|
Güney Kıbrıs'taki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine tam bir hafta kaldı... Adaylar büyük para harcayarak, bu yarışta galip gelmek için oldukça etkili bir propaganda kampanyası yürütüyorlar... Cyprus Dialogue yazarı Lukas Haralambos, Rum lideri Tasos Papadopulos'un kampanyasında dikkat çeken bir kitapçığı çok güzel değerlendirdi... İlgiyle okuyacağınıza inandığım '160 + 1 saçmalık' başlıklı bu yazıyı aynen aktarıyorum: *** ''Bu seçimler tarihe delilik seçimleri olacak geçecek. Yaklaşık iki aydır adayların, yardımlarla ilgili söz ve "vaadlerinden" oluşan eşi benzeri görülmemiş bir açık artırma izliyoruz. Emeklilik maaşları, ödenekler, borçlar, teşvikler, güvenceler, saraylar, stadyumlar, tiyatrolar ve hayal edebileceğiniz diğer şeylerle ilgili saçmalık derecesine varan bir artırma. Her dalda rekor kıran kişi Cumhurbaşkanı Papadopulos'tur. "Sözleri" korkuya ve alaya neden olmaktadır. Geçtiğimiz Pazar gazetelerle birlikte Cumhurbaşkanı'nın "160+1" adlı sözlerini içeren bir kitapçık da dağıtıldı. Cumhurbaşkanı televizyonlardan yaptığı açıklamada, hepsinin hesaplandığını söyledi, ancak bu kitapçıkta 161 sözden sadece 39'unda bedelden bahsedilmektedir. Hesapladım. Beş yıl için toplam 3.498.363.270 Euro buldum. Diğer 132 maddenin ortalama aynı bedele sahip olduğunu varsayarsam, o zaman elimizde tümü için 19.5 milyar Euro'luk bir meblağımız var. Yani devletin üç yıllık tüm geliri. Diğer harcamalar durdurulamayacağına göre Sayın Papadopulos'un bu sözlerini önümüzdeki beş yıl içinde gerçekleştirebilmesi için, maaşlar ve emeklilik maaşları için tek bir Euro bile ödememesi gerekmektedir. Yani hem kendisinin, hem Bakanların, hem milletvekillerinin, hem de bütün devlet memurlarının ödenmemesi (10.8 milyar tasarruf), Sratkka'daki yazlık evini satması, Miloseviç şirketlerinden elde ettiği tüm gelirleri kullanması ve ayrıca yaklaşık 6 milyon Euro borçlanması gerekmektedir. Bugün sadece çok komik bulduğum tek bir "söz"le ilgileneceğim. 140 numara-lı olandır. Şöyle diyor: "Sahalardaki koltukları temizleme ve numaralandırma sisteminin yürürlüğe konması ve sahadaki koltuğu işgal eden her sporseverin bilgilerinin kaydedilmesi." Bunun pratikte hayata geçirildiğini düşünelim. Diyelim ki 20.000 izleyicili APOEL -Omonia maçı var. GSP'nin gi-rişimde sporseverleri kaydeden 10 polis ekibi olacak. Her sporsever için en az üç dakika harcanması gerekecek. Bir polis soruyor ve yazıyor - İsim? Kostas Yannis. Adres? Spiros Kiprianu 300, Stella - Pavlina Apartmanı, 5. kat, daire 27, Strovolos, - Kimlik Numarası? 9999999 - Ver de göreyim. Polis kimlik kartını kontrol ediyor. - Beraberinde herhangi bir fişek var mı? Hayır. Tamam. Doğu tribününün sağındaki dördüncü bölümün 16. sırasındaki D724 nolu koltuğa otur. Adının yanına koltuk bilgilerini yazıyor. Bir başka polis sporseveri alıyor, onu arıyor ve ona koltuğuna kadar eşik ederek, onu yerine oturtuyor ve uyarıyor: Burada kal. Koltuğundan kalkmaya kalkışma. Aynı işlem bir sonraki sporseverle tekrarlanıyor. 20.000 izleyici üç dakikadan = 60.000 dakika = 1.000 saat, dolayısıyla her ekip için yemek ve uyku olmadan arasız 100 saatlik çalışma. Bunun anlamı şudur: Eğer oyun Cumartesi saat 18:00'de başlayacaksa, maçın başladığı saat tüm izleyicilerin kayıtlı ve yerlerinde olabilmeleri için izleyicilerin Pazartesi saat 14.00'ten itibaren sahada olmaları ve bunun Cumartesi'ne kadar ara vermeden gece-gündüz devam etmesi gerekmektedir. Doğal olarak 1000 kadar polis, hiçbir sporseverin yerini değiştirmediğini kontrol etmek için GSP içinde duracak. Sevgili okuyucular, Sayın Papadopulos'un fikrini umarım beğendiniz. Anladığım kadarıyla kendisi "sözünün" hayata geçirildiğini denetlemek ve Cumartesi günü maçtan önce kameralara açıklama yapmak için Pazartesi günü öğle saatlerinden itibaren orada duracak. Çok tuhaf bu sözün maliyeti kitapçıkta yoktur. Oysa bunun hesaplanması çok kolaydır. Belki Cumhurbaşkanı ve Lillikas ikilisi, bu işi maaşsız yapmayı düşünüyordur. Ancak bu, sporseverleri kaydedebilmek için maçtan 10 hafta önce GSP önünde kamp kurmaları ve hakemin bitiş düdüğünü çaldığı ana kadar orada kalmaları gerektiği anlamına gelmektedir.''
|