|
Almanya'nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, ülkemizi ziyareti sırasında edindiği izlenimler bir yana, "Kuzey Kıbrıs'ın imajının değiştiğini" vurguladı. Evet, Kıbrıs Türkleri olarak imajımız değişmiş olabilir ancak, Rum tarafının niyeti değişmemiştir. Önemli olan da Rum tarafına değişmesi gerektiğini belirtmektir. Kıbrıs Türk tarafının 'Avrupa Avrupa' diye sokaklara dökülen ve özgür iradesini kullanarak Annan Çözüm ve Barış Planı'na "evet" demesinin bu denli havada kalmasının izahı yoktur. Schröder'in, KKTC ziyaretinden Rumlar rahatsızlık duyarak Başkanlık seçimlerinin adayları arasında da seçim malzemesi olması artniyetlerini bir kez daha ortaya koymaktadır. Önceleri Almanya'nın eski Başbakanı'nın KKTC'yi ziyaret etmesine tepki gösterenler ve gi-rişimleri sayesinde son ana kadar ziyaretin iptali için yolları gözleyen Rum liderlerinin, yıllardır Avrupa'yı ve Birleşmiş Milletler'i nasıl kandırdıklarını görenler artık susmayı terketmeli ve değişen imajımızı lafta bırakmamalıdırlar. Schröder'in Rum tarafını rahatsız eden sözleri ise, Kıbrıs Türk tarafına hakkını teslim eden ifadelerden başka birşey değildir. Şu ifadelerden de rahatsızlık duyanlardan Kıbrıs'ta çözüm beklemenin, birleşik Kıbrıs istemenin nafile beklentilerden başka birşey olmadığını Avrupa ülkeleri artık teslim etmelidirler. Almanya'nın eski Başbakanı Kuzey Kıbrıs'ta en güzel günlerden birinde bulunduğunun farkında. Çünkü "Kuzey Kıbrıs tatil yapmaya değer" açıklamasında, gelecek günlerin haberi vardır. Anlaşılan Schröder Kuzey Kıbrıs'a hayranlığını devam ettirmek düşüncesindedir. Veya bu düşüncede olanları teşvik edecektir. Turizm vurgulamasına ek olarak güneş enerjisinden elektrik için Alman şirketlerinin ülkemizde yatırımları söz konusu. Bu durum şunu göstermektedir. Bizi siyasi yönden tanımadan önce ekonomik açıdan tanımaya niyetli ülkelerin arasına Almanya da katılacaktır. Rum tarafı böylesine de karşıdır ve de tedirginliğini gizleyememektedir. AİHM'i bile kandıran, yeterli bilgiyi vermekten kaçınan, referandumda Avrupa yetkililerine konuşma ve görüşme hakkını bile tanımayan bir Rum idaresi, Avrupa'nın genişleme projesini de Türk düşmanlığı yüzünden engellemektedir. Bu artniyeti gören Avrupa üye ülkeleri, Rum tarafına artık barıştan yana tavır alması için çağrı yapmalı ve daha ciddi şekilde Kıbrıs'ta Türk varlığının uzanan ellerine ciddi ve barışcıl yanıtı vermelidir. Aksi taktirde Avrupa kendi imajını yitirecektir. Hatta yeni üye ülkelerin 700 bin nüfuslu bir ülkenin esiri olma bahtsızlığını yaşayacaklardır. Böylesi bağnaz bir tavrın Avrupa Birliği içinde destek görmesi yakışık almayacaktır. Schröder'in KKTC ziyareti diğer Avrupa ülkeleri liderlerine de yeni ufuk olmalıdır.
|