|
Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis ile TC Başbakanı Tayyip Erdoğan, tarihi görüşmelerinden sonra medya önüne çıktılar. Ortak basın toplantısı düzenlediler. Önemli beyanatta bulundular. Helence konuşan Karamanlis ve Türkçe konuşan Erdoğan’ın cümleleri simultane olarak (yani anında, konuşma sürerken) tercüme edildi. Tercümanlar maalesef, bazı anlamlı ve önemli ifadeleri, mesajları ve belirtilmek istenenleri tamı tamına çeviremedi. Bazılarını da eksik bıraktı. Yaklaşık 50 yıllık bir aradan sonra Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Yunan Başbakanı da, TC Başbakanı Erdoğan da tercüme anında bazı sıkıntıları ve tercüman hatalarını tahmin etti. Erdoğan da bazı tarihleri karıştırdı. Güney Kıbrıs’taki 17 Şubat seçimlerine, 8 Şubat seçimleri dedi. Diğer yandan 8 Temmuz anlaşmasının da tarihi de içeriği de yanlış verildi. Referandumdan bahsedilirken, Türk-Yunan çalışmaları ve toplantılarından söz edilirken , Erdoğan’ın, "37’ncisi İstanbul’da yapıldı, 38’incisi yakında Atina’da yapılacak", Ege kıta sahanlığı konusunda Karamanlis’in sözleri ve daha birçok cümle ve mesaj eksik veya yanlış tercüme edildi. Evet, anında bir dilden öteki dile çeviri yapmak kolay değildir. Ama, Karamanlis ile Erdoğan’ın, yavaş ve kısa konuşmaları çok daha iyi tercüme edilebilirdi. Bütün konuşmalar, sorular ve verilen yanıtlar banda kaydedilip sonradan tercüme edildiğinde ne kadar hata ve eksikler olduğu ortaya çıkacaktır. İki Yunanlı ve iki Türk gazeteciye birer soru sormaları imkanı sağlandı. Sorulan sorular ve verilen cevaplar tam değildi, üstelik hatalar da vardı. İstanbul’daki Patrikhane ve Ruhban Okulu, Kıbrıs sorunu, Ege’de kıta sahanlığı, Türkiye’nin AB üyeliğine başvurusu, AB serüveni, Güney Kıbrıs’taki seçim sonrası beklenen gelişmeler ve müzakere sürecinin yeniden hareketlendirilmesi ve nihai sonuç alınması da iki Başbakanın açıklamaları arasında önemli yer tuttu. Söz konusu basın toplantısının tam metinlerinin yayınlanması gereği olduğuna inanıyorum. Çünkü, önemli addettiğim bazı hususlar tercümanlar tarafından o anda es geçildi. Önceki gün köşemde belirttiğim bütün konuların açıklamalarda yer alması beni mutlu etti. Türkiye medyası ve özellikle bazı TV kanalları bu basın toplantısına her ne hal ise canlı yayın akışında yer vermedi. Daha değişik konuları, Ergenekon Operasyonu’nu, tutuklamaları vs. baş haber yaptı. Bizim buralarda da keşke Erdoğan-Karamanlis basın toplantısı canlı olarak yayınlanabilseydi. Eminim Rumca’yı-Elence’yi iyi bilenlerimiz yapılan hataları ve atlamaları anında tespit edecekti. Bu yorumum üzerine, umarım TC’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Basın Ataşesi tarafından Ankara’ya bir mesaj gönderilir ve ilgililerin dikkatleri çekilir. Çünkü, yanlış ve eksik tercümeler yanlış anlamalara neden olabilir. *** Karamanlis’in ziyaret programı uyarınca Anıtkabir’i ziyareti, Cumhurbaşkanı Gül tarafından kabulü, Türkiye’deki Yunanlılar ile yapacağı görüşme, azınlıklar, Patrikhane ve Ruhban Okulu hakkındaki görüşleri kanımca çok önem arzetmektedir. Netice itibarıyla iki liderin görüşmeleri ve Karamanlis’in tarihi Türkiye ziyareti olumlu gelişmeleri de arkasından getirecektir umudunu besliyorum. Garantör devletler olarak Türkiye ve Yunanistan’ın Kıbrıs konu-sunda 2008 yılında pozitif gelişmelere damgalarını vurmaları halinde, iki ülke ve ulus arasında sürüp giden güvensizlik ve gerginlik de azalmış olacaktır. Bunun sonucu olarak da Türkiye’nin AB üyeliğinde yaşanan bazı sıkıntılar ortadan kalkacaktır. Türkiye’de yaşanan bu ılımlı havanın Kıbrıs’a da yansıması ve iki halk arasındaki güvensizliğin, uzlaşmazlığın son bulması en derin temennimdir. Barışçıl girişimler, kesinlikle olumlu esintileri de beraberinde getirecektir. NATO üyesi iki ülkenin devlet adamları güvensizliğin, gerginliğin ve anlaşmazlıkların hem kendi uluslarına ve ülkelerine hem de AB’ye vermekte olduğu zararın farkındadırlar. O nedenle olumlu, barışçıl ve uzlaşıcı havayı sürdürmenin meyvelerini toplamaya çalışacaklarına inanmaktayım.
|