Bizi dinleyen yok bari Schröder'e kulak veriniz
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Şubat 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İyi ki Almanya'nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, KKTC'ye geldi ve yine iyi ki "güneş enerjisinin" varlığını bazılarının gözüne soktu. Rüzgâr ve güneşin  alternatif enerji kaynağı oluşturduğunu herkes yazıp söyledi; yıllarca ben bu sütûnda yazıp, savundum; DAÜ'den sık sık bu konuda açıklama ve ısrar geldi ama "KIB-TEK'ten" bir Allahın kulu kalkıp da açıklama yapmadı. Yine klâsik yol zorlandı, klâsik üretim için ihale açıldı. Daha kötü alternatiflere kayıldı. Elektrik Kurumu'nun "devletçi" kalıbının bozulmaması ve bürokratların orada at oynatabilmesi için gereken dayatmaya devam edildi. Yine elektrik açığımız arttı. Yine kış kıyamette hem devleti yönetenler hem de halk kara kara düşünür oldu.
Hem AB'ye girmek için kılıç sürünmekte, hem de özel sektöre saldırı düzenlenmektedir. AB özel sektörü yeğleyen ve hatta devlet katını buna dayayan bir yapıda. Sen oraya kapılanmak için her koşula razısın. Ama iş elektrik üretimine gelince, uslanmaz bir "sosyalist" yapı özlemindesin! Olacak iş mi bu? Bürokratların modası çoktan geçti. İş, elini taşın altına sokarak sorumlu davranmaktır. İstenen ne? Çok basit. Elektrik üretmek ve ülkeye enerji sağlamak. Kalkınmanın ilk ve vazgeçilmez koşulu bu. Özel sektör de üretse, sen fiyat politikası sapta. Ya da o üretsin, sen de satın al. Koşullarını koy. İstismarı önle. Bunun güneş enerjisini kullanarak sağlanması başarıdır; başarısızlık değil...  
Almanya'nın eski Başbakanı Schröder, son basın toplantısında bilineni açıkladı. Almanya'nın rüzgâr ve güneş enerjisinden yararlanacak teknolojiye sahip olduğunu, bundan yararlanılması gerektiğini, onlarda teknolojinin bizde de güneşin var olduğunu söyledi. Eminim Türk ve Alman işadamlarının ana ziyaret nedenleri bu ve buna bağlı projeleri pazarlamaktı.  Olsun. Dünya bunu yapmıyor mu? ABD protesto ederken, Almanya ve Fransa, İran'a her istediği bilgi ve teknik olanağı satmıyor mu? KKTC'nin ihtiyaç duyduğunu satın almak, bunu bazı Türk ve Alman firmalarının yapmalarına razı olmak suç değildir. Bu dünyada, kaynaklardan yararlanarak ayakta kalabilirsin.
Habere bakalım: "Schröder, yaptığı temaslarda, ele alınan konular arasında Kuzey Kıbrıs'ta enerji üretiminin nasıl gelişebileceği konusunun da bulunduğunu belirerek, ülkesinin güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji konusunda "bir numara" olduğunu ve Alman şirketlerin sunabileceği olanaklarla güneş enerjisinin kullanılmasına yönelik  işbirliğine gidilebileceğini söyledi".
İkinci önemli nokta da şu: Yine habere bakalım: "Schröder Kuzey Kıbrıs'ın referandumdan sonra imajının değiştiğini, daha pozitif ve olumlu şekilde    dikkat çekmeye başladığını" belirterek, bunun da başka etkiler yarattığını söyledi. Kuzey Kıbrıs'ta ekonomik anlamda, özellikle altyapı ve inşaat sektöründe dinamizm olduğunu gördüğünü kaydeden Schröder, AB'nin bir yerde sözünü tutarak, Kuzey Kıbrıs'a finansal katkı sağladığını, bunun önemli olduğunu ancak paradan da önemli olanın, Avrupa içinde ticaret yapabilmek olduğunu söyledi. Direkt ticaretin çok önemli olduğuna vurgu yapan Schröder, bununla ilgili tüzüğün kısa sürede geçmesi ve ekonominin daha da gelişmesi temennisinde bulundu ve izolasyonların kalkması konusunun önemli siyasi bir hedef olduğunu vurguladı.
İşte fırsat. Almanya öneri sunuyor. Bunun yanında ambargoların yerinden oynaması da vardır. Kredili güneş santralini alırsın, tabuyu yıkarsın. Sen güneşini kullanırsın o sermayesini. Söylemek istemem ama "kazan-kazan" asıl budur. Hükümet, gecikmeden güneşimizi enerjiye dönüştürme yoluna girmelidir. İşte fırsat ayağa geldi.
  ***
KOSOVA OLAYINA HAZIRLIKLI OLMAK
Sırbistan'daki Başkanlık seçimi tamamlanıyor. Kosova halkı, bu seçimden hemen sonra "bağımsızlık" ilân edeceğini açıkladı. Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Markulli'nin etekleri tutuştu ve "Tek yanlı bağımsızlık ilânına karşı olacaklarını" duyurdu. Bazı ülkelerden de destek almaya çaba harcadı. Bu devletlerin içinde bağımsızlık isteyen azınlıklar olduğu bilinmektedir. Oysa Kosova'da durum farklıdır. Yugoslavya yıkıldı, kan aktı. Buradan birçok devlet çıktı. Sırbistan bizzat kendisi Karadağ'ı kaçırmamak için oyun oynadı ama tutmadı. Gün geldi Karadağ'ın kendisinden ayrılmasına ve bağımsız kalmasına razı oldu. Şimdi sıra Kosova'dadır. AB ve ABD buna destek vermektedir. Kan akamasına karşıdırlar. Balkanlardaki son taşın oturmasını istiyorlar. Kosova bağımsızlık ilân edecek, AB ve ABD tanıyacaktır. Bu bellidir. Sırbistan bıçağa yumruk vuramayacaktır.
İşte bu noktada Kosova'nın Kıbrıs'a ve özellikle KKTC'ye örnek oluşturduğu unutulmamalıdır. Kalıp içine girerek, KKTC'ye egemen olanların bunu reddetmeleri tarihi hata olur. Çünkü gidiş, Kıbrıs'ta iki devletin yapılandırılması ve daha sonra Türkiye ile birlikte AB'ye girilmesidir. Kosova bir fırsattır.

   378 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler