2008'in kerameti
Adnan Işıman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Ocak 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Mikrofonun başına  geçen her devlet büyüğümüz 2008 yılının kritik bir yıl olacağından söz ediyor. Cumhurbaşkanımıza geçtiğimiz günlerde gazete olarak yaptığımız ziyarette sayın Talat da 2008'in önemine dikkar çekti.
2008 Şubat'ında Güney'de yapılacak başkanlık seçimlerinin yanında AB yolunda Türkiye'nin önüne Kıbrıs uzlaşmazlığının allanıp pullanıp yeniden sürüleceği ise bilinen bir gerçek.
Türkiye'nin önüne sürülecek sorunlar yumağı sadece Kıbrıs uzlaşmazlığı ile de kalsa iyi ama kazın ayağı hiç de böyle değil.
Türkiye'nin eşiğine sürülecek başta Kürt meselesi var, Ermeni meselesi var, kıta sahanlığı işi var, kilise işeleri var, hatta Kardak adacıkları gibi ıvır zıvırlar var, hepsi de AB yolunu tıkamak için sahneye konmuş oyunlar.
Tarihler boyunca iştahı kabaran emperyalist devletlerin kritik dönemeçlerde Türkiye'den isteyemeyecekleri şey yok gibi.
2008'de Kıbrıs'la ilgili beklentileri irdeleyecek olursak Güney'deki başkanlık seçimlerine dayalı olarak emperyalist güçlerin bir planı olduğu gerçeğini görmezden gelemeyiz.
Papadopulos'un uzlaşmaz kimliğinden sıkılan dünya devletleri farklı fraksiyonlardan gelse bile sözde daha uzlaşıcı gibi gözüken Hristofyas'ı öne çıkarmak için kolları sıvadığını sezinlememek ne mümkün!
Hatta Papadopulos'un tabanında oy kollayan Matsakis'in adaylığının perde gerisinde emperyalist dürtülerin olduğu fısıltıları var. Hristofyas başkanlık yarışının galibi olursa ne olur? Kıbrıs uzlaşmazlığında sonuç getirici bir gelişme yaşanır mı?
Hristofyas'ın başkanlık yarışını kazanması halinde öncelikle Türkiye ve Kuzey Kıbrıs üzerinde uzlaşı adına baskıların artacağını  bilmekte yarar var.
Hristofyas çok mu uzlaşma gönüllüsü? Hristofyas en az Papadopulos kadar Kıbrıs'ın bütününde Rum egemenliğini arzulayan bir kimse. Ancak Papadopulos'la olan farkları sunum meselesi. Biri yüzünü asarak istiyor, diğeri kahkahalar atarak! Ama her ikisi de istiyor. Hristofyas'ın kazanması halinde önümüzde uzunca ve çetrefilli, sıkıntılı günler yaşanacağı bir kehanet olmasa gerek.
Sonuç getirici olmasa bile birçok husus silbaştan olacak, yeniden girişimler, yeni, ama eskisini aratmayacak öneriler sıralanacak, belkide Türkiye ve de KKTC yeniden uzlaşmaz taraf olarak anılacak. Papadopulos'un kazanması halinde işlerin daha kolay seyredeceğini söylemek mümkün. Dünyanın tescil ettiği uzlaşmaz ve de katı politikaları sayesinde daha rahat soluk alabileceğimiz ve sonuca ulaşmak adına daha rahat adımlar atabileceğimiz bir gerçek.
Şubat'a çok az bir zaman kaldı. 2008 sadece bu açıdan bile olsa ele alındığında önemli bir yıl olacağa benziyor.
Bekleyip göreceğiz!

   544 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   UBP’de yaklaşan kasırga
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Gaflet mi yoksa ihanet mi?
  14 Nisan 2008, Pazartesi   İş bitirici olmak önemlidir, yetenek gerektirir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutanım hoş geldiniz, siz bizden daha iyisini bilirsiniz
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Çiftlik
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Aç-kapa, aç-kapa..!
  02 Nisan 2008, Çarşamba   İster istemez biz de hapşıracağız
  31 Mart 2008, Pazartesi   Bremen mızıkacıları
  28 Mart 2008, Cuma   Hristofyas ve Ankara'dan nefret edenler
  28 Mart 2008, Cuma   Lokmacıda dekorlar hazırlanırken