|
Frankfurt Avrupa Para Birliği'ne üye 15 ülkenin ekonomisini ve para politikalarını yönlendiren 'Avrupa Merkez Bankası'nın, Frankfurt'taki görkemli binasındayız... Bu binaya girmek hiç de kolay değil... Önceden kayıt yapıldığı halde, binaya girecek olan herkes, havaalanlarında olduğu gibi sıkı bir güvenlik kontrolünden geçiriliyor... Çantayı, fotoğraf makinelesini, cep telefonunu, hatta cebinizdeki kalemi x-ray cihazına bırakıyor, böylece geçmeyi deniyorsunuz... Cihaz, uyarı verirse, kemeri ve ayakkabıyı da çıkartıp, ikinci kez geçmek zorundasınız... "Ben falanca kişiyim, şu kadar tanınmışım..." gibi boş sözler, buradaki güvenlik görevlilerini hiç ilgilendirmiyor... Peygamber olsanız, güvenlik kontrolünden geçeceksiniz... Başkan Jean-Claude Trichet ile yardımcısı Lucas Papademos'un aylık basın toplantısı öncesinde, Avrupa Merkez Bankası'nın çalışma yöntemi ve karar mekanizmalarıyla ilgili bir toplantıya katılıyoruz... Toplantı öncesinde, Merkez Bankası binasına giren basın grubunda bir eksiklik fark ediyorum... Toplam 15 kişi olduğumuz halde, Royters'in, Milano temsilcisi Alessia PE ortalarda yoktu... Grup sorumlusu Matthias Lauber'e "Alessia'ya ne oldu?" diye sorduğumda şu ilginç yanıtı verdi: "Royters muhabirlerinin Avrupa Merkez Bankası'na girişleri yasaklandı!" - Kim tarafından? - Yönetim tarafından... - Sebep? - Yanlış bir haber yaydıkları için! Burası Avrupa! Ve Avrupa’da basına ambargo konabiliyor! Dünyanın önde gelen ajansı Royters'e bile... "Yalan haber yaymanın cezasız kalması ciddiyeti ortadan kaldırır ve halka zarar verir" diyorlar... Bir an için minik Kıbrıs'ın Türk ve Rum medyası ile Türkiye medyasını düşündüm... Eğer Türkiye bir gün AB üyesi olursa, fotoğrafa bakarak manşet atan Türkiye medyası acaba ne yapacak? Bu örneğin, AB üyesi olmuş Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk medyasına yardımcı olmasını dileyerek, Merkez Bankası Başkanı Trichet'in sözlerine dikkat çekmek istiyorum... Faizlerin değişmemesi yönünde karar aldıklarını açıkladıktan sonra Başkan'a çeşitli sorular yöneltildi... Bunlardan bir tanesi 'bazı yeni ülkelerdeki yüksek enflasyonla' ilgiliydi... Trichet, bu soruya üç kez aynı yanıtı verdi: "Avrupa Merkez Bankası, Para Birliği’ne üye 15 ülkenin tamamını ve 320 milyon insanı düşünmektedir. Paramız birdir, ekonomimiz birdir..." "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin Para Birliği’ne uyumu, enflasyonla mücadelesi ve genel ekonomik durumuna övgüler yağdıran uzmanlarla konuştuğumda, Kuzey Kıbrıs'la ilgili birçok soruya muhatap oldum... "Enfslasyon, yüksek faizler ve plansız ekonomi" konusunda ne diyebilirdim? Kararı veren ve uygulayan Kıbrıslı Türkler olmadığına göre ve birleşme henüz gerçekleşmediğine göre ne diyebilirdim? Kıbrıs'ın her iki kesimindeki son ekonomik durum hakkında oldukça bilgi edinerek katıldığım Brüksel ve Frankfurt toplantılarında hiçbir soruyu yanıtsız bırakmadım... Ancak, Kıbrıslı Türklerin enflasyonla mücadelesi ve yüksek faizler için hiçbir şey söyleyemedim... Son bir ay içerisinde YTL'nin yüzde 20 dolayında değer yitirmesini ve insanların cebindeki paranın bir anda nasıl eridiğini söyleyemediğim gibi...
|