|
Brüksel Avrupa Birliği'ne üye ülkelerden 15 gazeteci ile birlikte iki gün süreyle Brüksel'dse 'Avrupa ekonomisi ve mali politikalarla' ilgili önemli temaslarımız oldu... Bugün ve yarın ise Frankfurt'ta önemli temaslarımız olacak... Brüksel'de ilk gün, Avrupa Politikalar Merkezi Başkanı Hans Mertens, Ekonomi ve Mali Komisyon Başkanı Joaquin Almunia'nın Sözcüsü Amelia Torres, AB Kamu Finans Bölüm Başkanı Lucio R.Pench, Ekonomi Bölüm Başkanı Marc Stocker, İrlanda Üniversitesi İşletme Fakültesi, Ticari ve Kamu Politikaları Araştırmacısı Alan Ahearne gibi isimlerle tanışma ve son gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi alma olanağımız oldu... Hemen şunu belirteyim ki, Amerika'daki global krizin etkilerini hisseden Avrupa'da iki büyük korku var: 1- Bazı üye ülkelerde enflasyonun tırmanışa geçmesi. 2- Faizler ve konut sektöründeki mali kriz. Avrupa Birliği özellikle bu iki tehlikeye karşı etkili önlemler almaya çalışırken, sorunlu ülkelerden Litvanya, Bulgaristan ve Romanya'dan gelen ekonomik, sosyal ve siyasi veriler büyük bir titizlikle inceleniyor... Bu arada, AB üyesi ülkelerde emeklilik yaşının 65'ten 67'ye yükseltilmesi konusunda ciddi çalışmalar yapılıyor... AB üyesi olmak için çırpındığımıza göre, bundan sonraki yaşama ve ortaya çıkacak 'koşullara' uymak zorunda kalacağız... Kıbrıs Türkü'nün geleceğini ipotek altına alarak, 28 yaşındaki adamı 30 yıl üzerinden emekli edenler, Avrupa'da 67 yaşına gelmiş adamın veya kadının çalışma zorunluluğunda kalmasını nasıl karşılıyorlar bilemem... Ancak, Avrupa'nın bazı nimetlerinden yararlanırken, zor çalışma koşullarına uymaktan başka çare de yoktur... Avrupa Birliği'ninplam 27 ülkenin ekonomi ve diğer politikalarında yüzde 80 oranında etkili olduğunu düşünürsek, Avrupa Parlamentosu'nda toplam 785 milletvekili ve 20 komisyonun görev yapması doğaldır... Ayrıca, Brüksel'de 45 bin çalışanı ile dikkat çeken Avrupa Birliği'nin 130 milyar Euro'luk bütçesi içerisinde yaklaşık 400 milyon Euro'nun 'tercümanlara' harcandığını vurgulamak istiyorum... Brüksel'de tercüman olarak görev yapan 4 bin 500 kişi vardır... Üye olan ülkelerin dillerine ilaveten, AB'nin web sayfasında kullanılan Rusça gibi diller de vardır... Peki Türkçe? Karşılaştığım hemen tüm yetkililere "Kıbrıs sorunu çözümlenirse, Türkçe AB dili olacak mı?" diye sordum... Hepsinden "elbette olacak" yanıtını aldım... "Peki bu yönde hazırlığınız var mı?". Yanıt: Maalesef henüz yok... Bu noktada iş arayan gençleri, yakın bir geleceğe yönlendirmenin ne kadar önemli ve acil olduğunu hükümetimize anımsatmak istiyorum... "Ben DAÜ'yü, ya da GAÜ'yü birincilikle, üçüncülükle bitirdim" demek buralarda pek işe yaramıyor... Bilgisayar kullanımının yanı sıra çok lisan bilmek büyük bir avantajdır... Düşünüyorum da... Kıbrıs sorunu Sayın Talat'ın arzuladığı gibi 2008 sonunda çözülürse, Avrupa Komisyonu'nda ve parlamentoda yapılan İngilizce, Almanca, Yunanca, İspanyolca konuşmaları anında (simultane) kim Türkçe'ye çevirecek? Ayrıca Fransızca konuşan AB Ekonomi ve Mali Komisyonu Başkanı Pervenche Beres'in konuşmalarını kim Türkçe'ye çevirecek? Gençlerimizi, yakın geleceğe ne kadar hazırladık veya şu saatten itibaren ne yapmayı düşünüyoruz? Brüksel temaslarımızın ikinci gününde AB Ekonomi ve Mali Komisyon Başkanı Pervenche Beres (Sosyalist Grup), Asbaşkan John Purvis (Muhafazakar Grup), Komisyon üyesi Margarita Starkeviciüte ile bir araya geldik... Oldukça yararlı tartışmalarda, Amerika'daki 'mortgage' krizi, kredi kuruluşlarının çöküşü ve bu fırtınanın, özellikle İngiltere'yi nasıl etkileyeceği üzerinde duruldu... Ayrıca AB üyesi olan, fakat yüksek enflasyondan kurtulamayan ülkelerin geleceğiyle ilgili ilginç görüş ve öneriler ortaya kondu... Cyprus Dialogue Editörü olarak, Kıbrıs'tan tek davetli gazeteci olduğum için, çözümsüzlüğün ileride ne tür olumsuzluklara yol açacağını ve Kıbrıs Türk toplumuna yönelik izolasyonları sormadan geçemezdim... Genelde ortaya konan görüş şöyle: Kıbrıs'ta artık çözüm zamanı ve liderler insiyatif alarak adayı yeniden birleştirmeli!
|