmanlığını unutturuyor. Neymiş efendim? Matsakis demiş ki, Kıbrısta iki ayrı bölge, iki ayrı yönetim ve devletçik iyi bir çözüm formülü olabilirmiş. Ve de kendisinin formülü NATO tarafından, ki içinde Türkiye, Yunanistan da tam üyedir, ve de Kıbrıs garantörüdürler, garanti edilebilirmiş.
Gördünüz mü Matsakis'in Rum halkını ve Kıbrıs'ı barışa, güvene ve refaha götürecek formülünü?
Matsakis Kıbrıs Türklerinin tezini destekliyormuş, çünkü, bir Türk kızına aşık olmuş. Olsa ne yazar, olmasa ne yazar.
Adamın 9 yaşında Rum anneden bir de oğlu olduğunu öğreniyoruz. Ağzından da bir Türk kızı ile ilişkisi olduğu haberlerinin yayılması onu yıpratmak için çıkartılan uydurmalar olduğunu işitiyoruz.
Marios Matsakis için Rum halkının, seçmeninin ve medyasının  düşündüklerini ortaya sermek bizim işimiz değildir. Onu masum, barış yanlısı, Türk dostu olarak göstermeye çalışan meslektaşlarımız iyice incelesin.
Matsakis şu hali ile ne kendi halkına hizmet edecek kapasitede biridir ne de Kıbrıs'a barış getirecek ve iki halk arasına dostluk bağları ve köprüleri kuracak adamdır. Onun derdi, Papadopulos'tan ve DİKO'dan intikam almak olabilir.
ANKETLER
17 Şubat, birinci tur oylama günü yaklaştıkca, Rum adayları arasından Papadopulos, Hristofyas ve Kasulides ( o da AB parlamenteridir ve DİSİ'nin desteklediği adaydır), yapılan değişik  anketlerde ön sırayı alıyor.
Aralarındaki oy farkı yüzde bir ve bazen daha da az.
Hristofyas'ın, en büyük siyasi parti olan AKEL genel sekreteri olması ve AKEL'in ona vereceği destek yanında, Papadopulos kızgınlarından ve bazı kararsızlardan alabileceği bir kaç yüz oy sonuç tablosunu değiştirebilir. İkinci tura Hristofyas ve Papadopulos kaldığında, Marios Matsakis'in, hangi adayı destekleyeceği önem arzedebilir. Anahtar, kendilerince "deli" addedilen Matsakis'in elinde midir, değil midir? Matsakis, anahtarın kendi elinde olduğuna iyice inanmışa benziyor. Sizce EDEK lideri Omiru, körü körüne Papadopulos'u destekler mi?
Matsakis hiç tereddüt etmeden Hristofyası desteklemez mi?
Bana göre , diğer iki küçük parti Yeşillerin ve Avrupalıların oynayacakları rol Omiru'nunkinden de Matsakis'inkinden de çok daha önemlidir.
Çok uzun süre kalmadı. Göz açıp kapayıncaya kadar 17 Şubat'ta 24 Şubat'ta gelir geçer, birinci ve ikinci turlar da sonuçlanır. Sandıktan her kim çıkarsa çıksın, hangi kişilerden kabine oluşturulursa oluşturulsun, Kıbrıs Rumlarının Ulusal Konseyi kararları doğrultusunda hareket edeceğinden kimsenin kuşkusu olmasın.
İyi niyet, karşılıklı ver-al ve uzlaşma düşüncesi olmadıktan sonra Kıbrıs sorunu kesinlikle çözümlenemez.  O halde, ne BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un ne de AB'nin girişimleri olumlu sonuç getiremez.
Rum seçimlerinden sonra, çok çok, taraflar yeniden masaya oturtulabilir. Müzakere sürecine, kaldığı yerden, devam edilir.
Kim bilir, belki bu sorun 50 yıl daha sürer gider. Belki de beklenmedik ve ummadık müdahaleler sonucu, geçici bir  anlaşmaya varılır. Ama, kalıcı, barışcıl, taraflarca memnuniyetle kabul edilebilir ve de yaşatılabilir bir anlaşmaya varılamaz. O zaman da, Kıbrıs Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında bölünür. (Şimdi olduğu gibi) Amerikanlara da bir üs verilir ve Kıbrıs hem NATO'nun hem de AB'nin yetki ve kontrol alanı içine oturtulur.
Matsakis şunu demiş, Hristofyas şunu yapacakmış, Papadopulos bilmem neyi yapmayacakmış, Kıbrıs Türkleri bilmem neyi kabul edecekmiş...  Hepsi farazi, hepsi tahmin ve umuttan öte birşey değil. Kıbrısta son sözü  söylemeyi asla Kıbrıslılara bırakmayacaklardır.
Tıpkı Zürih ve Londra anlaşmalarında olduğu gibi. 

   609 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Haralambus'a kulak ver Başkan
  17 Nisan 2008, Perşembe   İngiltere garantörlük görevini tekrar mı yeniledi?
  15 Nisan 2008, Salı   Sıraya girdiler, sonu hayır getire
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  11 Nisan 2008, Cuma   Geçmişi deşmeyelim geleceğe bakalım
  10 Nisan 2008, Perşembe   İngiliz-Türk-Rum kültürü karışımı
  06 Nisan 2008, Pazar   Su, lokma, barış
  03 Nisan 2008, Perşembe   Pascoe de geldi gitti
  02 Nisan 2008, Çarşamba   Medya için