|
Hristofyas'ın kazanması, sadece Kıbrıs'ta değil, dünyada geniş yankı buldu. Kendisini kutlayan AB, ABD ve BM yetki-lilerinin mesajlarına baktığımız zaman, hemen hepsinde, görüşmelerin yeniden başlamasına ve Kıbrıs sorununun çözümlenmesine destek vardır. Ankara, bekleme ve değerlendirme görüşündedir. KKTC ise, her zamanki gibi görüşmeleri başlatmaya hazırdır. Cumhurbaşkanı Sayın Mehmet Ali Talat'ın, dünkü basın toplantısında ortaya koyduğu görüşleri, Hristofyas'ın sağlıklı bir şekilde değerlendirmesinde yarar vardır. Kıbrıs sorununun 2008 yılı içerisinde çözümlenebileceğini belirten sayın Talat'ın şu sözleri, Hristofyas tarafından mutlaka dikkate alınmalıdır: "Bu dönemde adada iki halkın da kabul edebileceği bir anlaşmaya varmak temel hedef olmalıdır. Ancak, taraflardan biri gerçek niyetini gizleyerek son anda tavır belirlemeye kalkarsa, bunun sonucu yıkıcı olur ve adanın bölünmesine yol açar..." Talat, neden bu uyarıyı yapmak zorunda kaldı? Çünkü, Sayın Hristofyas, Annan Planı'nın referanduma sunulması öncesinde oldukça olumlu bir yaklaşım göstermişti. Hatta Sayın Talat'ın kulağına "Aptal mıyım, elbette kabul edeceğim" diye fısıldamıştı. Fakat, referanduma saatler kala, bu tavrını değiştirmiş ve Papadopulos'un 'hayırcı' yaklaşımına destek vermişti. İşte korkulan budur. Hristofyas, Annan Planı'nın oylanması döneminde Rum lideri değildi. Ancak, hükümetin büyük ortağıydı ve Meclis Başkanlığı yapıyordu. Şimdi ise Rum lideridir. Hükümetteki ortaklarından biri, uzlaşmaz Papadopulos'un partisi DİKO, diğeri DİKO'dan da beter EDEK olacaktır. İşte bu noktada, bazı kesimler haklı olarak şu soruyu yöneltiyorlar: "Peki değişen nedir?" Bir öncekinde Papadopulos başta, Hristofyas arkasındaydı. Şimdi Hristofyas başta, Papadopulos arkasında... Güney'deki seçim sistemi nedeniyle ortaya çıkan tablo böyledir. Fakat, DİKO ve EDEK'e rağmen Hristofyas'ın, çözüm yolunda ilerlemesi ve bizimle bir anlaşmaya varması olasıdır. DİKO ve EDEK karşı çıkacak olsa bile, Hristofyas'ın başka alternatifi vardır. O alternatif, DİSİ'dir. DİSİ'nin adayı Kasulidis seçimi kaybetmiş olabilir... Ancak, Annan Planı'na 'evet' diyen DİSİ'nin, benzeri bir anlaşma metni karşısında farklı bir yaklaşım sergilemeyeceğini herkes biliyor. Daha şimdiden, Hristofyas'a şu mesajın bizzat DİSİ Lideri Anastasiadis tarafından ilerletildiğini duyuyoruz: "Çözüm yolunda ilerle ve korkma. İhtiyacın olursa biz arkandayız." Hristofyas, bu mesajı aldıktan sonra korkusuz bir şekilde ilerlemelidir. İlerlerken, DİKO'yu ve EDEK'i memnun edecek diye, Türkiye'yi hedef seçme ve kavga etme gibi bir yanlışlığa düşmemelidir. Karşısında, AKEL'in 45 yıllık 'kardeş partisi' CTP ve CTP'nin liderliğinden gelen Mehmet Ali Talat vardır. Cesaret olursa, anlaşmaları kolay olur. Yeter ki liderler, gerçeklerden uzaklaşmasın ve hayalci davranmasın.
|