Bari biz Kosova'yı tanıyalım
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Şubat 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kosova ve Rum seçimleri ile iç içe geçince, her ikisini de birlikte ele almak zorunlu oldu. Hatta Putin'in açıklaması ile öne çıkan KKTC, Rum seçimleri ile de Kosova haberleri içine giriverdi. Kosova'yı tanıma kervanı yola çıkınca, Türkiye ve KKTC de olaydaki yerini aldı. Ne var ki KKTC için tanıma istemeyen ama KKTC'de iktidarı elin de bulunduranlar, bu kez de Kosova'yı tanımaya yanaşmadılar. Alt tarafı bir yaprak kâğıt maliyeti olan bir yazı idi. Bunu anlamak olası değil. Bu görünüm her türlü ödüne hazır bir tablo oluşturuyor da...
***
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'ndeki başkanlık seçimlerinin ilk turu sonuçları karşısında kaleme sarılanların bir kısmı "Papadopulos'un şok yaratan yenilgisi, birleşik Kıbrıs'a kapı açtı" diye yazarak, nerede ise Kıbrıs'ın birleşememesinin tek suçlusu olarak Papadopulos'u irdelediler. Papadopulos'u savunmak bize düşmez ama Kıbrıs'taki gerçeklere ters olan bu yorumun ciddiye alınacak yanı yoktur. Nitekim AKEL'le ortaklık oluşturan ve de uzun bir süreden beri işleri kolkola götüren Papadopulos'un yanında Hristofyas ve AKEL, arkasında da Yunanistan vardı. Bu gerçeği işaret etmeden geçmişi değerlendiremez, gelecek haftadan sonra olacakları da yanlış temele oturtmuş oluruz. Çünkü Rum çemberinde, Yunanistan gerçeğini görmeden yapılacak her değerlendirme ciddiye alınamaz. Papadopulos'un DİKO Partisi'nin oyu %14 civarındadır. Papadopulos, AKEL ve EDEK oyları ile belini dik tutabilmiştir. AKEL arkadan çekilip kendi adayını seçim meydanına  sürünce, hâliyle azınlık oyuna sahip Papadopulos kaybetmiştir. Yunanistan'a rağmen politika izlediği de masaldır. Kıbrıs'ta hiçbir zaman, Yunanistan karşısında direnen ve başaran bir Rum lider olmamıştır. Makarios'un sonu unutulmamalıdır. Çünkü Atina'daki "Megalo İdea" haritası eski bir yapımdır ve değişmez. "Enosis'i" öngörmeyen herhangi bir politika da yeşeremez. Kendi çıkarına da olsa hafifçe başını dik tutan Rum liderler ya yok edildiler, ya da devrildiler...
Buna bakarak Pazar günden sonraki  durumu gerçeğin mihenk taşına vurmak gerekmektedir. AB yanlısı "Kıbrıs Derneği'nin" işaret ettiği gibi, KKTC kanadından olumsuz açıklamlar gönderilmemesi ve de barışın bu yolla olumsuz etkilenmemesi, bana göre Annan Plânı'nda oynanan oyun kadar ham hayâldir. Güney'deki yapı, Kuzey'den gönderilecek mesajlarla, yapılacak açıklamalarla etki-lenip yön ve biçim değiştirmez. Orada kalıp çoktan dökülmüştür.   Hedefleri "Enosis"tir. Ara yol Türkiyesiz bir AB'de, tüm Kıbrıs'a sahip çıkmaktır.
İngiltere'de yayımlanan The Times gazetesi de Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'ndeki seçim sonucunu Papadopulos yenilgisine ve onun izlediği politikanın tasfiyesine bağlamıştır. The Times için olayı kaleme alan yine bir Rum yazardır. Michael Theodulou imzasıyla yayınlanan yazıda kısaca şöyle denilmektedir: "Kıbrıs Rum kesiminin tutucu Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos, ilk tur seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından yenilgiyi kabul etti. Papadopulos'un bu yenilgisi uluslararası güçlerin bölünmüş adayı yeniden birleştirmek için gösterdiği çabanın tekrar gündeme gelmesini sağlayabilir. Seçimin sürprizle sonuçlanmasıyla birlikte birleşme müzakerelerine devam etmek isteyen iki ılımlı aday, önümüzdeki Pazar günü kazananı belirleyecek ikinci tur oylamaya katılacak. Cumhurbaşkanının görevinden ayrılması bölge analistlerine göre Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne kabulünü de kolaylaştırabilir. Londra'nın Kingston Üniversitesi'nden Kıbrıs uzmanı James Ker-Lindsay, The Times'a yaptığı açıklamada, "Yannis Kassulides ve Hristofyas çözüm için bir ihtimal olduğunu düşündüren adaylar olarak görülüyorlar. Uluslararası çevrelerin dikkatinin buraya çevrileceğini ve birleşme için tekrar çaba gösterileceğini düşünüyorum" dedi.
***
Buna paralel değelerndirmeyi KKTC ve Türkiye basınında da görebilirsiniz. Orada da bazı yazarlar, Kasulidis ve Hristofyas'ın Kıbrıs'ta çözüm yanlısı olduklarını ve hatta Türk isteklerine olumlu baktıklarını yazabilmişlerdir. Elbette bu yazılanlar birer aldatmacadır. Tıpkı Annan Plânı'nda olduğu gibi... Oysa haftanın başında gelen açıklamlar bu cepheyi teyit etmemiştir.
Olumsuz yazmamak adına gerçekleri ortaya koymamak gazetecilik değildir. Seçimin üstünden duman kalkmadan toplanan DİKO, yani Tasos Papadopulos'un partisi, sağ görüşlü DİSİ adayı Kasulidis'i desteklemek yerine, AKEL adayı Hristofyas'ı bazı ödünler karşılığında destekleme kararı aldı. Elbette bu üyelerin tümden AKEL'e oy vereceği anlamını taşımaz. Ama DİKO, eski ortağından, geçmişte ona ihsan ettiği koltukları istemektedir. Yani ilk andan elde edilen bilgilere göre AKEL ile DİKO seçim sonucuna bakarak "şapka değiştirmeye" karar verdiler. Bu kez Başkan AKEL'den, Meclis Başkanı ise DİKO'dan olacak. Hatta Dışişleri Bakanlığı da DİKO'ya verilecek ve de DİKO'nun yani Papadopulos ve tayfalarının da "Kıbrıs konusunda veto yetkisi" de olacak... Üstüne üstlük katı bir Türk düşmanlığı beslemekte olan Lissaridis'in Kurucu Başkanı olduğu EDEK Partisi de AKEL'e destek çıktı.
Kasulidis, sağcı DİSİ adayıdır. Atina'ya sıkı bağlarla bağlı bir partidir. Enosis nihai hedefidir. Kilise derhâl DİSİ'ye destek verdi. Bu şekilde de seçim kızıştı.
Sonuç ne olur? Bana göre kim kazanırsa kazansın, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nde politika Atina merkezlidir ve değişiklik olmayacaktır. Önceleri  KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile "toplum lideri" olarak el sıkışma ama sonuçta Türkiye'yi karşıya alma sürecektir. Biz yazsak da, bu taraftan o tarafa gülücük gönderenler olsa da...
Bu ada Yunanistan için Akdeniz'deki son hedeftir. Elbette listede korunan, İstanbul, Ayasofya, Ege sahilleri de vardır... Bunu yazmak ve söylemek, huysuzluk olarak algılanmasın; çünkü yazmasam da Yunan gerçeğini ben değiştiremem... 

   343 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler