Rolandis'in yerinde uyarıları
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum Dışişleri eski Bakanı Nikos Rolandis'in, Diyalog gazetesinde "Sevgili Cumhurbaşkanı, Sevgili Dimitri" başlıklı yazısı, diğer tüm yazıları gibi oldukça önemli itiraflar ve uyarılar içeriyor...
Rolandis bu yazısında, Hristofyas'a geçmişten bazı örnekler vererek, çözüm için cesaret göstermesini ve bugünkü hükümet ortaklarına aldırmamasını tavsiye ediyor...
Papadopulos'un partisi DİKO ile sözde Sosyalist EDEK Partisi'nin, Kıbrıslı Türklerle hiçbir şeyi paylaşmak istemediklerini bildiği için ona 'gerekirse DİSİ ile işbirliği' yapmasını öneriyor...
Diyalog gazetesini okuma şansı bulamayan Halkın Sesi okurları için, Rolandis'in, Hristofyas'a tavsiyelerini aynen aktarıyorum:
''1. Ne yazık ki vardığımız noktada ne yaparsan yap belki de hata yapacaksın. Her iki toplum tarafından da kabul edilebilir çözüm acı verici olacak. Çok acı verici. Çözümsüzlük daha da acı verici olacak. Bölünme ve olası "Kosovolaşma" olacak. İstanbul'un, Pontus'un, İzmir'in hayaletlerini ruhumuza getirecek. Bu hayaletleri kesin olarak kalması amacıyla getirecek.
2. İnandıklarında istikrarlı kal. Kasulidis ile Hristofyas'ı tercih eden halkın %67'sinin seçimlerin birinci Pazarından oy verdiklerinde, bugün seninle koalisyon kuran bazı kişiler birkaç gün önce yaptıkları açıklamalarda "milli direnişi az olan" biri olduğunu söylüyorlardı. Şimdi bütün bu kişiler, "milli direnişin az olduğu" trene, iktidar trenine binmek için itişip kakışıyorlar. Ayıp! Sen kısa süre önce açıkladıklarına sadık kal: "Hiç kimsenin hiç kimseye hiçbir borcu yoktur. Vicdanımıza, ülkeye ve Kıbrıs halkına borçluyuz". Bunları söyledin. Sadece vatana borcun var. Başka hiç kimseye yoktur.
3. Ban Ki Moon'un belki de sunacağı planın bir öncekilerden daha iyi olmasını beklemiyorum. Şu ana kadar son 50 yıldır yokuş yukarı değil, yokuş aşağı gidiyoruz. Planı cesur bir şekilde, basiretle ve argümanlarla müzakere et. Mutlak olanı veya mümkün olmayanı hedefleme. Kabuğuna kapanma, anahtar deliğinden bakma. En sonunda halka, cesur bir şekilde, açık sözlülükle, çarpıtmalara gitmeden, olayları çarpıtmadan  gerçeği söyle. Siyasi cüce gibi değil, milli lider gibi davran. Ve halkın karar vermesine izin ver.
4. Kıbrıslı Türkler, Türk askeri gücüyle övünüyorlar ve Ankara'nın boyunduruğu altında olma sendromunu yaşıyorlar. Bu özellikler yardım etmiyor. Ancak sana aynı zamanda şunu hatırlatırım. Geçmişte birçok kez Kıbrıslı Türklere adil davranmadık. Özellikle de Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilk 14 yılında. 1974'ün çöküşünden hem biz hem onlar suçludur. Sevgili Dimitri, bizim hatalarımızı kabul etme gücüne sahip olman gerekiyor. Böyle bir kabul, en üstün erdemdir. Eğer adil olmak istiyorsan müzakere ederken bizim hatalarımızı da göz önünde bulundurmalısın.
5. Selefinin siyasi adımlarını izleme. Kıbrıs sorunundaki tezleri son 50 yıldır kabul edilir değildi. Sürekli retçiliği ile bilinen Spiros Kiprianu bile Papadopulos'u retçi ve Kıbrıs için zarar verici olarak görüyordu ve Temmuz 1978'de onu görüşmecilikten atmıştı. Eski dost Tasos bir dizi başka hatalar da yapmıştır. Gazetecilere, vatandaşlara kendini beğenmiş davranmıştır. Araç konvoyunun geçtiği esnada bile… Ekim 2004'te yazdığım makalede, Romalı İmparatorların bir yerden başka bir yere giderken arkalarında duran ve alçak gönüllü olmaları için kulaklarına "Memento Homo" (ölümlü olduğunu unutma) diye fısıldayan bir hizmetkarlarının olduğunu hatırlatmıştım. Ancak Papadopulos'un kulağı bu tür fısıltıları duymuyordu. Karşı görüşe tahammülü yoktur ve yerini hak etmişlik konusunda, yakın çalışma arkadaşlarını seçerken ve başka alanlarda birçok hatalar yaptı. Sakın onu izleme. O bedelini ağır ödedi.
6.Avrupa, uluslararası toplum ve bölgede çıkarları olan güçlü ülkelerle iyi ilişkiler kur ve bunları koru. Bu ülkeler bizden yüzlerce kat daha güçlü siyasi, askeri ve ekonomik üstünlüğe sahiptirler. Elbette Kıbrıs'ı hiçbir zaman bu güçlere veya çıkarlara ipotek etme. Ancak aynı zamanda bunları da görmezden gelme. Bir zamanlar bunları görmezden geldik ve bedelini 1974'te ödedik. Akrobasi cambazlığında gerekli dengeleri bulacak kadar yeteneklisin. Eğer düşersen, seninle birlikte Kıbrıs da düşer. Ve ne yazık ki güvenlik ağı olmayacak.
7. Yunanistan'ı yeniden Kıbrıs sorununun örümcek ağlarına sürükle. Son beş yıldır Yunanistan bizi "kendi bildiğimizi yapmamız" için serbest bıraktı. Tutarsız ve sonuç getirici olmayan politikamızla onu kendimizden yabancılaştırdık. Bizden sıkıldı. Sürecimizi düzelt ve ikna edici olmaya özen göster. Gülümsemelerle ve kucaklaşmalarla değil. Yunanistan'ı gerçekten çözüm için çalıştığına ikna ederek kazan.
8. DİSİ'ye en azından milli dava konusunda işbirliği eli uzat. Olumlu yanıt göreceğine inanıyorum. Kıbrıs sorununu bir önceki makalemde nitelendirdiğim gibi Herkül'ün başarıları ile karşı karşıya kaldığın zaman DİSİ'nin zengin stratejik milli rezer-vine (halkın %34'üne) ihtiyacın olacak.''
Nikos Rolandis, tarihi yazısını şöyle tamamlıyor:
''Cumhurbaşkanı, şimdi gerçek ile karşı karşıyasın. Tarihin saati, 28 Şubat 2008 tarihinde saat 16:00'da yeniden Kıbrıs ve halkı için çalışmaya başladı. Dikmen'li, alçak gönüllü çocuk bugün elinde Kıbrıs'ın kaderini tutuyor. Şarkı şöyle diyor: "Bir rüzgarın esmesini gece gündüz dört gözle bekliyoruz"…  Acaba Dimitris Kıbrıs'a "barış rüzgarını" getirmeyi başarabilecek mi? Hepimizin duası budur.''

   388 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak