Rum tarafı kriz beklerken
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bizler görüşmelerin başlamasını ve de Lokmacı kapısının açılmasını iyi niyetle beklerken, Rum tarafında esas beklenti anavatanımız Türkiye'de kriz yaşanmasıdır.
Rum basını işlerine geldiğinde "dostumuz" dedikleri Cumhurbaşkanımız Mehmet Ali Talat'ı sahte lider olarak gördüklerini saklayamadı ve içlerini dökmeye başladı.
İşte 31 Mart Pazartesi günü, beklentilerinde iyi niyetten uzak, Türkiye'nin krize girmesini, Kıbrıs Türkleri'nin de "barikat dahi açamayan taraf" olduğunun kanıtlanacağını ileri sürüyorlar.
Rum gazeteleri, Talat-Hristofyas buluşması ve sağladıkları mutabakattan beri tüm dikkatlerini Türkiye'ye çevirerek Kıbrıs'taki görüşme umutlarından uzak dururlarken, şimdi ağızlarındaki baklayı atmaya başladıklarını görüyoruz.
Sağcısı, solcusu, liberali hepsi aynı havadan dem vurmakta ve Cumhurbaşkanımız Mehmet Ali Talat'a şimdiye kadar sahte gösterilerini bir kenara iterek, Talat'ı sahte yönetimin başı ilan etmekten geri durmamaktadırlar.
Simerini gazetesi ve diğerleri bakınız neler söylüyorlar:
"Başkan Hristofyas'ın olayların nereye varacağını görme basiretine sahip olduğunu umuyoruz. En azından kötü sonuçlar getirecek ödünler vermekten kaçınmaya özen gösterecek.
Türkler baştan nereye gideceklerini gösterdiler. Bir barikatın açılmasında bu kadar entrika çeviriyorlarsa, Kıbrıs sorununun dikenli boyutlarını tartışma vakti geldiğinde ne yapacaklar? Kıbrıs sorununun dikenli boyutlarının tümüne eşit sorumluluklar verecekler ve aradan çekilecekler.
İngiltere mi, AB mi yoksa Olli Rehn mi? Bunların tümü eşit sorumluluklar verecekler ve aradan çekilecekler..."
Rum tarafında Hristofyas'ı destekleyen Rum basını varolan düşünceyi yansıtmaktadır.
Lokmacı kapısında çevirmedikleri manevra kaldığı halde suçu da bizim tarafa atmayı da bir marifet sanıyorlar.
Şimdiye kadar yapılan anlaşmaların sonuçsuz kalmasında da suçu Türk tarafına atacak kadar uyanıklık içinde olanlar, daha dün Annan Planı'nı nasıl reddettiklerini unutmuşa benziyorlar.
Kıbrıs'ta görüşme umutlarının yeşermesini iyi niyetle bekleyip destekleyeceklerine, Türkiye'de Pazartesi krizini hayal etmektedirler.
Ellerini başlarına getirerek Pazartesi krizinden Türkiye'nin kötü günlere girmesini bekliyorlar.
Nerede bunun iyi niyeti, nerede bunun görüşmelerden olumlu sonuçlar istenmesi...
Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, Kıbrıs'ta anlaşma sağlanıncaya kadar Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'ta olacağını belirtirken ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin başı olarak Kıbrıs Türkleri'nin zulme değil, uluslasrarası alana katılmayı hak ettiğini belirtirken, Rum tarafı bozuk çalmaya devam ediyor.
Kıbrıs'ta Türk askeri dendiği zaman akla barış ve huzur içinde yaşama geldiği açıkça görülürken, Rum ve Yunan askerinin ise Kıbrıs'ta işgal, gasp ve ölümü akla getirdiği  görmezlikten gelinemez.             
Rum tarafı ile barış için adım atıldığı andan itibaren Rum tarafından olumlu sinyaller dahi gelmesinden rahatsız olanlar, şimdiden bozuk çalmaya devam ediyorlar.
Türkiye'nin kriz yaşaması ve de iktidarın düşürülmesi ile bir iç çatışmanın gerçekleşmesi Rumların Allahın günü tekrarlayıp durdukları istek ve beklentilerdir.

   501 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat