İddianame iade edilir mi, edilemez mi?
AKP'nin kapatılması davası ile ilgili hazırlanan rapor kafaları karıştırmaya yetti. Şimdi bütün gözler Anayasa Mahkemesi'nin Pazartesi vereceği karara çevrildi
   29 Mart 2008, Cumartesi 14:35 Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can, AKP'nin kapatılmasına ilişkin davadaki raporunu tamamladı. Ancak raporda iddianamenin reddedilebileceği ya da kabul edilmesi gerektiği yönünde birbirine tamamen tezat iki görüş olması, kafa karıştırdı. Bazı hukukçular, iddianamenin "Abdullah Gül ismi nedeniyle'' CMK'ya göre iade edilebileceğini belirttiler. Bu görüşü savunan hukukçular Anayasa gereği Gül'ün "Vatana ihanet dışında'' hiçbir biçimde suçlanamayacağını, iddianamede Gül'ün de adının bulunması ve hakkında yaptırım istenmesi nedeniyle iddianamenin Anayasaya aykırılık taşıyacağını savunu-yor. Bazı hukukçular ise bunun bir ceza davası olmadığını, Gül'ün de sanık olmadığını belirterek, iddianamenin reddinin mümkün olmadığını savunuyor. Raportör Can, AKP'nin kapatılması davasıyla ilgili ön inceleme raporunda iki seçeneği değerlendirdikten sonra takdiri mahkemeye bıraktı. İlk seçenekte AKP iddianamesinin iade koşullarının           bulunduğunu belirten Can, ikinci seçenekte ise iddianamenin Anayasa Mahkemesi'ne sunulduğu anda kabul edilmiş sayılacağını ifade etti. İade koşulu olarak Gül'ün adının iddianamede bulunması ima ediliyor. Ayrıca, "Suçun sübûtuna ilişkin mutlak delil toplanamaması halinde iddianame iade edilebilir" deniliyor. İddianamede adı geçen AKP'liler hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararları bulunmaması, dava ekindeki 17 klasörde delil olarak gösterilen bazı konuların iddianamede yer almaması da iddianamenin iadesi için gerekçe teşkil edebileceği vurgulanıyor.
CEZA MI TEDBİR Mİ?
Raportör Can, ikinci seçeneğinde ise "İddianamenin iadesini düzenleyen hükmün Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş kanununda yer almadığı ve iddianamenin Anayasa Mahkemesi'ne sunulduğu andan itibaren kabul edilmesi gerektiğini'' belirtiyor. Anayasa Mahkemesi kuruluş kanunun 33. maddesinde, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılan siyasî partilerin kapatılmasına ilişkin davalar, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle dosya üzerinde incelenir ve karara bağlanır'' deniyor. CMK'da ise iddianamenin eksiksiz olarak mahkemeye sunulmaması durumunda iadesi mümkün bulunu-yor. Ancak bu aşamada AKP davasının ceza davası olup olmadığı da tartışılıyor. Siyasi yasağın ve parti kapatmanın bir ceza olduğunu savunan hukukçuların yanı sıra, bunun "Bir tedbir ya da müeyyide'' olduğunu savunanlar da var.
İddianamenin iadesi halinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, mahkemenin kararında göstereceği eksiklikleri gidererek, iddianameyi geri gönderebilecek. İddianamenin kabulü halinde ise dava süreci işlemeye başlayacak. Anayasa Mahkemesi heyeti iddianamenin kabulü ya da reddine salt çoğunlukla karar verecek. 11 üyenin 6'sının oyuyla karar oluşturulacak.
HUKUKÇULAR NE DİYOR?
Raportörün "İddianame iade edilebilir ya da kabulu gerekir'' biçiminde iki farklı görüş bildirmesi üzerine hukukçular da bu konuda bölündü. Anayasa hukukçularının davanın niteliği, Cumhurbaşkanının durumu ve davanın niteliği konusundaki görüşleri söyle:
Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem: İddiana-mede usûl hatası var. Özellikle Cumhurbaşkanı'na ilişkin iddianamede yer alan değerlendirmeden hareketle bu bir usul hatası ve iddianame iade edilebilir.
Prof. Dr. Ülkü Azrak: İddianamenin iadesi yolu ceza davalarının konusudur. Parti kapatma davaları ceza davası değil. İade kararı bu davada alınamaz.  Cumhurbaşkanının adının da iddianamede olması iadeyi gerektirmez. Siyaset yasağı ceza değil tedbirdir. TCK da böyle bir ceza yok.
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: İddianamenin iadesi yolu Anayasa Mahkemesi'nin yetki-sindedir. Cumhurbaşkanı açısından ise bu görevi öncesi söz ve eylemleriyle, partiyi kapatmaya götürdüğü iddiasıyla saptama yapılıyor. Bu dava ile Cumhurbaşkanlığının engellenmesi de söz konusu değil.
Sabih Kanadoğlu: Bu bir ceza yargılaması değil. Anayasa Mahkemesi, 'iddia-namedeki konular, delil olarak dosyada var mı?' buna bakar. İade söz konusu olamaz. Cumhurbaşkanı açısından da bu dava bir ceza yargılaması değil. Şahsi eyleminden dolayı yargılanmıyor. 'Vatana ihanet dışında yargılanamaz' mantığının bu dosyayla ilgisi yok.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
İddianame konusundaki farklı görüşler, Anayasa Mahkemesi üyelerince de değerlendirilecek. İncelemede herhangi bir eksiklik tespit edilmez ve iddianamenin kabulüne karar verilirse ön savunması için AKP'ye bir ay süre verilecek. Ek süre talebinde bulunulursa bunu da Anayasa Mahkemesi değerlendirecek. Ön savunmanın Anayasa Mahkemesi'ne verilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü bildirecek. Bu görüş de AKP'ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama; AK Parti yetkilileri de sözlü savunma yapacak. Bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürer-ken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve AKP de ek delil veya ek savunma verebilecek. Raporun, Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, bu tarihte kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar. Kapatma davasını 11 üye karara bağlayacak. Kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi'nin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.

   126 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Diğer TÜRKİYE haberleri
"Kendi yargısını yabancılara şikayet eden bir iktidar!"
PKK silahlarını bıraktı kaçtı
301 afişlerine AKP engeli
Baykal'dan Erdoğan'a ilginç soru: Kennedy'i de biz mi öldürdük?
Mehmetçiğe otomatik bombaatar
Bahçeli'den MHP teşkilatlarına sert uyarı
Tunceli'de 11 PKK'lı öldürüldü
Barroso: Davaya kayıtsız kalamayız
''Türkiye önemli karar noktalarında''
"Türkiye demokrasi mecrasından döndürülemez"